Bildiğiniz gibi Hristiyanlar Hz İsa nın doğumu olarak kabul ettiği yılbaşından önceki haftayı Paskalya bayramı adı altında kutlar.
Bizim topraklarda bu anlamda bir kutlama geleneklerimizde yok.
Musevilerin hamursuz bayramı gibi benzeri bir gelenekte yoktur nitekim.
En azından ben kırkyaşıma kadar dinimize özgü böyle bir kutlama haftası görmedim.
Ancak İslam peygamberi Hz.Muhammed in doğumu hicri takvime göre bahara denk geldiği için, geleneksel HIDRELLEZ şenlikleri şimdi ” kutlu doğum haftası”ve mevlüt etkinlikleri adı altında kutlanıyor .
Kutlu doğum haftası da miladi takvime göre her yıl 11 gün öne geldiği için artık hafta olmaktan çıkıp ,düzine haftalar olarak uzadı.
Bilmiyorum peygamberimizi anmak adına bu hafta uygulaması doğru bir yaklaşım mı ?
Din adına uydurulan herşey bi’dat tır diyenlerle birlikte Fethullah Gülen in doğum günü kutlanıyor diyen Ahmet hocamızın iddiası da ilginç.
Manevi değerlerimizi yüceltmek adına anma günlerinin zorlanması doğru bir yöntem olabilirmi ?
Çünkü Allah la kul ilişkisinden ibaret olan genel inancımızın özü böyle yeni ritüellerle süslenmeli mi ?
Herkesin farklı ve haklı bir düşünce gerekçesi de olabilir ancak ben sadece diyalektik pencereden bakarım.
Olması gereken olmuştur kısaca ; tez, antitez, sentez …
Kimilerinin sandığı gibi cumhuriyet karşıtı yada devletimizin temel niteliklerine tepki için organize ediliyor deselerde bu diyalektiği değiştirmez.
Ancak Anadolu kültürü muhteşem bir buluşmadır …
Hemen her köşesinde binlerce yıldan beri bu topraklara misafir olmuş kavimlerin geleneklerinin , izlerini bugün dahi görebilirsiniz.
Pek çoğu pagan kültürüdür.
KYBELE nin izleri Anadolu da ,her yerdedir.
Köyden kente göç bu geleneklerimizi ne kadar törpülese de geride kalanlar olacaktır.
Benim çocukluğum göç öncesine denk geldiği için gözlemleyebildiğim net gerçek orta asya ve pontus kültürüne yakından tanık oluşumdu.
Bandırma coğrafyasında genelde kafkas kültürü ,çerkez gelenekleri hakimdir.
Ana öznesi ortak paylaşım ve yaşamın her alanında sorunlarla savaşmada birlikteliktir..
Belki bu nedenle “hep bana hep bana” diyenlere tahammülüm hiç olmadı.
Genellersek orta asya, kafkaslar ve balkanlardan gelenlerin Anadolu da kaynaşmasıyla oluşan ortak kültürümüzün çok önemli bir etkinliğidir bahar şenlikleri.
Doğa nın uyanışını simgeleyen eğlenceler , baharın gelişini müjdeleyen günler bakıyoruz pek çoğu eski pagan kültür mirası.
Tıpkı Nevruz gibi.
Yeni gün anlamını taşır ve kimi etnik fraksiyonlar sahiplenirken zavallıdır.
Asıl amaç hep aynıdır.
Toplanmak bir araya gelmek, tanışmak, eğlenmek, ortak sofralara konuk olarak kin ve nefreti uzaklaştırıp dostluğu ve barışı getirmek , sorun ve dargınlıkları gidermek.
Her baharda yakın köylerimizde yapılan hıdrellez şenliklerini takip ederim.
Özellikle kafkas göçmenlerinden oluşan köylerimizde yakın geçmişte geleneksel halk oyunları, yarışmalar ve ortak BOZLAŞ sofrası kurulurdu.
Şimdi yine imeceyle toplanan bağışlarla sofralar kuruluyor ,belki kimi haneler zorlanıyor katkı için, kimi haneler zorlansada katlanıyor , bir sinsi rekabet oluştu köyler arasında ancak mevlüte genelde yaşlılarımız ilgi gösterdiği için gençler yok ortalıkta.
Yeni Yenice de genelde her etkinliği kamerasıyla kayda alan gazetecimiz “Mustafa Yamaner” e sordum “gençler nerede ?”
“Çarşıya inmişlerdir.”dedi.
Geleneklerimiz çırpınıyor !.
Bu haberi yazdır
Sitemiz en iyi Mozilla Firefox ya da Microsoft Internet Explorer 7 ve üstü sürümlerde çalışır. Internet Explorer 6 kullanıyorsanız lütfen sürüm yükseltin.