Hem de nasıl!.. Peki herkes bu tehlikenin farkında mı?.. Sanmıyorum. Bakınız küçük bir örnek vereyim, diğer tüm tehlikelerin yanı sıra. Türk Ordusu Irak’a operasyon düzenlemek istiyor, AKP tarafından yönetilen Türk Hükümeti direniyor, ABD direniyor!..
AKP Genel Başkanı olan Başbakan Erdoğan “Genelkurmay’dan yazılı istek gelirse bakarız” anlamında konuşuyor; ABD ise savaş uçakları ile Türk hava sahasını (Hakkâri-Üzümlü sınır bölgesini) taciz ediyor!.. Dikkat ediniz, bu tarihte ilk kez oluyor. “ABD ile stratejik müttefikiz” propagandasına sarılanlardan ise ses çıkmıyor!.. (Hatırlatalım: Daha önce de bir çok kez, Türkiye’deki üslerinden havalanan ABD uçakları PKK’ya yardım atarken yakalanmış, Türk generaller bunları açıklamıştı.)
Hâlâ kan uykularını sürdürenler ve meydanlarda tepkisini dile getiren milyonlarca insanı uyutmaya çalışanlar var. Çok yazık, çok.. Duruma bakınız. Teröristlere karşı Irak’ın kuzeyine operasyon düzenlemek isteyen Türk Genelkurmayı’nın karşısında Türk Hükümeti ve ABD var!..
LİDERLER TEHLİKENİN FARKINDA MI?
Büyük tehlikeler yaşanırken genel seçime gidiliyor. TBMM’ye girecek milletvekilleri için parti genel başkanları listeler hazırlıyor. Basına yansıyan isimlere bakınca, sormadan edemiyor insan:
“Cumhuriyeti bu listedekiler mi kurtaracak?” Topçularla popçular ve cumhuriyete bugüne kadar sahip çıktığını görmediklerimiz mi kurtaracak?
Milletvekillerini belirleyen parti genel başkanları kamuoyuna yansıyan bu isimlerle mi mücadele verecek?..
Öyleyse, bu isimler bugüne kadar neredeydiler?.. Dün mücadelesine tanık olmadıklarımız “milletvekili olma koşuluyla” mı mücadele verecek?
Hadi canım sizde..
Mitingler bunun için mi yapıldı?.. Milyonlar “tehlikenin farkındayız”, “gerekeni yapın” derken bu mesajlar niçin yanlış algılandı?..
Milletvekili aday listeleri, meydanlardaki milyonlarca Türk insanının iradesini niçin yansıtmıyor?
“Tehlikenin farkında mısınız?” mesajını halkın anladığını, ama genel başkanların almadığını -esefle- görüyoruz.
SUSMANIN AĞIRLIĞINI TAŞIYORUM
Böyle giderse, 23 Temmuz sabahı daha büyük sıkıntılarla, daha büyük tehlikelerle karşılaşacağız.
23 Temmuz sabahından itibaren, Cumhuriyeti tehlikeye düşürenlere karşı özellikle son yıllarda üstün bir azimle mücadele edenlerin hiç yılmadan bu mücadelelerini sürdüreceklerini şimdiden haber vereyim.
Karşılarındaki hedef değişse de, “hedef körlüğü” yaşayanlara karşı aynı azim ve kararlılık gösterilecek.
Hiç kimse, yan gelip yatarak milletvekili listesi hazırlayıp, sonra da “Biz AKP’ye karşıyız, halk bize tepki göstermez” diye düşünmesin!..
Az kaldı.
Milletvekili yarış telaşına bakmayın siz. İki ay nedir ki?
Gözünüzü kapayıp açıncaya kadar geçer.
GENELKURMAY BAŞKANININ CAN GÜVENLİĞİ
Geçen haftaki yazımda “Diğer gelişmelere de hazır mıyız?” diye sormuş ve aylar öncesinden yaptığım uyarıların nasıl çıktığının belgelerini vermiştim. Unuttuğum bir nokta da, yazı yayınlandıktan sonra yaşandı.
Ankara’nın Ulus semtindeki bombalı terörün hedefi, o yoldan geçecek olan Genelkurmay Başkanı mıydı, diye tartışılıyor.
Bakınız bu konuda, 30 Ağustos 2006 tarihinde ne yazmıştım:
“İşte bu ’ülke sevgisi’ve ’duyarlığı’nedeniyle Org. Büyükanıt’ın can güvenliği, her zamankinden daha fazla özenle korumaya alınmalıdır. Daha önce birkaç suikasttan kurtulan Büyükanıt’tan hoşlanmayanlar ve ’Türkiye’yi bölme çabaları önünde engel görenler’, her yolu -Allah korusun- denemeye devam edeceklerdir. Bunları yazmak bile çok rahatsız edici ama yeni bir Eşref Bitlis olayını Türk halkı kaldıramaz.”
Şimdi, “daha da dikkat” diyorum.
Çok tehlikeli bir döneme doğru gidiyoruz. Ve, bu sefer karşımızda “silahlı gücüyle” ABD ve AB var.
Tüm bu sıkıntılara, meclise girmeye hazırlanan bu milletvekili adayları ve o kafadaki genel başkanlar karşı koyabilecekler mi?
Hiç sanmıyorum.
Bu haberi yazdır
Sitemiz en iyi Mozilla Firefox ya da Microsoft Internet Explorer 7 ve üstü sürümlerde çalışır. Internet Explorer 6 kullanıyorsanız lütfen sürüm yükseltin.
hulki kardeşim sen çok iyi başladığın işini çok kötü bitirdin güvenirliğin falan kalmadı bu arada sponsorlarına güzel hizmet verdiğinden dolayı kısa zamanda tuzunda kurudu Allah bereket versin ama tv de karşıt görüşlülere karşı yaptığın acımasızlık söz hakkı bile tanımamak senin nasıl bir kimlik bunalımında olduğunu gösteriyor ama sen bunu göremezsin herhalde kendini hiç seyredemiyorsun
sayın hulki bey sizi her cuma akşamı seyreder can kulağı ile dinlerim.misafirleriniz ve siz türkiyede aydınlanmak isteyen kişilere ışık oluyorsunuz.size ve gelen konuklarınıza teşekür eder,proğramınızın daim olmasını dilerim.toplumda çatlak sesler çıkabilir fakat siz bunlara itibar edip etmeyeceğinizi bizden iyi bilirsiniz.sizinle hiç karşılaşmadım fakat görüş ve bilgilerinizi madiyatla değişmeyeceğiniz intibahını benden kimse silemez.atatürk ü sevdirmek ve ergenekon olayları hakkında bizleri daha çok bilgilendirmenizi rica ediyorum.hangi konuda olursa olsun hergünün cuma olsını sabırsızlıkla bekliyorum ve çok bilgilenip,aydınlanıyorum.saygılarımı sunarım.
hulki bey ben 17 yaşında bir gencim ve ülkemizin içinde bulunduğu durumun az da olsa farkındayım ama bu yaşta olmama rağmen ülkem için ve bu durumdan kurtulmak için bireysel olarak ne yapmam gerektiğini bilmiyorum. Söylediklerinizle bizleri aydınlatıyorusunuz bunun için tüm ülkesini seven ATATÜRK’çü Türk milleti adına teşekkür ediyorum.Sizin gibi insanlar da olmasa insan kendini bu ideolojide yalnız hisseder.Şu anda kendimi ifade edemiyorum ama gerçekten sizinle görüşüp sizin fikirlerinizi dinlemek isterdim.Bunun için bir irtibat sağlayabilseydiniz keşke ama belki yorumları bile okumuyorusunuzdur.Çünkü sizin düşünmeniz gereken çok daha önemli şeyler var.Uğruna uğraşlar verdiğiniz ve bu ülkenin iyiliği için yaptığınız aydınlatıcı çalışmalar için size kolay gelsin tekrar teşekkürler.Umarım bir gün asıl gerçeği öğreniriz