1 Mayıs yine yalanlarla , şovlarla geçiştirildi.
Oligarşi gündemi istediği şekle soktu.
Taksim sendromu, özellikle abartılarak, gündem yani kralı çıplak gösteren “ayna” yine gözlerden kaçırıldı.
Bandırmadaki kutlamalarda dişe dokunur ,çalışanlar adına bir talep ben göremedim.
Türkiyede ve dünyada emekçileri birleştirmemek ,onları bölüp parçalamak amacıyla suni sınırlarla ayrılmış iki yüz adet devlette böylesine içi boşaltılarak kutlanan 1 mayıs ta sadece emeğiyle yaşamak zorunda kalanların adı var kendisi kendi asıl kitlesi maalesef yoktu.
Sağ olsunlar üniversitelerden gelenler boşluğu doldurdu.
Enternasyonaldır gözlerden kaçırılan tüm dünyada.
Küba dahil.
*
Dünyadaki sınırlar dünyanın tüm oligarşilerine açıktır.
Küreselleşme onlar için gerçekleşmiştir. Ellerini kollarını sallaya sallaya istedikleri yere özgürce gezmeye de, çalışmaya da, okumaya da gidebilirler.
Sınırlar sadece emekçilere kapalıdır biliyor musunuz?
Ve çelişkiye bakın ki; meydanlarda işçilere “küreselleşmeye hayır” diye slogan attırılır.
Küreselleşmeye hayır çünkü emek istediği yere gidemesin, sınırların içinde kıstırılmış emek sömürülsün istenildiği gibi ömür boyu.
Sadece emekçilere ve çalışanlara kapalıdır sınırlar biliyorsunuz.
Tüm dünya oligarşisi ulus devletlerin bekası , hiç açılmayacak kapalı kapılar ve sınırlar için mücadele veriyor neden çünkü dünya oligarşi saltanatı ancak böyle sürecek.
Elitler tüm dünyaya ellerini kollarını sallayıp istediklere yere özgürce giderler.
Pasaportları vizelidir, paraları da vardır,evrakları da en önemlisi harcayacak zamanları vardır ve onlara engel yoktur kapılardan geçiş için.
Küreselleşme onlar için çoktan var olmuş bir olgudur.
Ancak pastadan pay alamayanlara yani dışlanmışlara yani proleterya ya geçiş izni yoktur.
Müzmin “Vize” sizdirler.
Özgürlüğe geçiş için denizlerde boğulurlarken gazete haberi bile olmazlar.
*
Böyle bir kandırılmışlıkla küreselleşmeye hayır diyenlere bakalım kim ?
En başta sendikalar,sonra sözde ulusalcılar.
Ulusun anlamını sorun bilirseler şaşarım.
Sendikalar oligarşinin maşası olma tuzağında çırpınmaya devam ediyor..
Komprador basında köşe kiralanmış sözde solculara sadece emekçiler ve proleterya için küreselleşmeye hayır destanları yazdırılır, hemen her ülkede her devlette.
VE BURADA BANDIRMA DA VE DİĞER YURDUMUN HER KÖŞESİNDE olduğu gibi KANDIRILMIŞ zavallı sistem beslemeleri GERÇEKLERİ GÖREMEZ görmek istemez Kİ PEK ÇOK sadakayla kandırılmış yandaş SAZANDA BULURLAR KENDİLİĞİNDEN isteyerek ONLARA DESTEK VERECEK.
O KADAR APTALLIĞIMIZA DOYMAYALIM… AZİZ NESİN İN RUHU ŞAD OLSUN.
*
Sefalet yine gözlerden kaçırılmıştır.
Bunu başaran oligarşidir.
Maşaları ise bilinçli ya da özel maaşlı basın lümpenleridir..
1 Mayıs yazısında hamaset ve emekçi dalkavukluğu güzellemeleri yapanlardır.
Nazım Hikmet ten şiirler yazarlar.
Kahrolsun Amerika destanları düzerler.
IMF defol lar bolca soslu. Ye memet ye.
Ortada somut bir istek, gerçek bir talep yok.
Çalışanların isteklerine dair, hiçbir “ipucu” yok.
*
Sendikalar sistemden geçinmeye başladıklarından beri işleri bitirilmiştir ve mutlaka yeniden yapılanmak zorundadırlar.
Sil baştan.
Vahşi kapitalizm in en büyük destekçisi duruma geldiklerini görmezden gelmeleri gerçeği değiştirmiyor, sistemin içinde olacaksınız ve varlığınız sadece sermayeye bağlı !..
Ve siz bu sadakalarla işçinin emekçinin çalışanın memurun bordrosundan zorunlu kestiğiniz aidatlarla kurduğunuz özel ve güvenli dünyalarda, işçi hakları için savaşacaksınız.
Geçiniz bunları.
Örnek istiyorsanız şu banka sendikalarına bakın yeter.
Şu krizde bile trilyonluk karlar açıklayan bankaların çalışanlarına verdiği asgari ücretle geçinen sendika yöneticisi varmıdır ?
Bozuk düzenin koruyucusu kesilen sendikalar somut bir şeyler söylesin artık.
Ayda yaşadıkları için akıllarına gelmeyebilir ben hatırlatayım..
“köleliğe övgü değil insanca yaşam için eğitim verilsin ilk talep bu, sekiz saat çalışma suresi insan haklarına aykırıdır sorgulansın en azından, paylaşmak nedir artı değer nedir öğretilsin, insanca yaşam hakkı için çalışma saatleri yeniden düzenlensin, bizde “dışlanmamışlar” gibi spor yapabilelim,tenis bile oynarız merak etmeyin,bizde dünyayı gezip görecek olanaklar bulalım, bizde biraz eğlenelim piyanoda çalarız, dünya sadece bize cehennem olmasın”
“Çalışma saatini altı ya indirmekle başlayalım madde bir !”
Herkese çalışma saatleri dışında gezip eğlenme ,dinlenme ,sanat kültür ve spor yapma hakkı sağlansın madde iki, iş güvenliği madde üç ve…”
Çok afaki mi bu istekler.
Şu toplanan meydanlarda bir pankart göreyim ki yüzyıl önce kanla acıyla direnişle alınan haklara ilaveten oligarşiden küçük bir düğme istenebilsin.”
Hiçbir talep yok.
Yüzleri kızarır isteyemezler çünkü maaşlarını kaynakta stopajla aslında patronlar verir.
Sendikal örgütlenmenin aktif olması için birinci şart, üyelerin aidatlarını bordroda kesintiyle değil özgürce isteyerek kendi elleriyle vermeleriyle olacaktır.
Bakalım o zaman meydanlarda boş konuşabiliyorlar mı?
Tıpkı eski günlerdeki gibi.
*
Oligarşi 1 Mayıs 2009 da, yine kendi bayramını kutladı,
Umut gelecekte…
Bu haberi yazdır
Sitemiz en iyi Mozilla Firefox ya da Microsoft Internet Explorer 7 ve üstü sürümlerde çalışır. Internet Explorer 6 kullanıyorsanız lütfen sürüm yükseltin.
“enternasyonal” ile “küreselleşme”yi karıştırıyorsunuz, enternasyonal dünya halklarının birleşmesidir, küreselleşme ise bütün dünyanın 3-5 bin kişilik bi para babaları grubunun pazarı haline gelmesi, tekelleşerek tüm dünya nüfusunun çipli köleler “müşteriler” haline getirilmesidir! daha da ötesi, tektipleştirmedir, yerel kültürlerin yok oluşudur, vesaire vesaire… çok çok büyük bir anlam farkı var arada. elbette ki küreselleşmeye karşı çıkıcaz ve elbette ki enternasyonalizme karşı değiliz. halklar birleşmeli, pazarlar değil. sermaye misyonerliğini “dünya vatandaşlığı” ile karıştırmayınız.
…ne yazık ki önyargılısınız,elbette bugün dünya oligarşisi paranın küreselleşmesini gerçekleştirdi ama emeğin küreselleşmesine direniyor 11 Eylül oyunu gibi..enternasyonale giden yolun adresi küreselleşme sürecidir,tez antitez ve sentez küreselleşmeyi sadece global sermayenin kullandığı araç olmaktan çıkaracak süreçtir aksi kısır bir görüş olur dünyada pek çok alanda mücadele sürmektedir çok uluslu şirketlerde kendi var olma svaşını vermektedir verecektir,bu konuda özellikle ulus devlet formatında sadecec proleterya sömürülür diğerleri değil.. paylaşımı reddeden güçbirliği enternasyonalizme ,kendi varlığını yok edecek vizeyi vermez, oligarşik engellemeler küresel sermayenin oyunudur, pratikte enternasyonale gidecek yolda başka bir seçenek yok siz hala uluslar birleşip ortaklaşa birleşip devrim mi yapacak sanıyorsunuz ütopist bakmayalım, proleteryanın tek kurtuluşu olan enternasyonalizm gökten zembille inecek bir çözüm değildir…