İki blok, tek blok (!?)
Yerel yönetim ile ilgili tartışmaların ve iddiaların odağında yer alan Çetin Yüce, SONKURŞUN’a konuştu: İki blok, tek blok (!?)
Bandırma’nın uzun bir süredir gündeminde çeşitli iddialarla yer alan Yüce İnşaat’ın Sahibi Çetin Yüce ile söyleştik.
Yüce, yerel yönetimle ve iddialarla birlikte anılmaktan rahatsız. Yüce ile yaptığımız söyleşiyi ‘YORUMSUZ’ okurlarımızın bilgisine ve takdirine sunuyoruz..
Öncelikle okurlarımıza kendinizi tanıtır mısınız?
Bandırma’ya ben 1989 yılında geldim.1991 yılında inşaat işina başladım ve o yıldan bugüne yaklaşık on beş bina yaptım ve hala da yapmaktayım.
Sizin siyasetle olan ilişkiniz 28 Mart yerel seçimleri öncesi AKP ile mi başladı?
Ben, yerel seçimler öncesi AKP üyesi bile değildim. Seçime bier ay kala falan AKP’ye üye oldum. Cemal Öztaylan’ın belediye başkan adayı olmasından sonra tabii ki partide belli huzursuzluklar yaşandı. İster istemez herkes adaylık için bir yarış yaptı ama bu yarış sonunda bir kişi galip gelir ve herkes bu kişiyi destekler. Biz destekledik ve devam ettik. O süreçte ben de belediye meclis üyeliğine aday oldum,olmadı. Olmadığı diye kimse ile sürtüşmedik. Çünkü, daha iyileri geldi, yapıyor. Tabii ki, şu anda daha iyi yapıyorlar yapmıyorlar bilemem.Benim AKP ile ilişkim böyle oldu. Bu ilişki içersinde bazı arkadaşlarla diyaloğumuz devam etti.
Ancak, şu hep konuşuldu. Senin Cemal Öztaylan’ın başkan adaylığını desteklemediğin ve bir başka başkan adayını desteklediğin..
O dönem Öztaylan’ı ben desteklesem ne olur desteklemesem ne olur.Benim parti içinde bir yetkim yoktu ki.Tabii ben Cemal Öztaylan’ı aday olduktan sonra tanıdım.Tabii Cemal Öztaylan için parti içinde ve dışında farklı söylemler oldu ama ben bunlara pek bakmadım. Düşündüm danıştım ve kısa bir süre içinde Cemal Öztaylan’ı destekleme kararı aldım.
Seçimler sonrası kamuoyunda en çok konuşulan sizin Recep Eraydın ile dostluğunuz oldu.
İşte, Eraydın’ın odasından çıkmıyor, birlikte iş yapıyorlar, ortaklar denildi..Yani bu dostluğunuz ranta ve rant paylaşımına açık, ihale kovalayan bir dostluk muydu?
Ben bugüne kadar belediyeden bir tane bile ihale almadım. Benim belediye ile ilişkim sadece belediyenin bazı inşaatları ile ilgili bir- iki tane usta verdim.
Hangi inşaatlar bunlar?
Bilemiyorum. Benden usta istediler bende gönderdim. İtfaiye binası yaptılar, mezarlık yaptılar ama ustalarımı nerelerde kullandılar bilemiyorum. Bu da herşeyden önce bir vatandaşlık görevi.Bizimde belediyemize bir yardımımız olsun istedik ve böyle bir yardımda bulunduk.
Eraydın ile dostluğunuz nasıl gelişti?
Eraydın’la sonuçta aynı mesleği yapıyoruz. Yani bu önceden gelen bir dostluktu ve halen de devam ediyor.
Peki, kamuoyunda sürekli tartışılıyor. Sizin Eraydın ile ortak olduğunuz iddia ediliyor. Aranızda ticari bir ortaklık var mı?
Benim Recep Eraydın ile ticari bir ortaklığım yok. Dileyen Vergi Dairesine, Ticaret Odası’na gider ya da nereden öğrenmek istiyorsa oradan öğrenir, benim hiç kimse ile ortaklığım yok. Benim bir tane ortağım var o da eşim. İnsanlar yakıştırıyor, evet yakıştırabilirler. İt ürür kervan yürür. Bugüne kadar söylenip gidiyor bu. Mart Meclis oturumunda Recep Bey açıklamasını yaptı bunun. Buna rağmen hala iddia eden var ise buyursun ilgili kurumlar nezdinde araştırsın.
Ancak, ortaklıktan şu kastediliyor. Bu ortaklığın resmi olmadığı iddia ediliyor. Diyelim ki, sizin bir yerde 20 dairelik işiniz var ve bu binanın 10 dairesi Recep Bey’in..Ama resmiyette bu daireler sizin üzerinize görünüyor.
Kesinlikle böyle bir şey yok. İftiradan başka hiçbir şey değil.
Peki, neden ve niçin Çetin Yüce ismi kamuoyunun, siyasi partilerin gündemine giriyor.?
Bunu bende anlayamadım. Birileri siyasette malzeme arıyordu ve bizi buldular. Konuları döndürüp döndürüp Çetin Yüce’de bitiriyorlar işi. Çetin Yüce bitince yarın bir başkasını bulacaklar.
Sonuçta bu olaylar sizin Eraydın ile dostluğunuzu etkilemedi mi?
Eraydın ile kendimizden emin olduğumuz için bizlerin dostluğunu etkileyebilecek ortada hiçbir şey yok. Ben kendimden eminim. Recep Bey da kendisinden emin. Yazılıp çizilenlerden kuşkusuz huzursuz oluyorsun ama ne yapacaksın? Ya yargıya gideceksin ya susacaksın ya da it ürür kervan yürür deyip geçeceksin.
Sizin belli arsa sahipleri ile ticari olarak görüştüğünüz ve yerlerini almak için arsa sahiplerine, ‘yeriniz kültür merkezi olacak’, ‘yeşil alan olacak’ diye tehdit ettiğiniz ve anlaşamadığınız yer sahiplerinin yerlerinin gerçekten bu amaçla imara işlenmesinin konu olduğu da iddia ediliyor.
Bunlar ciddi bir şekilde yalan. Bahsettikleri yer sahiplerinin yeri bellio yerlerin sahipleri de belli. Örneğin, bir oduncu olarak kullanılan bir yer var. Oranın sahibi belli. Bana takriben 1 veya 1.5 sene önce yurt dışından bir vatandaş geldi, söz edilen yerle ilgili. Benim yerim var, yapar mısın, dedi. Baktık, yaparız şunu veririz, dedik. Biz %30 dedik, o hayır ben %35 istiyorum, dedi. Başkaları ile de görüşmüş, anlaşamadık. Aradan 1- 1.5 sene geçti. Bu arsanın yerinin yeşil alan olup olmayacağını biliyorum tabii ki. İTÜ’ye yaptırılan planlar bu yönetim döneminde değil Ünlü döneminde yaptırıldı ve işim gereği takip ediyorum.
Çoğu yer sahibi yerinin yeşil alan olup olmadığını bilmiyor. Vatandaşın imara açık arsası yeşil alan olmuşsa gider yasal itirazında bulunur, kabul edilir ya da edilmez. Ama benim yeşil alansa ne kaldırma yetkim var ne de imare açık yeri yeşil alan yapma,yaptırtma yetkim var. Böyle bir şey olmaz, olamaz da zaten.Yer sahibi orada. Ben orasını yapsam ne olur yapmasam ne olur. Kiracı olan oduncu oradan çıkmamak için ortaya böylesi iddialar atıp, milletvekili Sedat Pekel’i aramış.Öğrendiğim konunun özeti bu.
Bir de Sabri Külcü’nün kayınvaldesinin yeri konu oldu.
Sabri K. orada ve kendisi ile görüşebilirsiniz. O da aynı, yaklaşık 1-1.5 sene önce geldiler, yerimiz var yapar mısın dediler. Yaparız dedik. O yer de imara açık bir yerdi. O arsanın yeşil alan olması bu planların onaylanmasına yakın bir zamanda gerçekleşti. Sabri K. de yer sahipleri yakın akrabaları olduğu için yapmak istemediğini, problem çıkacağını söyledi ve yapar mısın, dedi. Yaparız, dedik.Geldiler ama anlaşamadık onlarla. Başka bir şey yok. Ben kimse ile görüşemem mi, görüşüm. Benim doğal hakkım bu ve bu iş benim mesleğim.
Başkan Öztaylan, bu konularla ilgili sizinle görüştü mü..? Bunlar konuşuluyor, aslı astarı nedir, diye..?
Cemal ağabey ile ben çok sık görüşen biri değilim. Ayda bir denk gelirse görüşürüz. Bu konularla ilgili Cemal ağabey beni çağırmadı. Ben sadece olaydan iki gün önce dışarda gördüm kendisini ve böyle böyle dedikodular ortaya atıldı,benim böyle bir şeyle alakam yok, dedim. Çünkü, Cemal ağabeyin ismi de telafuz edildi bu işlerde ve ister istemez kendisi de rahatsız olmuştur. Gittim kendisine ve durumu anlattım.
Kamuoyunda en çok tartışılan olaylardan biri de Hakim ve Savcılara alınan lojman olayı.. Bu süreç nasıl başladı.?
Şimdi Adliye lojmanları ile ilgili yaklaşık 7-8 ay önce bir duyum aldık. Ben de bir teklif hazırladım, Bandırma Cumhuriyet Savcılığı’na bu teklifimi verdim. Aynı dönemde başkaları da tekliflerini verdi. Alım sürecine yakın, 2006’nın 10. ya da 11. ayında bu işin sonuçlanacağını da duydum. Biz internetten takip ediyoruz tabii ki işimiz gereği. Bu takip sürecinde Mehmet Bey’in dosyasının gündeme geldiğini, bizim dosyamızın kaldırıldığını yada hiç gündeme gelmediğini öğrendim. Benzer işleri yapmış,daha önce hakim ve savcılara lojman vermiş arkadaşlarım da var dışardan. Bu arkadaşlarımdan da bilgi alıp, bu doğrultu da Ankara’ya gittim. Bu benim doğal hakkım..
Şunu sormak istiyorum. Siz ilk teklifinizi verdiğinizde fiyat teklifinde de bulunmadınız mı?
Tabii ki verdim.
Sonra..?
Sonra bu dosyanın gündeme gelmediğini öğrendim. Bakanlığa gittiğimde bu dosyanın gündemlerine hiç gelmediğini söylediler. Aslında dosya gitmiş ama dosyaya kimse bakmamış. Bir tek Mehmet Bey’in teklifi var. Verdiğiniz dosyada fiyat ne kadar belirtseniz de bir yer ihaleye çıkar, 1 milyardan 10 milyara kadar gider. 1.ihalede kimse almaz 2.ihalede yer 8 milyara düşer. Yani ne kadar da fiyat belirtseniz olay pazarlık usulüdür. Oturursun, 150 milyar yazarsın 200 milyar yazarsın..Kim işine ne geliyorsa onu yazar..
Şimdi burada anlaşılamayan yanlar var. Siz doğrudan Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığı değil de neden ve niçin Ankara’ya ve Adalet Bakanlığı’na gittiniz.? Ankara’dan ve Bakanlıktan olaya müdahale etmenizin ana nedeni ne? Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığı’na gittiniz de, istediğiniz yanıtı mı alamadınız?
Gitmedim değil, gittim. Bana, biz sizin teklifinizi Ankara’ya gönderdik, kararı Ankara verecek ve sizi de çağıracaklar, dediler. Ama ben çağırılmadım ve bunun için Ankara’ya gittim.
Bu noktada Ankara’ya gittiniz..
Evet.
Teklifleriniz alınmış ve Ankara’ya gönderilmiş. Ankara’da Güçlendirme Vakfı, teklifleri incelemiş ve demiş ki, Mehmet Bey’in teklifi kabul edildi, bu binayı alıyoruz..Bu karar Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığı’na iletilmiş. Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığı da Mehmet Bey’e ‘alındı’ kararını tebliğ etmiş. Şimdi, siz bu nokta da Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığı’na gitseniz, bu karar size de söylenecek.Atlayıp, Bakanlığa neden gidiyorsunuz?
Engin Bey, daha ‘alındı’ yazısı Bandırma’ya gelmeden ben Ankara’ya gittim.Yazıyı postaya veriyorlar,postadan gelmesi 1 hafta ya da üç-beş gün.Ben bu süre içinde Bakanlığa gittim. Ayrıca, bu yazının Bandırma Cumhuriyet Savcılığı’na gelmiş olması bu işin bittiği anlamına gelmez. Süreç işliyor. Daha eksper gelecek,değer biçecek.Pazarlık devam edecek.
Bir dakika..Teklif sürecinde Bandırma’ya Güçlendirme Vakfı’ndan eksper yada teknik elemanlar gelmiş. Teklif edilen yerleri inceleyip, fiyat araştırması yapmış. Ayrıca, Mehmet Beye ‘alındı’ dendikten sonra da Bandırma’ya eksper gelmiş..
Geldik, dediler. Bizim dosyamız ya orada gündeme alınmadı yada farklı şeyler oldu, bazı şeyler yanlış anlaşıldı. Benim yerim için burası halen başlamamış denmiş.. Hatta boş yer gösterildiği söylendi..Doğruluğunu bilmiyorum.Onun için benim teklifimi hiç gündeme almamışlar.
Gelmişler de, sizin yeriniz için böylesi bir inşaat yok mu demişler?
İnşaatın yeni başlayacağını biliyorlarmış.
Sizin binanızın kabası bitmişti..
Bilmiyorlar.. Biz teklifimizi verdik ama teklifimizde yerimizle ilgili ‘halen inşaatı devam ediyor’ ibaresini belirtmemişiz.Bizim hatamız bu. Sorun bundan kaynaklandı.Ben resimlerini çektim, Bakanlığa götürdüm. İnşaatım şu durumdadır ve şu sene ,şu zamanda teslim ederim, dedim.Benimle pazarlık etmek isterseniz edersiniz etmezseniz istediğiniz yerden alırsınız, edim. Bu benim doğal hakkım,çünkü daha önce teklif vermişim.
Siz Ankara’da Adalet Bakanlığı nezdinde mi girişimde bulundunuz..?
Hayır..Direk bizzat kendim gittim,müsteşar ile görüştüm.
Bir dakika..Siz Ankara’ya Bakanlığa gidip, müsteşarla görüşüp, ben bir teklif verdim,şu oldu bu oldu, benim teklifim değerlendirilmedi demediniz mi..?
Tabii gittim,Adaleti Güçlendirme Vakfı Başkanlığı’na çıktım. Oradan Bakanlık müsteşarına yönlendirdiler beni.Müsteşar alınacağını biliyordu ama olayın teknik yönünü bilmiyordu. Çağıralık görüşelim, dedi. Çağırdılar, görüşüldü ve sonra bizim dosyamız bulundu. Müsteşar da, burada 2.bir teklif var ise, biz burada tüyü bitmemiş yetimin hakkını yediremeyiz, kardeşim ver teklifini dedi.Değerlendirilsin, uygun olan belirlensin, dedi. Bana 20 gün sonra Bandırma Cumhuriyet Savcılığı’ndan bilgi geldi, sizin teklifiniz kabul edildi, dendi.Eksper gelecek, değer biçeçek. Fiyatlar uyuyorsa bu iş sizde kalacak, dendi. Verdiğim rakam da belli. Gidip, bir inşaata birde verdiğim fiyata baksınlar, aradaki farkla ben rant mı sağlamışım devlete bedava mal mı vermişim ona göre karar versinler.
Ben bunu da anlayamıyorum. Ben aslında bu daireleri zararına verdim, diyorsunuz. Normal koşullarda satsam daha yüksek fiyata satardım,dediniz. Ben neden o zaman verdiniz dediğimde de, “gücüme gitti gelişmeler” dediniz. Gücünüze giden, onurunuzu zedeleyen ne idi?
Onuruma gitti demem ben ama gücüme gitti demişimdir. Çünkü, ortada iki dosya varsa ikisinin de değerlendirilmesi gerekirdi. O değerlendirilmedi. Neden değerlendirilmedi bilemem. Buna istinaden gücüme gitti. 50 iş yaparsınız birinden de zarar edersiniz yada para da kazanmazsınız. Devletimize 28 tane daire yapmışız,para kazanmamışız çok mu?
Bir de 3 dükkan var..Hakim ve Savcılar dükkanları ne yapacak?
Bloğun altında 3 dükkan var. Çünkü,o bloğun altındaki dükkanları bir başka şahıs alsın istemedik. Bloğun komple kendilerine ait olmasını istediler. Bildiğim kadarı ile dükkanları kendilerine lokal yapacaklar.
Hakim ve Savcılara verdiğiniz blokta dairelerin bazılarını satmışsınız. Şimdi bu ihaleden sonra da sattığınız daire sahipleri ile sorun yaşamışsınız.
Bu blokta benim arsa sahiplerinin daireleri vardı ve biz onlarla zaten anlaşıyoruz. Sorun yok. Bir sattığım daire vardı, onunda sözleşmesinde sattığım dairenin illa ki o bloktan olması gibi bir kayıt yoktu. Onlarla da anlaştık.
Şimdi, Paşakonakları ile ilgili farklı şeylerde tartışıldı kamuoyunda. Yaptığınız bloklar bitişi mi ayrık nizam mı?
Bitişik nizam diye bir şey yok. Bu işi bizden daha iyi bilen inşaat mühendisleri, mimarlar odası,belediyede imar işleri müdürü,harita mühendisleri var. Onlara sorun. İmar durumu doğru mu yanlış mı, gidip onlara sorsunlar.Ben iki tane bloğu yanyana yapabilirim. Buna kimse karışamaz yani.
Bu bloklar ayrık mı bitişik nizam mı?
Ayrık nizam tabii ama orada birleştirebiliyorsun binaları. Orada bir problem yok. Nasıl bir imar durumu aldıysam, aynısını yaptım.
Yani bu bloklar ayrık nizama göre yapılmış..?
Şu anda bu bloklar köşe noktalarından birleştirilmiş.Yani tek blok gözüküyor onlar.Bitişik nizam değil. Zaten ‘A-1’, ‘A-2’..Ya da A-B-C-D diye blok yok orada.Tek blok gözüküyor. İki tane blok tek blok, diğer iki blokta tek blok gözüküyor.
Peki, iki bloğun tek blok olarak gözükmesi bitişik nizama girmiyor mu?
Hayır, niçin bitişik nizama girsin?
O zaman niçin biz iki blok tek blok diyoruz.?
Yani, iki bloğu tek blok olarak telafuz ediyoruz dediğimiz vakit orada şimdi dört blok var. Mimari olarak dört blok gözüküyor ama resmi imar planına baktığınız zaman, imar planında gösterir zaten iki blok tek blok olarak çıkıyor.
Siz bu inşaata başlardığınız zaman imar tadilatına falan gittiniz mi..?
Bir tek otoparkla ilgili yaptık. Bir tek otopark ilave ettik ve onun tadilatını yaptık.Şimdi, bu bloklar ayrık nizam değil tabii ki köşelerinden birleşiyor ama tek blok sonuçta. Ayrı ayrı blok değil.
Vatandaşında dediği şey şu. Normal anlamda her blok ayrık nizama göre inşaa edilmiş ve bitişik nizam değil.Ama bu bir şekilde birleştirilmiş, her iki bloğun arasında en az 6 metre mesafe olması gerekiyor. Ayrıca bu bloklar kendi başına tek blok olarak kabul edildiğinde 18/1 uygulaması çerçevesinde her bloğa %35 bahçe payı vermeniz gerekiyor.
Orada %35 diye bir şey yok.Orada katsayı var.Arsa alanının tamamının %2’sini yaparsın. Orada iki katın ne kadar yeri var, 6910 mt2 yer var. Bunu 2 ile çarparsınız, ne yapar: 16 bin 500 metre,17 bin metre..Bu kadar inşaat yaparsın oraya. Burada % 35 yok.
Bu alanda 18/1 uygulaması çerçevesinde % 35 yok mu..?
Hayır, yok. Gidin bakın. Ayrıca %35 dışına çıkmışım diye de bir şey yok. Bana 16 bin metre 2 inşaat yaparsın denmiş, ben de 16 bin metre 2 inşaat yapmışım.
Şimdi bu imar mevzuatına göre bitişik nizam mı ayrık nizam mı?
Bu şu anda tek blok. Mimari açıdan isteyen bitişik nizam algılar isterse ayrık nizam olarak algılar. Yani bir blok olur, o bloğun bir girişi de olur iki girişi de olur.Sonuçta bir blok bu.
İki blok tek blok yani..
Tabii..’A Blok’, A blok..’B Blok’ B blok..Sen bunu istediğin yere çek. İsten bitişik de ister ayrık nizam de..Ne dersen de..Bu beni ırgalamaz. Benim imar durumum budur ve ben bunu uyguladım. Bahçe sınırlarını koruduğunuz sürece yapacağınız binayı nasıl isterseniz öyle yaparsınız. Bunu gitsinler makamlardan, kurumlardan öğrensinler. Başka ne diyeyim..?
Yani burada iki blok gözüküyor ama bu tek blok diyorsunuz. Ne oluyor iki blok tek blok..!?
Görsel olarak iki blok gözüküyor. Bu algı ile ilgili bir sorun.
Burada 18 uygulaması yok diyorsunuz..?
Burada 18/1 uygulaması var, yok değil..Var da burada imar durumu farklı. Burada kat payı var. %35 yok burada. Paşabayır’ın bazı yerlerinde %35 vardır, bazı yerlerinde kat payı vardır. Katsayı da şudur. İnşaat metre 2’sinin 1.40 idi bazı yerlerde bazı yerlerde 1.60’dır, bazı yerlerde 2’dir.. Burası imar paftasında da ticaret gözüküyor ondan dolayı altlarına dükkan yaptım.
Vatandaş bu alanı 18/1 uygulama kapsamında gördüğü için %35 bahçe payından söz ediyor.
% 35 değil, benim orada aşağı yukarı bahçe payım % 70’in üstünde şu anda.Ben buranın tabanda % 25’ini kullandım. Burada bir rant da yok, yer de benim değil kat karşılığı anlaşmışım.
Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?
Bu tartışmalardan tabii ki üzülüyorum. Bu memleketin konuşulacak, tartışılacak başka sorunları yok mu? Çetin Yüce şunu yapmış bunu yapmış.. Kardeşim, Çetin Yüce yanlış bir şey yapmışsa bu memleketin hakimi vardır,savcısı vardır.Onlar buna karar verir. Yani bu memlekette kimse kimseye öyle bedava iş yaptırtmaz. Gitsinler belediyenin yaptığı işler eksik mi tamam mı onları takip etsinler. Yoksa benimle ilgili iddiaları ortaya atanların amaçları ne, bunu çözemiyorum. Haftasonu olduğunda en az 3-5 bin aile kent dışına çıkıyor.Yazık değil mi? Gitsinler, bunları takip etsinler.Bu insanları hafta sonları kent dışına göndermeyelim..Bursa’ya İstanbul’a bu kadar insan ayda 3-5 trilyon para bırakıyor.Bu paraları Bandırma’da nasıl bıraktırırız bunların hesabının peşinde olsunlar.
Hakim ve Savcılara lojman alımında siyasi müdahale oldu mu..? Yerel yönetim bu olaya dahil oldu mu?
Kesinlikle böyle bir şey yok.
Sizin bilginiz dışında olmuş olabilir mi?
Bunu ben bilemem. Ben kendi işimi kendim kotarırım.
Engin ARICAN