
Takis Demetriu,iki sosyalist Rum’un-Themos Demetriu ile Sotiris Vlahos’un- yazmış oldukları ve İHANETE UĞRAMIŞ AYAKLANMA adını verdikleri kitap hakkında şunları yazmış: İhanete Uğramış Ayaklanma, Kıbrıslı Türklerin, iktidar değişikliğine neden olan güçlü hareketini anlatıyor..... Kıbrıslı Türkler, geleneksel ve tutucu ...

Orams davası İngiltere’deki mahkemede de kaybedildiği takdirde Yüksek Mahkemenin onayı ile Lordlar Kamarasına kadar götürülebilir. Konu, ABAD’ın görüşüne göre karara bağlanacak olursa bunun anlamı Kıbrıs meselesinin Rumlar lehine halledilmiş bir şekil alacağıdır. Paniğe kapılmak gereği yoktur. Böyle bir sonucu kabul etmek ...
![Uluengin'e mektup [Rauf Denktaş]](http://www.ilkhabergazetesi.com/wordpress/wp-content//2009/05/denktassbuyukjx3-200x200.jpg)
![Gerçeklere bakalım [Rauf Denktaş]](http://www.ilkhabergazetesi.com/wordpress/wp-content//2009/04/denktas-21-200x200.jpg)
Bu yazı seçimlerden bir gün önce yazılmıştır. Açıklayacağım gerçeklerin seçim sonuçları ile ilgisi yoktur. Sonuç ne olursa olsun, başlatılmış olan TEK DEVLET-TEK EGMENLİK yolunda devam eden Talat-Hristofyas görüşmeleri bu gerçekler nedeniyle Kıbrıs Türklerini salim bir limana götüremeyecektir: Tek halk, tek ...




20 Temmuz 1974 Barış Harekâtına kadar geçen yılları Gençlerimiz yaşamamışlardır. O yılları yaşamış olanların çoğu da aramızda yoktur. O günleri halâ hatırlayanlar arasında da “Annan Planı” aldatmacası ile cennete ulaşacaklarına inanarak “yes be annem” diyenlerle, Rum’u-Yunan’ı bildikleri için “Devletim, Anavatanım, Garantiler” diyenler vardır.

Komunist Akel Partisinin lideri, Rum Meclisinin Başkanı, eli kanlı Makarios’u yıllarca, kanlı eylemlerinde de destekleyen ve sonradan, Makarios’un eli kanlı çömezi Papadopullos’la da son günlere kadar iş birliği yapmış olan Hristofyas bazı kendini ve Kıbrıs Rum’unu bilmeyenler tarafından halkımıza “Uzlaşmaz Papadopulos’tan sonra Türklerle uzlaşabilecek ılımlı lider” olarak pazarlanmaktadır.


ABD’den Müsteşar Yardımcısı Bryza emrediyor: Türkiye yükümlülüklerini yerine getirsin buyurmuştur. Bu Türkiye’ye (Ek protokole attığın imza gereğince eli kanlı Rum idaresini “meşru hükümet” olarak tanın; Annan Planına EVET deyip EVET dedirtmek suretiyle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden vazgeçileceğini, “kurucu devlet” aldatmacası altında karma bir vilâyete “Türk Devleti” denmek suretiyle TBMM’de karara bağlanmış olan “iki devletli ve Türk garantisini içeren” bir formülden vazgeçildiğini anlamına gelmektedir.

Rum idaresi Güney’de kalmış olan Türk emlâkini “Kıbrıs’ın Meşru Hükümeti” sahtekârlığının arkasına saklanarak istimlâk etmekte veya istediği şekilde kullanıp gasbetmektedir. En önemlisi, bu emlâk ile ilgili olarak mal sahiplerine haklarını ve tazminatlarını “Kıbrıs meselesinin kapsamlı çözümünden sonraya” bırakan bir yasa ile sureti haktan görünmektedir.

Devlet’in başta gelen görevi halkının güvenliğini sağlamaktır. Koloni idaresi 1955’den itibaren güvenliği sağlayamaz hale gelmişti. Enosis adına Rum kilisesinin Allah’tan korkmadan oluşturduğu EOKA tethiş örgütü Enosis’e hayır diyenlerin canını alıyor, Kıbrıs Türklerini Enosis yolunda aşılması gereken bir engel olarak görüyordu.

Bugünkü durumda “kendimi güvende hissediyorum” diyen Rumlar yüzde 46, Türkler yüzde 95’dir. Bu, Birleşmiş Milletlerin yapmış olduğu kamu yoklamasında tesbit edilmiş bir gerçektir. Rum liderliği Kıbrıs’ın tümüne sahip çıkma siyasetinden ve eyleminden vazgeçmiş olsa Rumların tümü de kendilerini güven içinde hissedeceklerdir.


Doğu Akdeniz Üniversitesinde Kıbrıs Meselesi ile ilgili uluslararası bir toplantı yapılacağı haberi ülkede büyük yankı yaptı. Uzmanlar gelecek ve 43 yıldır halledilemeyen bu meselenin nasıl halledileceği konusunda bizlere yol göstereceklerdi. Bu uzmanların arasında Kıbrıs meselesinin halli için yedi yılını harcamış olan Lord Hannay de olacaktı.

Birleşmiş Milletler’in Kıbrıs sathında yapmış olduğu bir kamuoyu yoklamasının sonucu Kıbrıs Türkleri’nin uzlaşmadan yana vizyonu ile Rumlarınkinin 180 derece farklı olduğunu yeniden vurgulamıştır. Bu yoklamaya göre yüzde 80 Türk “iki devletli” bir uzlaşma derken, Rumların yüzde 84’ü “üniter devlet” demiştir.


Atatürk “bağımsızlık benim karakterimdir” derken Türk ulusunun karakterini dile getirmekteydi. “Ya istiklâl, ya ölüm” derken de bağımsızlık için yapabileceklerinin son çizgisini dünyaya duyuruyordu.



Sitemiz en iyi Mozilla Firefox ya da Microsoft Internet Explorer 7 ve üstü sürümlerde çalışır. Internet Explorer 6 kullanıyorsanız lütfen sürüm yükseltin.