Ülke olarak yaşadığımız şu son 100 yılı şöyle bir hatırladığımızda özellikle iç siyasetimizin hemen hemen hiç değişmeden aynı sorun ve aynı kavgalarla devam ettirilmekte olduğunu görüyoruz.
Yeni nesil gençliğin bu konuda neler düşündüğünü pek bilemiyoruz ama din ve laiklik eksenli siyasetlerimizi bu yönde ve de bu şekilde devam ettirirsek eğer neler kazanır veya neleri kaybedebiliriz sorusunun cevabının artık iyi verilmesi gerekiyor .
Cevap vermeden önce ben ülke olarak tarihimizin iyi bilinmesi gerektiğini düşünüyorum. Yani sadece bu günleri değil olabildiğince geçmişi biraz daha araştırarak bu gün bu noktalara nasıl geldiğimizin iyi bilinmesinde çok büyük faydalar var. Ve gerçekten dünden bu güne yürüyerek geldiğimiz bu yollarda toplum olarak yaşadığımız zorlukları anlayamadığımız sürece ben bu gün yaşamakta olduğumuz şu olumsuzlukları defalarca tekrar tekrar yaşayabileceğimizi üzülerek bir kez daha söylemek istiyorum.
Her gündeme getirilişinde,her defasın da hem de çok kolay yollardan sanki bir şeyler yaratılıyor gibi çok tehlikeli görüntülerle sık sık karşılaşıyor gibi olmamız şahsen beni çok endişelendiren bir durum. Yani yarın bir başka olayda yine böylesi durumlarla karşılaşırsak eğer bu gün yapıldığı gibi az da olsa sükunetle davranılması mümkün olabilir mi?
Baktığım zaman farkında olmadan geldiğimiz şu noktadan sonra ülkemizin geleceği açısından dünden çok daha dikkatle hareket edebileceğimiz bir noktaya hızla gelmiş olduğumuzu düşünüyorum.
Yani asıl şimdi bir sağduyuya ihtiyacımız olduğunu da söyleyebiliriz .
Özellikle çok zor şartlarda kazandığımızı çok iyi bildiğimizi düşündüğüm bu aziz vatan topraklarımızın sen ben kavgası yüzünden hani o meşhur Balkan savaşları esnasında olduğu gibi son derece zayıf bir güç olan Bulgar ordusu karşısında binlerce km.karelik topraklarımızı nasıl kaybettiğimizi hatırlarsak eğer ben bu gün yine tarihten ders almamız gereken günlerin arifesinde olduğumuzu düşünüyorum..
Ordunun politikaya karışması neticesi ile gerek yüzlerce subayın ordudan ayrılması gerekse sayıları 100.000’e yaklaşan askerimizin Balkan kuvvetlerinden terhis edilmesi sonucu doğan büyük bir boşluğun böylesine inanılmaz bir mağlübiyetin sebepleri arasında gösterilmesine neden olmuştur.
Tabi ki bu son derece önemli olan böylesi bir tarih sürecinde yaşananları iyi bilen Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk anılarında neden askerin siyasete karışmamalı şeklindeki düşüncelerinin Balkan Bozgunu örneğinden hareketle şimdi daha iyi okumamız gerektiğini düşünüyorum.
Bence bu gün şu yaşananlardan sonra hepimizin hem de hemen, hiç de vakit geçirmeden aklımızı başımıza almamız gerçeği ile karşı karşıya olduğumuz bir zaman.
Evet , beyaz bir sayfanın açılmasına ihtiyacımız var. Yeniden ve de hemen . Asker, siyasetçi her kimse hep beraber yan yana gelebilmenin yollarını bulmalıyız diyorum.
Geçmişte bir şeyler olmuş olabilir, tamam bunları hep görüyoruz ve anlıyoruz da ama tüm bunları aramızda eriterek çağdaş dünya anlayışları paralelinde hareket etmekte mümkün. Yani hangi taraftan olursak olalım hırs ve itirasları bir yana bırakarak önümüzü açmanın yollarını mutlak bulmalıyız.
Örneğin bundan böyle herkesimden herkesin hukukun içinde mutlak kalmak koşulu ile dünden daha dikkatli konuşacağı ve de dünden daha dikkatli davranışlar sergileyebileceği bir dönemin başlatılmasından büyük bir zaruret görmekteyim.
Elbette tüm olanları hemen unutalım demiyorum. Gerekli notları hep beraber düşelim ve bir şeye ama mutlak bir şeye, özellikle MİLLİ BİRLİĞİMİZE zarar verebilecek ve Türk düşmanlarını sevindirecek tüm olasılıkları dikkate alarak önce kendimize sonra siyasetimize ve de medyamıza bir çeki düzen vermeliyiz diyorum..
.
Bu haberi yazdır
Sitemiz en iyi Mozilla Firefox ya da Microsoft Internet Explorer 7 ve üstü sürümlerde çalışır. Internet Explorer 6 kullanıyorsanız lütfen sürüm yükseltin.
bu ülkeden ve bu insanlardan birşey olmaz.çünkü hangi parti iktidarsa ona uye oluyoruz onun borazanını çalıyoruz.fırıldak gibi partilerin etrafında dönüyoruz.adamın biri kanı bozuk diyor kimsenin gıkı çıkmıyor.ne diyorsun sen denmiyor.bu insanlar kaz gelmiş koyun gidecek.bu insan güdülmeyi seviyor.onun için bi b…k olmaz