Bu haberi yazdır
CHP Lideri Deniz Baykal, grup toplantısında İsrail’in Gazze kuşatmasını eleştirirken, hükümete de sert ifadelerle yüklendi.
İşte Baykal’ın konuşmasından satır başları: CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, İsrail’in Filistin’e düzenlediği saldırıyı; “topyekün imha teşebbüsü” olarak değerlendirdi ve Türkiye’nin bu konuda izlediği politikayı eleştirdi. Baykal, ”Bu uygulama konusunda neden aciz ve sessiz kalıyoruz. Sanki ortada gizli bir mutabakat var. Şimdi nereye gidiyor bu süreç? Sanki bu süreç Ortadoğu’ya barışı mı getirecek? Düzeni mi getirecek? Bu yolun sonu hüsran bu yolun sonu çıkmaz buradan kimseye barış yok” dedi.
Baykal, TBMM’de partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, İsrail’in Filistin’e düzenlediği saldırıyı ve Türkiye’nin izlediği politikayı değerlendirdi.
Baykal, “Bir an önce derhal, Hükümetin bu konuyla ilgili alması gereken çok acil önlemler vardır. Sayın Başbakan Suriye Mısır yerine ABD ve Fransa’ya gitmeli. Uluslar arası bir kampanya başlatmalıdır. Tüm dünyayı bu saldırıya dur demeye davet etmeli kampanyalar başlatmalı. Çünkü Türkiye bu noktada önemli bir yerde. Onun için samimi olmak lazım. İnandırıcı olmak lazım. Başbakan bu konuda konuşuyor sadece, ama ortada uygulama yok. Başbakan gök gürültüsü gibi konuşuyor ama yağmıyor” diye konuştu.
Baykal, Gazze’de yaşanan olayların pek çok açıdan büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, bu olayların tartışma götürmez, siyasetten öte insani bir tabloyu ortaya çıkardığını söyledi.
Yaşanan olaylar karşısında bu tabloyu izleyen seyreden milletler ve ülkeler açısından bu durumun bir kez daha görüldüğünü ifade eden Baykal, şöyle dedi:
“İnsanlık tarihinin utanç verici sayfalarından biri yaşanmaktadır. Günlerdir bu bölgede, elektrik yok, gıda yok, ilaç yok insanlar kendi kaderine terketdilmiş. Günlerce süren hava bombardımanı, daha sonra kara harekatına dönüşmüştür. Tanklarla alışveriş merkezlerinin, ambulansların hedef alınması, kadınların çocukların gençlerin hedef alınması ve 10 günlük sürecin ardından 500 civarında ölüm ve binlerce yaralı var”
-”TARİHİN KARANLIK UTANÇ VEREN TABLOSU”-
“Gazze’de yaşanan tablo budur” diyen Baykal, şunları kaydetti:
“Hangi akıl bu olayı zihninde mazur gösterebilir, anlamak mümkün değil. Böyle bir acıyı trajediyi yaşatmanın haklı bir açıklaması yok. Tarihinin karanlık, utanç verici sayfalarından birisi bu olay vesilesiyle Gazze’de yaşanmıştır, yaşanmaktadır. Bu olayı siyasetle, diplomasiyle, uluslar arası hak, hukuk anlayışıyla izah etmek mümkün değildir. Ortada hiç bir şekilde makul gösterilecek bir neden bulunmuyor. Böyle bir tablonun sorumluluğunu hangi yürek, hangi akıl, hangi vicdan kabul eder. Böyle bir tablonun sorumluluğunu hangi vicdan üstlenebilir, hangi yürek bunun acısını taşımaya kendinde güç bulabilir, hangi akıl bu olayı zihninde mazur gösterebilir?”
Ülkelerin, uluslararası sözleşmelerin, barış ve özgürlük taahhütlerinin yaşananlar karşısında etkisiz olduğunu dile getiren Baykal, Gazze’de yaşananların tüm dünyanın gözleri önünde hala sürdüğünü, diplomatların ateşkes sözlerini telaffuz etmeye cesaret edemediklerini ifade etti.
-”SANKİ ORTADA GİZLİ BİR MUTABAKAT VAR”-
Böylesine bir topyekun imha teşebbüsünün dünyanın gözleri önünde sergilenmesine anlayış göstermenin herkes için utanç verici olduğunu vurgulayan Baykal, birilerinin kendi amacına ulaşmak için bütün insanlık suçunu işlediğini öne sürdü. Baykal şöyle devam etti:
“Bundan büyük ızdırap duyuyorum. Olayın bu boyutu çok açık, çok net. Maalesef bu olabiliyor, olmasına göz yumuluyor. Nedir bunun altındaki ihtiyaç, niçin insanların inançlarını, değerlerini, vicdanlarını, hukuku, ahlakı, dinin temel ilkelerini, bütün dinlerin temel ilkelerini, bütün kutsal kitapların doğrularını allak bullak eden bu uygulamaya niçin sessiz kalıyoruz? Sanki ortada bir gizli mutabakat var. Belki gizli olmayan bir mutabakat var. Yani orada birileri her şeyi mubah sayarak kendi amacına ulaşmak için bütün insanlık suçlarını işleyebilecek ve herkes bu sonucun ortaya çıkmasına sessiz kalarak yardımcı olacak.”
-”OLMERT BİLGİ VERDİYSE KAOS, VERMEDİYSE ACI BİR TABLO”-
Baykal, bu olaylar olmadan önce İsrail Başbakanı Ehud Olmert’in, Türkiye’de olduğunu ve Başbakanlıkta görüşmeler yaptığını hatırlatarak konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Hemen sonrasında bu olaylar oldu. Şimdi aklımızda şu soru var; Başbakan Olmert ile görüşürken bu konuda bilgilendirildi mi bilgilendirilmedi mi? Bu konuda BOP eş başkanına bilgi verildi mi verilmedi mi? Başbakan diyor ki ‘biz bize karşı bir saygısızlık olduğunu düşünüyoruz biz görüştük sonra bu olay oldu’ Eğer bu konu görüşülmediyse bu büyük bir kaostur. Eğer bilgi vermediyse çok acı bir tablo var demektir. Eğer bilgi verdiyse Türkiye’nin müdehaleye sessizce durup, müdehaleden sonra devreye girmesinin izahı yoktur.”
-BU YOLUN SONU KARANLIK-
Bu olayın, İsrail’i daha güvenli bir ülke, insanlarını da daha huzurlu hale getirmesinin mümkün olmadığına işaret eden Baykal, Orta Doğu’nun istikrarlı bir ortama kavuşmasının yolunun bu olmadığını söyledi.
“Bu yolun sonu çıkmaz. Buradan kimseye huzur yok, buradan kimseye barış yok. Buradan kimseye aynalara bakabilme hakkı ve olanağı yok. Bu yolun sonu karanlıktır” diyen Baykal, Filistin halkının Orta Doğu’nun en aydınlık toplumlarından biri olduğunu ve Arap dünyası içinde çok özel bir yerde bulunduklarını dile getirdi.
Baykal, çözümsüzlüğün şiddeti beslediğini, şiddetin terörü davet ettiğini, terörün de çözümsüzlüğü getirdiğini savundu. Baykal, bu kısır döngüyü ortadan kaldıracak tek yolun çözümün hayata geçirilmesi olduğunu belirterek, Filistin’in bağımsız bir devlet olması şeklindeki çözüm üzerinde geniş bir mutabakat bulunduğunu ifade etti.
-”BAŞBAKAN GÖK GÜRÜLTÜSÜ GİBİ”-
Filistin sorununun mutlaka ve derhal çözülmesi gerektiğini savunan Baykal, Türk Hükümetine düşen görevlerin olduğunu söyledi.
Sitemiz en iyi Mozilla Firefox ya da Microsoft Internet Explorer 7 ve üstü sürümlerde çalışır. Internet Explorer 6 kullanıyorsanız lütfen sürüm yükseltin.