Bagfaş Uslanmayacakmı.?

bagfas.jpgBagfaş Gübre Fabrikalarının ruhsatının bulunmadığı yönünde bir ihbar alan Doğal Hayatı Koruma Timlerinin Erdek İlçe Kaymakamlığından söz konusu fabrikada denetim yapmak için görevlendirme talep ettiklerini öğrenildi. Yıllardan beri Bagfaş tarafından umarsızca meydana getirilen çevre felaketi gerek Tübitak, gerekse sivil toplum örgütlerince defalarca gündeme getirilmiş, ancak yetkililerce bu durum gözardı edilmişti. Ta ki Jandarma Doğal Hayatı Koruma Timi kuruluncaya kadar.

İlkhaber/01.03.2007 -

Umurlarında bile değil..!
Bagfaş’ın karaya ve doğaya günde 2 bin tondan fazla kükürt artığı (cips – şlam), denize 250 tondan fazla fluosilikat asit, havaya ise kontrolsüz baca gazları vasıtasıyla amonyak bıraktığı bilinirken, Tübitak tarafından 92 yılında tespit edilen ve bölgenin acilen hassas kirlenme bölgesi ilan edilmesi, gerekli önlemlerin ilgililerce acilen alınması yönündeki raporu Balıkesir Valiliği’nce sümen altı edilmiş, İlkhaber’in ısrarlı yayınları sonucunda ortaya çıkmıştı.

Kararlar uygulanmıyor
Bundan 3 ay önce Doğal Hayatı Koruma Timleri tarafından yapılan denetimlerde meraya izinsiz olarak şlam dökerek zarar verdiği belirlenerek tutanak tanzim edilen Bagfaş Gübre Fabrikalarının geçen süre içersinde söz konusu alanı şlamlardan temizlemediği ve merayı ıslah etmediği tespit edildi. Hatırlanacağı üzere Balıkesir Mera Komisyonu operasyon sonrasında meranın Bagfaş tarafından ıslah edilmesini, dökülen şlamların kaldırılması ve 20 yıllık zararın söz konusu firma tarafından giderilmesi konusunda karar almıştı. Öte yandan, Bagfaş Gübre Fabrikalarının ruhsatının bulunmadığı yönünde bir ihbar alan Doğal Hayatı Koruma Timlerinin Erdek İlçe Kaymakamlığından söz konusu fabrikada denetim yapmak için görevlendirme talep ettikleri öğrenildi.

Tübitak uyarmıştı..!
Bandırma İlçe Jandarma Komutanlığına bağlı Doğal Hayatı Koruma Tim Komutanlığı ekiplerince Bagfaş’a yapılan denetimde, Bagfaş’a çevre kanununa ve mera kanununa muhalefetten dolayı tutanak tutulmuştu. Jandarma ekiplerinin Bagfaş’ın döktüğü şılam yerinde yaptıkları inceleme ve denetim sonucunda şılam atıklarının döküldüğü 96 bin metrekarelik alanın mera arazisi olduğu ve söz konusu firmanın bu araziyi işgal tespit ettiği öğrenilmişti. Jandarmanın uzun süredir bu yer konusunda yaptığı çalışmalar sonucunda Çevre kanununa ve Mera kanununa muhalefetten gerekli tutanaklar tanzim edilmişti. Öte yandan mera arazisine dökülen şılam atıklarında kimyasal tehlike olup olmadığının araştırılması için katı ve sıvı şılam atığı alınarak 1 Nisan 2006 tarihinde gerekli incelemelerin yapılması için Tübitak’a, İl Tarım Müdürlüğüne ve Etibor Genel Müdürlüğü laboratuarına gönderilen numunelerin analiz sonuçlarının henüz kamuoyuna açıklanmadığı biliniyor. Ancak, bu atıklarla ilgili TÜBİTAK’ın 1993 yılında yayınladığı ve o günlerde büyük gürültü koparan raporlarında “gerekli önlemler alınmazsa yakın bir gelecekte bölge bir çevre felaketiyle karşı karşıya kalacaktır.” ibaresi yer alıyordu.

Gereken yapıldı mı..?
29 Mayıs 2006 tarihinde Bandırma İlçe Jandarma Komutanlığına bağlı Doğal Hayatı Koruma Tim Komutanlığı ekiplerinin Bagfaş’a yaptığı denetimler sonucunda, İl Mera Komisyonu tarafından bir takım kararlar alındı. Bandırma İlçe Kaymakamı Salih Keser ise konuyla ilgili olarak 28 Temmuz 2006 tarihinde gazetemize yaptığı açıklamada şunları belirtmişti: “Bilindiği üzere geçtiğimiz haftalar içinde Jandarma tarafından bir fabrikaya denetim yapıldı. Şlam atıkları döktüğü ve çevreyi kirlettiği gerekçesiyle tutanak tutuldu. Daha sonra konu İl Mera Komisyonuna havale oldu ve Komisyon tarafından mevcut alana şlam dökülmemesi, dökülen şlamların kaldırılması, fabrikadan 20 yıllık ot parasının alınması ve söz konusu fabrikaya çevreyi kirletmesinden dolayı cezai işlem uygulanması kararı alındı. Komisyon tarafından alınan kararlar bize geldi. Kararların uygulanması için ilgili kurumlara tebligatlar yapıldı. Kararların sümenaltı olacağını kimse düşünmesin. Kararlar aynen uygulanacaktır. Kararların uygulanması için biz üzerimize düşen görevi yapacağız”
İlk Haber Merkezi

BOĞULUYORUZ..!

bagfas1.jpgBagfaş’ın karaya ve doğaya günde 2 bin tondan fazla kükürt artığı (cips – şlam), denize 250 tondan fazla fluosilikat asit, havaya ise kontrolsüz baca gazları vasıtasıyla amonyak bıraktığı bilinirken, Tübitak tarafından tespit edilen ve bölgenin acilen hassas kirlenme bölgesi ilan edilmesi, gerekli önlemlerin ilgililerce acilen alınması yönündeki raporu o dönem Balıkesir Valiliği’nce sümen altı edilirken, İlkhaber’in ısrarlı yayınları sonucunda ortaya çıkmıştı. Bugünlerde dünyanın ve Türkiye’nin gündemini oluşturan “çevre felaketini” yansıtan RAPORU burnumuzun dibinde bire bir yaşayan bölge insanlarının dikkatine yayınlıyoruz.İlkhaber/03.03.2007

İŞTE O RAPOR!
Bu çalışmada hissedilir derecede kirliliğin görüldüğü Bandırma ve Edincik bölgesindeki çevre sorunları bilimsel etüdü ve çözüm önerileri incelenmiştir.

* Bölge hassas kirlenme bölgesi ilan edilmelidir.
* Florürün ve Arseniğin katı atıklardan yağmur suyu ile sızıntı suyu olarak yeraltına karışma tehlikesi oldukça büyüktür. Bir kısmı ise yağmur suyu ile direk yüzey sularına taşınmaktadır. Bu durum özellikle denize yakın bir sahadaki Bagfaş atıkları için söz konusudur.
* Belirlenen çevre kirliliğinde Bagfaş tesislerinden kaynaklanan atık su, bacagazı katı atıklarının rolünün büyük olduğu tespit edilmiştir.
* Amonyak geri kazanımı sırasında bir kısım amonyak atmosfere taşınmaktadır.
* Bu çalışmada çıkan sonuçlara göre atık sular vasıtası ile deniz biyolojik dengesinin bozulmaya başladığı görülmektedir.
* Bagfaş’ta atık sularının ilk karışım noktası altında direk denize deşarj edildiği gözlenmiştir… Günde yaklaşık 250 ton fluosilikat denize deşarj edilmektedir.
* Bagfaş katı atıkları arsenik ve florür konsantrasyonları yer altı ve yüzeysel suları kirlenmesine yol açacak seviyededir.
* Toz ve Amonyak emisyonları ünite bacalarının tümünde standartların üzerinde olup çevreyi kirletmektedir.
* Gerekli tedbirler alınmadığı takdirde şimdiden çok ciddi boyutlara ulaşmış olan kirliliğin giderek artacağı ve çok daha tehlikeli sonuçlara neden olacağı kesindir.
* Bu olumsuz koşulların insan sağlığı üzerinde solunum yolu salgı tabakalarında tahriş bronşit sendromu ve astımı andıran kronik bronşit, dişte ve kemikte değişimler (felç) tırnaklarda nörolojik rahatsızlıklara sebep olmaktadır.
* Bagfas tesislerinde konveyör ve iletim standartlara uygun dizayn edilmemiştir.
* AS. ve TSP üniteleri ölçümler sırasında devre dışı bırakılmış ancak ölçüm sonlarına doğru devreye alınmıştır.
* Çalışma alanında alıcı ortam durumundaki hava deniz ve toprakta çok ciddi boyutlara ulaşmış bir kirliliğin mevcudiyeti saptanmıştır.
* Bitki toprak ve katı atık değerlendirmesinde konsantrasyonlarda 6 ile 55 kat fazlalık gözlenmektedir.
* Bagfaş’a ait 6 ayrı proses ve yardımcı ünitelerde amonyak azotu kirlenmesi tespit edilmiştir.
Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK)

Korkunç gerçek

Yıllar önce TÜBİTAK tarafından Bandırma Körfezi’ndeki çevre kirliliği üzerine yapılan bilimsel araştırmalar sonucu kaleme alınan raporda insanı hayretlere düşürecek ifadeler yer alıyor. İlgili rapora rağmen hiç bir önleyici tedbirin alınmadığı ise Jandarma timlerinin son aylarda yaptıkları denetimler sonucu ortaya çıktı. Kirleticilerin Balıkesir mera komisyonunca alınan kararları da yok sayarken giderici ve önleyici hiç bir tedbir almadıkları öğrenildi..!

Felakete 5 kaldı
İTÜ uzaktan algılama merkezinde uydular yardımıyla elde ettikleri görüntü ve bilgileri değerlendiren Doç. Dr. Oğuz Müftüoğlu Marmaranın bir taraftan İzmit Körfezi bir taraftan Bandırmadaki gübre fabrikasının atıklarıyla denizi zehirlediğini bunun vahim bir olay olduğunu ve yoğun bir şekilde kirliliğin yaşandığını belirtirken diğer taraftan Karadenizdeki kirliliğinde İstanbul Boğazı ile Marmaraya aktığını ifade etti.Bandırma Körfezinden yayılan kirliliğin adeta bir huni gibi Marmaraya püskürdüğünü belirten Müftüoğlu İzmit Körfezi ve Bandırma açıklarında yoğunlaşan kirliliğin tehlikeli boyutlara ulaştığını belirtti.

Toplu ölümler olabilir
Karadenizde de deniz canlılarının büyük bir hızla öldüğünü ekolojik dengesinin bozulduğunu söyleyen Müftüoğlu organik atıkların birikmesi sonucunda canlıların yaşayabileceği ortam giderek daralıyor. Tabanda bulunan kükürtlü gazlar yüzeye kadar çıkar ve rüzgarın etkisiyle yayılırsa toplu ölümler ortaya çıkar şeklinde konuştu. Konu hakkında gazetemize bilgi veren Müftüoğlu bu vahim bir zehirlenme olayıdır dedi.

Uygulama yok, yaptırım yok!
Bundan 3 ay önce Doğal Hayatı Koruma Timleri tarafından yapılan denetimlerde meraya izinsiz olarak şlam dökerek zarar verdiği belirlenerek tutanak tanzim edilen Bagfaş Gübre Fabrikalarının geçen süre içersinde söz konusu alanı şlamlardan temizlemediği ve merayı ıslah etmediği tespit edildi.

Koruma timlerine görevlendirme verilecek mi..?
Hatırlanacağı üzere Balıkesir Mera Komisyonu operasyon sonrasında meranın Bagfaş tarafından ıslah edilmesini, dökülen şlamların kaldırılması ve 20 yıllık zararın söz konusu firma tarafından giderilmesi konusunda karar almıştı. Öte yandan, Bagfaş Gübre Fabrikalarının ruhsatının bulunmadığı yönünde bir ihbar alan Doğal Hayatı Koruma Timlerinin Erdek İlçe Kaymakamlığından söz konusu fabrikada denetim yapmak için görevlendirme talep ettikleri öğrenildi.

Körler sağırlar birbirini mi ağırlar..?!
Öte yandan, TBMM Genel Kurulu’nda CHP ve AK Parti milletvekillerinin verdiği, küresel ısınma ve iklim değişikliğinin etkilerinin araştırılmasına ilişkin Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasıyla ilgili önerge kabul edildi.
Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe, “Küresel Isınma ve İklim Değişikliğinden Toprak, Su ve Hava Olumsuz Etkilenecektir. Ama Hayatın Sürmesi İçin Gerekli Olan Su, Daha Çok Etkilenecektir” Dedi.

 

Kim kirletiyor..?cemal-oztaylan.jpgİlçedeki toplu konutlardan doğalgaza bağlanmalarını isteyen Bandırma Belediye Başkanı Cemal Öztaylan’ın ikamet ettiği Kamil Ceyhan Sitesinin doğalgaza bağlanmadığı ortaya çıktı. Yerel yönetimin çevre konusunda somut adımlar atmadığı bilinirken, doğalgaza geçiş yönünde teşvik edici rol üstlenmesi eleştirilere maruz kalıyor. Çevre konusunun bir bütün olarak ele alınmaması ve bilimsel raporlarla kanıtlanmış olumsuzlukların günümüzde yaşanıyor olmasına dikkat çekiliyor.İlkhaber/19.03.2007 -

Kalitesiz katı yakıtlar ve BAGFAŞ’ın kontrolsüz baca gazları geçtiğimiz günlerde gündeme gelmiş, Bandırma’nın 20 yıldan bu yana çevresel etkilenmelere sağlık yönünden maruz bırakıldığının altı çizilerek, özellikle astım ve bronşit hastalıklarında artışlar olacağına dikkat çekilmişti.

Yatak yetiştiremiyoruz ..!
BADAŞ’ın bilgilendirme toplantısında konuşan Bandırma Sağlık Grup Başkanı Dr Yılmaz, “İlçedeki çevre kirliğinin önüne geçilmesi gerekiyor. Astım ve bronşit vaklarında bir artış var. Çocuk servislerinde bir yatakta 2 çocuk yatıyor. Gerekli tedbirler alınmazsa bu rakam her geçen gün büyüyecektir” dedi.

Başkan doğalgaza geçmemiş..!
Bandırma Doğalgaz Dağıtım A.Ş’nin ilçemizdeki site ve apartman yöneticilerine yönelik olarak Ticaret Odasında düzenlemiş olduğu toplantıda yöneticilerden doğalgaz geçmelerini isteyen Bandırma Belediye Başkanı Cemal Öztaylan’ın kendisinin ikamet ettiği sitenin hala doğalgaza geçmediğini açıklaması toplantıya katılanlar tarafından espriyle karşılandı.

Site yöneticileri: “Kirlilikte tek faktör katı yakıt değil”
Toplantıya katılan site yöneticileri, ilçedeki çevre kirliliğinin konutlarda tüketilen katı yakıtla sınırlı kalmadığını, kirlilikte BAGFAŞ ve Eti Madencilik’in de büyük etkisinin bulunduğunu dile getirdiler.

Ceza kesebiliriz
İlçedeki konutların doğalgaza geçmesi için Bandırma Belediye Meclisinin 1 yıl önce karar aldığını kaydeden Öztaylan, yerel yönetim olarak geçiş sürecini 3 yıl olarak belirlediklerini 2008 yılında ilçede bulunan sitelerin tamamının doğalgaza geçmek zorunda olduğunu söyledi. Geçtiğimiz günlerde Paşabayır’da bulunan siteler üzerinde yapılan emisyon ölçümlerinde hava kirliliğinin çok fazla olduğunun tespit edildiğini kaydeden Öztaylan, bu raporların belediyenin kasalarında tutulduğunu yerel yönetim olarak bu raporlar doğrultusunda sitelere çevre kirliliğine neden oldukları gerekçesiyle ceza kesme niyetinde olmadığını ancak bakanlığın bu konuda kendilerine yaptırım uygulaması üzerine gerekli cezayı kesmek zorunda kalacaklarını söyledi.

Çocuk servisleri dolu..!
Sağlık Bakanlığının ülkemizdeki sağlık giderlerinin en aza indirilmesi için bir takım çalışmalar içersinde olduğunu açıklayan Bandırma Sağlık Grup Başkanı Dr. Zafer Yılmaz, “Bu çalışmaların bir tanesinin de ısınmaya bağlı olarak yaşanan çevre kirliliğinin önüne geçmektir” dedi.

En kirli Bandırma..!
Yapılan ölçümlerde Balıkesir’in en fazla kirli iller arasında bulunduğunu dile getiren Yılmaz, Balıkesir’e bağlı ilçelerde ise hava kirliliğinin en fazla olduğu ilçe ise Bandırma’dır. Bunun önüne geçmek için yakıt kalitesinin arttırılması gerekmektedir. Hava kirliliğine bağlı olarak ilçemizdeki astım ve bronşit vaklarında ciddi bir artış vardır. Hastanelerimizin çocuk servislerinde bir yatakta 2 çocuk yatmaktadır. Bunun önüne geçmek için herkes üzerine düşeni yapmalıdır. İlla doğalgaz geçin diye bir kaide yoktur. İlçe Hıfzısıhha Kurulunun kaliteli yakıt kullanımı konusunda almış olduğu kararları vardır. Bu doğalgaz da olabilir, kaliteli katı yakıt ta olabilir” dedi