Bir süredir gazetemiz İlkHABER’i telefonla arayan veya gazetemizi ziyaret eden çeşitli kesimlerden okurlarımız, Bandırma’da fuhuş olayının hızla gelişerek, yaygınlaştığını ve fuhuş yaşanın 15-16 yaşlarına kadar indiğini belirterek, konuya eğilmemizi talep ediyorlardı…
İlkHABER REALİTE kapsamında değerlendirmeyi öngördüğümüzde, konunun içine girdiğimiz zaman ortaya çıkan ve tanık olduğumuz tablo kelimenin tam anlamıyla DEHŞET vericiydi…
Konuyla ilgili Asayiş Büro Amiri Öner Ağababa ile görüşmemizin yanında fuhuş “sektörünün” pezevenkleriyle, fahişeleriyle, olaylara tanık olanlarla görüştük, konuştuk…
Dünyanın en eski mesleği olarak kabul edilen fahişeliğin, önüne geçilmesinde yaşanan zorluklar bir yana bugün fuhuşun yaygınlaşmasında en önemli faktör olarak ekonomik nedenlerin öngörülmesi sorunun yerellik sınırlarını aşarak siyasal iradede düğümlendiğini gösteriyor.
Bandırma’da fuhuşun sektörü var mı..?
“Kadın ticareti” olarak isimlendirilen fuhuşun kentimizde hızla yaygınlaşması konusunda, Emniyet yetkilileri ile bizzat bu sektörün içinde yer alanların konuya yaklaşımları farklı.
Asayiş Büro Amiri Ağababa, kentimizde büyütülecek bir kadın ticaretinin bulunmadığını belirtirken, “Bize kayıtlı yaklaşık 30 tele-kadın var. Bunların dışında kayıtlı olmayıp da bu işi yapanların sayısı 50’yi geçer. Bu kişilerin sayısı 100’ü bulmaz…” derken, kadın ticaretinin içinde olanlar ve bizzat fuhuş yapanlar, bu rakamların komik olduğunu, Bandırma’da fuhuş yapan kadın sayısının en az 500 en çok 1000 civarında bulunduğunu dikkat çekiyorlar…
Genel olarak birbirlerinden bağımsız olarak çalışan fahişelerin teknolojinin nimetlerinden yararlanarak, cep ve araç telefonlarıyla piyasa oluşturdukları gözlenirken; beyaz kadın ticaretinde rant görenlerin de yönelmesiyle “dost tutma” veya birfiil “pezevenklik” yapma olayının da geliştiği gözleniyor.
Bu anlamda, büyük kentlerde tanık olunan türde kentimizde bir fuhuş sektöründen bugün için söz etmek güç görünse de artan fahişe sayısına koşut olarak bir fuhuş sektörünün yavaş yavaş biçimlenmeye başladığı söylenebilinir…
Fuhuş için Barlar ve Cafeler gözde…
Fuhuş “sektörünün” içinde yer alanların beyanlarıyla, kentimizde sayıları her geçen gün artan Barlar, içkili lokantalar ve kızlı-erkekli girilen cafeler birer piyasa oluşturma merkezi haline gelmiş durumda… Telefon trafiğiyle müşterileriyle bağlantı kurmanın dışında bu tip eğlence yerlerinde beri bir insanlarla ilişki kurarak, müşteri edinen fahişeler, genel olarak cinsel ilişki için müşteri evlerini, Erdek, Gönen ve Tatlısu mevkiindeki kimi otel ve pansiyonları tercih ediyorlar…
Ancak, bir kadın simsarının ifadesiyle, “Aracı olanlar tercih ediliyor. Fazla zağa da gitmeden Ayyıldıztepe ile Kayacık tarafında, Livatya’da araç içinde olay bitiyor…” diyerek fuhuşun çapını veriyor…
Ev tehlikeli olduğu için genel olarak çok iyi tanıdıkları müşterilerine evlerini açan fahişeler, ayrıca telefon kulübelerine kullanıyorlar… Devlet Hastanesi önündeki telefon kulübeleri; postahane önündeki telefen kulübelerini müşterileriyle buluşma yerleri olarak kullanan fahişeler, bu noktalarda araçlarına bindikleri müşterileriyle güvenceli yer arayışına giriyorlar. Fahişe parasına müşteri yer sorununa bakıyor… Eğlenme masrafları müşteriye ait olmak kaydıyla…!
“………. hem mafyanın karargahı hem fuhuş karargahı..”
Asayiş Büro Amiri Ağababa, fuhuşun adresini de veriyor… Ağababa, anlatıyor: “Bizim üzerine düştüğümüz F-16 diye bir yerdi. Adamı rahat bırakmadım. Sık sık baskınlar yaptım. Ondan sonra da hakkımda dava açtı. Halen mahkeme devam ediyor. Neymiş..? Adama pezevenk demişim. Doğru pezevenk..! Yalan mı? Bende belgelerle ispatlıyorum. En sonunda dayanamadı ve başkasına devretti. Pazarlamanın karargahı F-16’yde. Hergün 6-7 kadın pazarlanıyordu burada. Genelde Karacabey’den Kemalpaşa’dan geliyordu müşteriler. Pazarlık yapılıyor, al götür. Şu anda dağıldı burası. Buralarda Nataşa olması mümkün değil. Genelde fuhuş dışarda gerçekleşiyor. Başta Erdek. burada …lin Oteli… Biz bunu Jandarmaya belgeler gönderdik. Kardeşim, burası Kerhane gibi çalışıyor ama bizim kulağımıza tabii ki değişik şeyler geliyor. Otelin arka tarafındaki birinci kattaki odalar aynı Genelev odaları gibi… Orada görevli bile var. berli Motel’in haricinde otellerin hepsinde bu işler dönüyor. Yazın hele ………..’da… Bizim Bandırma’lı tele-kadınlardan bir kaç tanesi var… Sezona orada geçiyor. ……… hem mafyanın karargahı hem fuhuş karargahı. Ama en çok faaliyeti …lin Otel yapıyor. Gönen’e Kaplıcalara gidiyorlar. Kışın da devam ediyor. Artık kimlik sorma falan otellerde kalktı. İstediğin kadını al götür Kaplıcalara veya otellere. Kimse sana, bu kim, diyemez… Ancak bilinen bir Tele-kadın olursa ve ihbar olursa müdahale ediliyor..”
Fuhuş yaş haddi 15-16’ya düşmüş..!
İlginçtir..! İlgili ve ilgisiz herkes kentimizde fuhuşun 15-16 yaşlarına kadar indiğine vurgu yapıyor… Aile baskıları, küçük yaşta evlilikler, tüketim toplumunun yarattığı pembe dünyalara duyulan özentiler, kolay yoldan para kazanma ve zengin olma düşleri, arkadaş ortamı, alkol ve beraberinde gelişen uyuşturucu bağımlılığı gibi bir çok nedenle gelişen fuhuş sektöründe örf ve adetlerimizin ötesinde hiçbir ahlak kuralı kabına sığmayan, aile gözetiminde fuhş ve kocaların kadınlarını satması da az rastlanan nedenlerden değil… Bunun somut ve birden çok örnekleri var.
Garnitür kızlar ve fuhuşun santaja dönüşmesi…
Kentimizde son zamanlarda gelişen bir diğer olay ise, doğrudan toplumda yaptıkları iş ve hizmetle, kimlik ve kişilikleriyle yer edinemeyen kimi “kalburüstü”lerin fuhuşu bir çevre edinme, belli ortamlara girebilme vesilesi olarak kullanmaları gerçeği…
Örneğin, şu veya bu vesileyle davet edildiğiniz bir büroda, sunulan içkiler sonrası “geçiyorduk, uğradık” gerekçesiyle özl sohbetinize konuk edilen 18-19 yaşlarındaki bayanların, ağırlanması, konaklanması… Bu düzeni tutturmuş olanlar böylece bir taşla iki kuş vurmuş oluyorlar. hem belli çevreler içersine girme yönünde özel dostluklar kurabilmenni aracını yaratmış hem de bir anlık zafiyetten istifade konaklamanın bedelini konuklarına ömürboyu bir kabus gibi yaşatıyorlar… Toplu seks alemleriyle “var olmanın dayanılmaz hafifliğini” bir süre için yaşayanlar, “garnitürün” acılığını ve faturasını ise daha sonra çok ağır ödüyorlar…
Genelev patronları tele-kadınlara yöneliyor..
Vergisiyle harcıyla devletin denetiminde ve yasaların güvencesinde olan Genelevde çalışan vesikalı fahişe sayısının piyasanın altında kalması ve beyaz kadın ticaretinni, dışarda, daha rant getirici olması nedeniyle Genelev ile ilişkili olan kişiler veya “patronlar”, fuhuş sektöründe fahişeleri denetim altına alabilmenin mücadelesini veriyorlar…
Yer yer fahişelerin dövülmesine ve ölümle tehdit edilmelerine kadar varan bu mücadelede, kentimizde fahişelerin bir çoğu genelevlerle ilişkili konuma itilirken piyasada artık deşifre olmuş ve vesikalanmış, “iş yapamaz” konuma düşmüş fahişeler Genelevlere “sermaye” yapılıyor…
Levent Mahallesi pilot bölge..
Kentimizde yaşanan tüm bu gelişmeler ışığında fuhuşla mücadelenin zorluklarına değinne Asayiş Büro Amiri Ağababa, mücadeleyi sürekli diri tuttuklarını söyleyerek, ekliyor; “Levent Mahallesi bir anlamda bizim tercihimi ouyor. Her akşam kent merkezinde onlarla nasıl uğraşacağım? Levent Mahallesinde çok boş yer var. Tek yerde toplamamızın amacı sağlıklı kontrol altında tutabilmek için. Muayene tarihleri geçenleri anında adreslerinde bulabiliyoruz. bazıları çok hoplayıp zıplıyor. Adres değiştiriyor, muayeneden kaçmak için. Ama 15-20 gün arasında devamlı Zührevi hastalıklarda muayene olmaları gerekiyor bu kişilerin. Bazıları da kaçıyor işte. Biz bunları tek yerde toplarsak bu gibi yerlerde tesbitleri daha kolay oluyor…”
Cinsel hastalıklar eşikte…
AIDS, HEPATİT, Frengi, Bel Soğukluğu gibi cinsel ilişki ile bulaşan ve öldürücülüğü tartışılmaz bulaşıcı hastalıkların toplumumuzu nasıl tehdit ettiği, Asayiş Büro’nun kayıtladığı fahişe sayısı dikkate alındığında daha iyi ortaya çıkıyor…
Bir yanda yaklaşık 30 vesikalı kadın öte yanda yüzlerle hatta abartılı da olsa binlerle ifade edilen fahişe sayısı… Sektörün içinde olanların kaçta kaçının kendisini koruduğu ve gerekli kontrollerini yaptırdığı bilinmeyen ve bir anlamda bilinmesi de imkansız bir vaka..!
Ajan fahişeler…
Asayiş Büro Amiri Ağababa, müşterilerin çoğunun genelde Karacabey ve Kemalpaşa’dan çiftçi kesimin oluşturduğunu belirterek, “Cahiller… Gönen’in köylerinden de geliyorlar. Manyas’tan geliyorlar. Vatandaş, bu konuda korkmuyor. Çok duyarlı vatandaşlarımız olduğu için fuhuş olaylarını anında bizlere ihbar ediyorlar. Hastalık konusunda da işi sıkı tutuyoruz. Muayeneleri muntazaman yapılıyor. İçlerinde ajanlarımız var ve bizimle işbirliği yapıyorlar. Adres değiştirseler bile bulup çıkartıyoruz. Bugüne kadar içlerinden bir tanesinde bile AIDS bile çıkmadı. Biz daha çok fuhuş yapan erkekleri uyarıyoruz. Çünkü, ne kadar muayene olsalarda Genelev gibi değil. Hastalık kaparsınız, diyoruz… Ancak uyarı mahiyetinde en büyük görev basına düşüyor” diyor…
Ağababa’nın önlem olarak öne sürdüğü sözlerini bizzat fahişeler yalanlıyor… Banyo yapmanın dışında müşteri seçerken dikkatli olduklarını belirten fahişeler, “Hastaneye gidip de biz bu işi yapıyoruz. Bizi kontrol et, nasıl diyelim..? Kendi temizliğimizi kendimiz yapıyoruz. Prezervatifsiz ilişki kurmaktan kaçınıyoruz ama biz de AIDS’e yakalanmaktan korkuyoruz..” diyerek, sıkıntılarını dile getiriyorlar…
Fuhuş uyuşturucu bağımlılığının da alt yapısını hazırlıyor…
Fuhuş sektörünün içinde yer alanlar ve kadın simsarlarının ortak karakteristlik özellikleri, “satan”ın da “satılan”ın da alkole olan düşkünlüğü… Bu nokta da özellikle uyuşturucu hap ve esrar kullanımının yaygın olduğu duyumları oldukça güçlü… Hap kullanımı gizlenmiyor… Reçetelerle satılması zorunlu olan bağımlılık yaratıcı uyuştrucu hapların elden ele dolaştığı ve temin edildiği gizlenmiyor… Kimi doktorların para karşılığında bu hapları yazdığı iddia ediliyor…
Günde 10 ile 30 arasında bağımlılık yaratıcı uyuşturucu özelliği olan hap kullananların, bir noktadan sonra hapla yetinmeyerek diğer uyuşturucu maddelere yönelmesi bir süpriz değil… Esrar kullanımının sigara içimi gibi yaygın olduğu iddia ediliyor…
Fuhuşla mücadelede herkese görev düşüyor…
Fuhuşla mücadelenin sadece polisiye bir vaka düzeyine indirgenmesinin fuhuşu önleyemeyeceği bilinen bir gerçek… Dünyanın hiçbir ülkesinde de fhuşla mücadele kolluk güçleriyle sınırlı değil. Asayiş Büro Amiri Ağababa da, fuhuşla mücadelede kamuoyunun aydınlatılması ve ailelerin uyarılmasında basına büyük bir sorumluluk düştüğünün önemle altını çiziyor.
Fuhuş sektörünün içinde yer alanlar ise özellikle ailelere büyük görev düştüğünü, kızlarının nereye ve kimle gittiğinin ailelerce denetlenmesi gerektiğini; ailelerin çocuklarına baskı yapma yerine aile içi sorunları sağlıklı bir diyalog ortamı içinde çözmelerinin önemine işaret ediyorlar…
Burada kamu kurum ve kuruluşlarına, yöneticilerine, yerel yöneticilere, siyasi parti başkan ve yöneticilerine, milletvekillerine, sivil toplum örgütlerine de sorumluluk düşüyor.
Gündelik siyaset ve hizmet vermenin alanı dışına çıkamayan ve kent yaşamını sapkınlıklardan arındıramayanlar, 15-16 yaşındaki kızlarımızın fuhuş batağında boğulup gitmelerine seyirci kalma aymazlığından kurtulmak zorundalar…
“HERŞEY MÜŞTERİYE BAĞLI…”
Fuhuş ile ilgili araştırmaya girdiğimizde fahişelere de pezevenklerine de ulaşmak zor olmadı… Her kadın simsarı kendisinin pezevenk olmadığını belirtirken, “bu işi yapan” onlarca isim saymaktan da geri durmadı… Aynı durum fahişeler için de geçerliydi… Kendisinin asla “fahişe” olmadığını belirtenler onlarca isim saymaktan ve telefon numaraları vermekten geri durmadılar…
İlginçtir… Verilen telefon numaralarını aradığımızda hiç “boş” çıkmadı… Kimisinde terslendik kimisinde küfür yedik kimisi ile görüştük…
“N” ile “A” görüşme isteğimizi kırmadan gazetemize kadar gelerek bizimle görüşme cesaretini gösterenlerden… “P” iel ilgili ise yorum yapmak istemiyoruz.
- Sizleri tanıyabilir miyiz?
N- Benim babam, sinir hastası rahatsız. Annemde vefat etti. D. ile görüşmemizi kimse istemedi. Ama, O, bizlerin peyini bırakmıyordu…
A- Ben İzmirli’yim ama Bandırmalı sayılırım.
- Bu işler Bandırma’da nasıl oluyor?
N- Beni D. ile Dilek tanıştırdı. B’nin dostuydu. Kendisi bayan olmasına karşın erkekliğe özenip, göğüslerini bile bağlıyordu.
- Bu işlerin başı gibi gözüküyor…
N- Birahena işletiyor ve sürekli porno kaset oynatıyor. Bu adam homo olduğu için kendisini sattığı gibi başkalarını da satıyor.
- Kaç kişiye hitap ediyor bu B..?
N- Birkaç defa sattığı kadınlar Erdek’te erkeklerle basılmış ama kaç kişiyi bu pazarlıyor bilmiyoruz… Örneğin Nazire denilen kızı 5 milyon liraya pazarlamış. Polis memurları da bunları biliyor.
- Pazarlama olayı bittikten sonra nerelere gidiliyor? Otellere mi evlere mi gidiliyor?
P- Her ikiside olabiliyor. Müşteriye bağlı. Bandırma’da evi varsa ev yoksa genelde Bandırma dışına gidiliyor. Gönen’e, Karacabey’e, Erdek’e, Tatlısu’ya gidiliyor.
- Erdek’te bir çok arkadaşım Berlin Motel’e gidiyor…
- Bandırma’da büyük bir fuhuş sektörünün varlığından söz ediliyor. Doğru mu bu? Fuhuş yaşının 15-16’ya indiğinden söz ediliyor?
A- Evet, bu doğru. 16-17 yaşında kızlar var. Tahminen 500’ün üzerinde kişi serbest olarak çalışıyor…
- Sizce bunun nedeni ne?
N- Önce aile baskısı geliyor. Düzenli bir aile yapısının olmamasından kaynaklanıyor. Mesela, aile kızı çok sıkıyor. Kız evden kaçıyor, başına birşeyler geliyor; kötü yola düşüyor. Örneğin bir kız var. Küçük yaşta evlendirilmiş. Evlendiği çocuğun erkek kardeşi kıza tecavüz ediyor. O da evden kaçtı. Şimdi kendisin satıyor.
- Cafe ve barların bir etkisi var mı?
- Cafe ve barların fazla bir etkisi yok aslında. Daha doğrusu, böyle işlerin olduğu bir-iki cafe var Bandırma’da. O da F-16.
N- Ben 1 yıl kadar diskoda da çalıştım. Orada da oluyordu.
- Şimdi fuhuş yapanlar nasıl bir sestemle çalışıyorlar?
P- Kimisinin pezevengi var. Kimi de kendi müşterisini kendisi buluyor. Dışarda çalışan tüm kadınların bir dostları var genelde. Örneğin, D. benim dostum veya ben onun pezevengiyim. Ama ben hiçbir işe karışmıyorum. Onun bir evi var. Ben sadece onun evine ve parasına bakıyorum. Onunla düşüp kalkıyorum. O kadının bir telefonu var. Bu telefonun numarası müşterilere dağılıyor. Müşteri kadınla görüşüp, pazarlığını yapıyor, pezevengiyle değil. Yoksa öyle bir pezevenge bağlı 30-40 kadın olayı yok. Herkes bir anlamda kendisine çalışıyor. Mesela, 16 yaşındaki kadını pezevengi Kayseri’den buraya getirmiş. Bende Bandırma’da pezevenklik yapıyorum. Bana diyor ki, bu kız burada çalışacak. Olaylar böyle…
- Bu şekilde kaç kişi çalışıyor? Bin-iki bin..?
A- Çok var ama söylediğiniz kadar değil. Bir çok kadına da orospuluk yakıştırılıyor. Mesela ben eşimden boşandım ve dulum. Bizim toplumda dullara nasıl bakıldığını herkes bilir. Bende çok zor durumda kaldım.
- Emniyet bu olayın üzerine gitmiyor mu?
A- Üzerine gidiyor ve çok sıkıştırıyor. Bu işi yapan insanlar Bandırma’da biliniyor.
- Fiyatlar kaçtan başlıyor?
P- Normalde 5 milyondan başlıyor. 10’a 15’e 20’ye de var. Kadınına göre değişiyor…
-Fuhuşa itilmekte özentinin rolü var mı?
A- Var. Ben sigaraya özentiyle başladım ama bırakamıyorum. Aslında bu işlerde böyle başlıyor. Genelde arkadaş çevresi buna vesile oluyor. Ben bu işi yapıyorum ve kolay yoldan şöyle para kazanıyorum, gel sende bu işi yap, deniyor. O da özeniyor, merak ediyor ve başlıyor. Bir kere başladıktan sonra da kendisini kurtaramıyor. Paraya alışıyor. Para tatlı geliyor. Daha fazlası daha fazlası derken gidiyor…
- Peki böyle para karşılığı erkeklerle yatmak tehlikeli değil mi? AIDS, Hepatit, Bel Soğukluğu gibi hastalıklar var ve öldürüyor…
A- Gönen’de bir bayanda AIDS çıkmış ve bu 32 kişiye yayılmış. Yani mutlaka bulaşıcı hastalıklar oluyordur. Gönen’de panik yaşandı…
-Peki sizce bu işin önüne geçmek için topluma, ailelere ne görev düşüyor?
n- Öncelikle aileler kızlarını tek başlarına her yere mekana göndermeyecek. Kızlarını sahipsiz bırakmayacaktır. Aileler kızlarının bazı ihtiyaçlarını nasıl karşılaması gerektiğini bilecekler.
A- Türkiye’nin ortamını biliyorsunuz. Türkiye fakir bir ülke. Bu yalan değil. 10 insanımızdan 9’u fakir. Çoğunluğu fakir ailelerden geliyor ve paraya özenen insanlar…
-Yazları da Bandırma’dan tatil beldelerine kayıyormuş fuhuş…
A- Doğru… Durumu iyi olanlar Akdeniz’e inerler. Durumu iyi olmayanlar Erdek’e, Adalara gidiyorlar… Burada yaptığı işe değil paraya bağımlılık olayı var. Öyleleri var ki, ailesinin ve kendisinin ekonomik durumu çok iyi olmasına rağmen, evli olmasına rağmen yapıyor.
- Yani ortalama bir ayda fuhuştan ne kadar para kazanıyorlar?
P- Değişir… Kimi günde 100-150 milyon kazanıyor… Kimisinin aylık kazancı milyarı buluyor. Fazla bozulmamış bir bayan adam başına 100-150 dolara müşteri buluyor. Kötü durumda olanlar 3-5 milyona kendisini satıyor.
N- Benim bir arkadaşım var. 2 saatliğine 100 dolar para kazanıyor. Bir işe girse bu parayı bir ayda kazanacak. Bu insan gecede iki üç kişiyle yatsa 60-70 milyonu bir gecede kazanıyor. Bu da cazip geliyor.
- Lezbiyenlik, homoseksüellik, jigololuk yaygın mı?
A- Lezbiyenlik fazla yaygın değil. Homoseksüellik oldukça yaygın. bunlar da kendilerini becerene para veriyorlar. Jigololuk da yaşı genç ve yakışıklı, atletik yapılı çocuklar tercih ediliyor.
- Fuhuş yapan kadınlarda uyuşturucu kullanımı var mı? Hapın ve esrarın yaygın olduğu söyleniyor…
N- Ben hap kullandım…
- Ne tür haplar alıyorsunuz?
N- Akinaton kullandım. Bana D. alıştırdı.
- Ne yapıyor bu hap?
N- D. veriyordu bana sürekli. Hapı içip de üzerine alkol aldığın zaman hiçbir şey hatırlamıyorsun. Sakinleşiyordum. İçmediğim zaman hep kavga ediyordum. Bunlar da kavgacı olmayayım diye bana zorla vermeye başladılar. Üç ay kadar kullandım. Günde on-on beş tane içiyordum. İçtiğimizde sabah ayıldığımızda biz akşam ne yaptık, kiminle beraberdik diye birbirimize sorardık. Halüsinasyon görüyordum.
- Bu hapları nereden getiriyorlardı?
N- Doktordan alıyorlardı. Para ile doktora yazdırıp alıyorlardı. Bir-iki kutu değil, kutularca alıyorlardı. D. günde 30-40 tane hap içen biriydi ve sürekli hapımız oluyordu.
A- Beni de alıştırmaya çalıştılar ama ben içmedim.
“Yakalarını bırakmayız..!”
Okul-Aile-Polis- Basın işbirliği…
Okul, aile, polis ve basın… Bu bütünlük kurulamadığı sürece, sadece polisiye tedbirlerle fuhuşu önlemek mümkün değil. Mutlaka, aile, okul, qolis ve hatta basın işbirliğinin kurulması şart. Çünkü basın geniş kitlelere ulaşıyor. Uyuşturucunun tehlikeleri nelerdir, bu konularda halk aydınlatılırsa; fuhuşa insanlar nasıl sürüklenir bu konuda halk aydınlatılırsa; okul-aile ve polis işbirliği ile konunun içerdiği tehlikeler hakkında kamuoyu yönlendirilirse bu konularda çok büyük başarılar elde edilir.
Aile içi olumsuzluklara dikkat..!
Meslek hayatım boyunca bende bir takım gölemler edindim. Hiç kuşku yok ki, fuhua sürüklenen genç kızlarımızın büyük bir kısmı aile baskılarına maruz kaldıkları için, zorla evlenmeler nedeniyle bu batağa sürükleniyorlar. Çocuu kontrol ve denetim altında tutmak ayrı bir şey baskı altında tutmak ayrı bir şey. Genç dimağlar tabii ister istemez aile içi olumsuzluklardan ve baskılardan etkileniyorlar. Sadece fuhuş için değil uyuşturucu içinde aynı şeyi söyleyebiliriz. Genelde çocuklarını kontrol etmeyen, çocuklarının gidiş-geliş saatlerini, gittikleri yerleri kontrol ve denetim altında tutmayan aileler; çocuklarının sorunları ile ilgilenmeyen aileler; ana ya da baba ayrılmışsa bu tip sorunlu ailelerde uyuşturucu ve fuhuş gibi yönelişler ortaya çıkabilmekte…
Burada polise düşen görev, umuma açık yerlerin çok sıkı bir şekilde denetlenmesi. Ve çocukların uygun olmayan yerlerde tesbitinden sonra ailelerin bilgilendirilmesi. Yoksa polisin ailenin içine girip de çocuğu terbiye edecek durumu yok.
Aileler kuşkulu durumlarda polise haber versin…
Anne ve babalar, en ufak bir kuşkulu durumda, çekinmeden polisi arayarak yardım istemeli… Polis öcü değil polisin zaten halkına yardım etmekle görevli. Polis, halkın malını, ırzını, malını korumakla, hasta ve acizlere yardım etmekle görevlidir. Fuhuşa düşmüş yada düşmekte olan insan acizdir… Bu insanlara yardım etmek zaten bizlerin görevi. Polise geldi diye suçlu muamelesi görecek bir hali yok. Tam tersi, polis o gencimizi kazanmaya, o bataktan kurtarmaya çalışacak. Topluma yeniden kazandırmak için gerekirse tedavisiyle ilgilenecek. Polis, fuhuşun olumsuzlukları konusunda ikna edici olacaktır. O nedenle, anne ve babaların hatta gençlerimizin bizi bir büyük veya ber arkadaş olarak görüp yardımlarımızı istemisi gerekiyor. Böylesi olaylarda polis vetandaşın ilk aklına gelen yer olmalı. Ailelerimiz bunun bilincine varırlarsa olay büyümeden önlenir.
Kadın tacirlerine aman vermeyiz…
Biz asıl mücadeleyi gençlerimizi fuhuş batağına çeken ve bundan rant sağlayan kadın simsarlarına karşı veriyoruz. Bataklığın temelinde onlar var. Sinek bataklık meselesi ver ya asıl sorun batağı kurutmaksa, bizlerin hedefi de bu kadın tacirleri. Bunlar toplumu zehirliyorlar. Yaptıkları iş hiçbir inançla ve vicdanla bağdaşmaz. Eğer bunlar insanım diye toplum içinde dolaşıyorlarsa hiçbir insanlık bunu kabul etmez. Bir insanın kötü yola düşürülmesi insanlığın kabul edebileceği bir şey olabilir mi? Konuya neresinden bakarsanız bakın, kabul edilebilinir bir olay değil. Sizin aracılığınızla, bu tür insanım diyerek toplum içinde dolaşıp kadın tacirliği yapanların yakasını bırakmayız.