Su değil yılan hikayesi (Analiz – Şubat 2001)

Bandırma’nın içme suyu ihtiyacını karşılamak amacıyla Gönen Barajı’ndan su temini ve yapılacak isale hattı, arıtma tesisi ön projesini, gerekli şartnameleri ve fizibilite raporunu hazırlayarak, kontrolörlü ğünü yapmak amacıyla 15 Nisan 1997 tarihinde gerçekleşen ihaleyi kazanan MEDİ Mühendislik Müşavirlik İnşaat Ltd.Şti.’ nin 7 Mayıs 1997 tarihinde Noterlikte Belediye ile sözleşme yapması üzerinden 7 ay geçtikten sonra 4 Kasım 1997 tarihinde Encümen’de sözleşmesinin iptali ve sonrası gelişmeler SKANDAL niteliğinde..

15 Nisan 1995 tarihinde yaşanan su sıkıntısından hareketle belediye eski Başkanı Durgut Ergin’in başlattığı ‘dönüşümlü su uygulaması’ile birlikte Bandırma,ileriye dönük su temini yönünde çalışmalara başladı.
Tüm bölgede su kaynakları kapsamlı olarak araştırılıp ,ele alınırken,ilgili Bakanlıklar ve kurumlar arasında resmi yazışmalar gerçekleştirilirken,Ergin yönetimi Bandırma’ının içme suyunun Gönen Barajı’ndan temin edilmesi yönünde karara vardı.
17 Temmuz 1996 tarihinde 2870 Sayılı yazı ile Bandırma Belediyesi,içme suyunun Gönen Barajı’ndan tahsis edilmesi yönündeki resmi müracaatına olumlu yanıt aldı.
24 Ocak 1997 tarihinde Gönen Barajı projesi,yerel yönetimin yoğun çabaları ve girişimleri neticesinde, DPT tarafından 1997 Yatırım Programına alınarak Resmi Gazete’de yayınlandı.
31 Ocak 1997 tarih ve 439 sayılı yazı ile suyun santralden geçmeden önce enerji tüneli çıkışında cebri borudan branşmanla alınması Enerji Bakanlığı ve DSİ tarafından uygun görülürken bununla ilgili bizzat DSİ tarafından baraj gövdesine vana konuldu.
12 Nisan 1997 tarihinde Bandırma Belediyesi,Gönen Barajı’nın sulama,içme-kullanma suyu temini,enerji ve taşkın kontrollü amaçlı bir baraj olduğuna dair Başbakanlıktan ‘olur’aldı.
Projenin sorumluluğunu ve fiili anlamda gerçekleştirilmesi sorumluluğunu İller Bankası ve DSİ yerine dış kredi ile Hazine garantisi sağlanarak gerçekleştirme kararı alan dönemin belediye başkanı Durgut Ergin ve yönetimi,Bandırma’nın içme suyu ihtiyacını karşılamak amacıyla Gönen Barajı’ndan su temini ve yapılacak isale hattı,arıtma tesisi ön projesini,gerekli şartnameleri ve fizibilite raporunu hazırlamak,kontrolörlüğünü yapmak amacıyla 15 Nisan 1997 tarihinde ihale gerçekleştirirken,ihaleyi MEDİ Mühündislik Müşavirlik İnşaat Ltd.Şti kazandı.
İlginç ve halen Belediye ile Medi firması arasında mahkemelik olmaya uzanan süreçte bu ihale ve sonrası gelişmelerle başladı.

Firma, fason mu?
Yaklaşık 40 milyon dolar keşif bedelle ihaleye çıkartılacak Bandırma tarihinin mali portresi ve kapsamı en büyük projesinin ön hazırlıklarını yapacak,gerekli şartnamelerini ve fizibilite raporunu hazırlayarak,kontrolörlüğünü yapacak MEDİ firması Mart 1997 tarihinde kurulmuş bir firma olması ve kuruluşundan bir ay sonra gerçekleşen ihaleyi kazanması(!) başlangıçta kamuoyunun dikkatini çekmedi.
MEDİ,proje ile ilgili ihale sonrası Belediye ile 7 Mayıs 1997 tarihinde Noterlikte sözleşmesini yaparak,çalışmalarına fiilen başladı.

Her ay 3 bin Dolar !..
12 Eylül 1997 tarihinde Encümen’de İmar İşleri Müdürlüğü’nden bir yazı ve talep dikkat çekti..
Buna göre,MEDİ’nin sözleşme ile belirlenmiş çalışmaları bünyesinde, finansal tabloları hazırlamak üzere kredinin ilk kullanımı ile son kullanımı arasında istihdam edilmek ve ücreti firma tarafından karşılanmak üzere ‘MALİ MÜŞAVİR’ çalıştırılması için sözleşmeye madde ilave edilmesi talebi ele alındı ve DSP’li üye Nurgül Barış’ın muhalefeti DYP’li Encümen üyelerinin oyuyla,oy çokluğu ile kabul edildi.
Ancak,konunun basında yer alması ve söz konusu ‘MALİ MÜŞAVİR’in dönemin Belediye Başkanı Durgut Ergin’in ‘DANIŞMANIM’olarak kamuoyuna lanse ettiği Burhan Arıker olduğunun yer alması ve anlaşılması ; muhalefete mensup Meclis üyeleri dışında DYP’li Meclis üyelerin karşı çıkışı nedeniyle Ergin,’Danışmanı Arıker’ ile baskılar arasında uzun bir süre tercih noktasında sıkıntı yaşadı.

MEDİ devreden çıkartıldı..
Bu gelişmeler yaşanırken,MEDİ Firması’nın 15 Nisan 1997 tarihinde kazandığı ihale ve 7 Mayıs 1997 tarihinde Belediye ile Noter huzurunda imzaladığı sözleşme,sekiz ay sonra,4 Kasım 1997 tarihinde iptal edilmek üzere Belediye Encülmeni’ne İmar İşleri Müdürlüğü yazısı ile havale edildi.
Sözleşmenin iptal gerekçesi olarak ise MEDİ ‘nin ‘iş kapsamında yetersiz olmasının anlaşılması’olarak gösterilirken,karar Encümen’de oybirliği ile alındı.

İhaleye fesat mı karıştı?
Dönemin belediye başkanı Durgut Ergin,geçtiğimiz günlerde DYP ilçe merkezinde gerçekleştirdiği basın toplantısında, MEDİ firmasını yetersiz olduğu için devreden çıkarttıklarını beyan ederken,’Bandırma çocuğu’,’yakın arkadaşım’,’okul arkadaşım’olarak nitelendirdiği Ahmet Tekeli’nin sahibi bulunduğu Tekeli Müşavirlik firmasına ihaleyi verdiklerini açıkladı..Bu açıklama sonrası aynı dönem Meclis üyeliği yapmış bir çok DYP’li eski meclis üyesi,MEDİ ile sözleşmenin iptalinden önce Tekeli ile anlaşmaya varılmış bulunduğunu hatta Tekeli’nin fiilen çalışmaya başladığını bildiklerini beyan etmekteler..

İhale gerçekleşiyor..
4 Kasım 1997 tarihinde MEDİ ile sözleşmesini iptal eden Bandırma Belediyesi,aynı gün Encümen toplantısında yeni Müşüvirlik Firmasının belirlenmesi amacıyla ihale kararını oybirliğiyle alırken,çok değil yalnızca üç gün sonra ,7 Kasım 1997 tarihinde gerçekleşen ihale ile yeni müşavirlik firması Tekeli Müşavirlik ve Mühendislik Ltd.Şti. belirlendi.
MEDİ’nin sözleşmesinin iptalinden üç gün sonra ihale ile projenin müşavirlik sorumluluğunu alan Tekeli Müşavirlik ve Mühendislik Ltd.Şti.,7 gün sonra,14 Kasım 1997 tarihinde Bandırma İçme Suyu ve Arıtma Tesisi ile ilgili proje üzerinde çalışmalarını bitirerek,ihaleye çıkmak için hazır olduğunu Belediyeye bildirdi.
MEDİ,Ergin’i mahkemeye verdi
Sözleşmesinin iptal edilmesi sonrası MEDİ firması yöneticileri eski başkan Ergin’le görüşmelerinden bir netice alamamaları üzerine ve yeni müşavirlik firmasının sözleşmenin iptalinden üç gün sonra Tekeli olarak belirlenmesi üzerine Bandırma Belediyesi’ni mahkemeye verdi.
MEDİ firması yetkilileri yaptıkları açıklamalarda,Belediyenin 6 aylık müşavirlik çalışmalarını nihayete erdirme aşamasında sözleşmelerinin tek yanlı ve keyfi olarak iptal edildiğini belirterek,Belediyenin Tekeli Müşavirlik ve Mühendislik Ltd.Şti. ile işbirliği içinde kendi çalışmaları ile projeyi ihaleye çıkarttıklarını belirtti.
Aynı günlerde MEDİ yöneticileri Bandırma’da kimi yerel basın organlarını ziyaret ederek,sözleşmenin iptal edilmiş olmasının gerçek nedeninin farklı nedenleri olduğunu belirtirlerken,mahkeme sonucunda bildiklerini kamuoyuna açıklayacaklarını beyan etti..

Ceremesini bugün çekiyoruz
Bandırma’nın içme suyu ihtiyacını karşılamak amacıyla Gönen Barajı’ndan su temini ve yapılacak isale hattı,güzergah tesbitleri,kamulaştırma yapılacak alanların belirlenmesi,ilgili Bakanlık ve resmi kurumlar ile gerekli yazışmaların yapılması,arıtma tesisi ön projesini,gerekli şartnameleri ve fizibilite raporunu hazırlamanın an az 7 aylık bir çalışmanın gerekli olduğu belirtilirken,3 gün içersinde yani ihaleyi aldıkları 7 Kasım 1997 tarihinden tam üç gün sonra 10 Kasım 1997 tarihinde, tüm bu çalışmaların bitirildiğinden hareketle Bandırma Belediyesine dosyasını sunmuş olması ilgi ile karşılanıyor.
14 Kasım 1997 tarihinde toplanan Belediye Encümeni ise müşavirlik firmasının üç gün içersinde hazırlayarak(!) kendisine sunduğu projenin uygunluğunu onayladı. Hazırlıkların ne kadar ham ve gerçek değerlerden yoksun olduğu,tatbiki proje safhasında ortaya çıkarken, bugün yaşanan bir çok sorunun başlangıç temelini oluşturduğu görüldü.

Gecikme projeyi vuruyor
Müşavir firmanın belirlenmesinde yaşanan garip trafik dönem ve dönemin sorumluluları ile ilgili iddalara neden olurken,kısa sürede hazırlanılarak gerçekleştirilen ihaleninin keşif değerlerininin ile fizibilite raporunun gerçeği yansıtmaması projenin tıkanma ile karşı karşı kalmasına neden oldu.
Gelinen nokta da,Teknik Birim Fiyatlarına göre hakedişini alan müteahhit firma ile yerel yönetim, dışardan Hazine garantisi ile temin edilen paranın bittiğine dikkat çekerlerken, ihale şartnamesinde yer alan %30 oranında ek kaynak hakkının bir an önce devreye sokularak,projenin gerçekleşmesinin geciktirilmesi önündeki engellerin kaldırılması bekleniyor.Bandırma İçme Suyu ve Arıtma Tesisi Projesi’nin hemen her aşamasında projenin İller Bankası ve DSİ tarafından neden gerçekleştirilmediği gündeme geldi.Geldi gelme sine ama Bandırma tarihinin mali portresi ve kapsamı en büyük projesinin altında Devletin ve devlet kuruluşu olan İller bankası ile DSİ’nin kalacağı iddia edildi birileri tarafından hep..
Belediye eski başkanı Durgut Ergin ile milletvekili İlyas Yılmazyıldız, İller Bankası neden devreden çıkartıldı sorusuna hep,projenin İller Bankası’na verilmesi durumunda yıllarca süreceğini ve yaşanacak ödenek sorunları ile birlikte Bandırma’nın su sorununun yıllarca sürüncemede kalacağını iddia ediyorlardı..
Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiği basın toplantısında Ergin,”İller Bankası’na ben sordum.Kaç senede bu proje gerçekleşir,dedim.Bu iş uzun sürer 5-6 senede başaramayız, dediler. Ankara’dan dönüp, Belediye meclisi’ne yetki verdim ve projenin Hazine garantisinde dış kredi ile yapılması için onay aldım.Aciliyeti ve çabuk işlemesi için takibi kendimiz yaptık.Çünkü,İller Bankası önünde bu şekilde 150-200 büyük proje vardır.İller Bankası,bir devlet kuruluşu.Ne kadar ağır çalıştığı ortada”sözlerinin gerçeği yansıtmadığı ve tam tersi,Ergin’in ‘Bu iş İller Bankası ile olmaz”dediği nokta da,İller Bankası’nın proje hazırlıklarını çoktan tamamlamış bulunduğu bugün su yüzüne çıkıyor..

Başta Devletin kapısını çaldılar
Mart 1994 yerel seçimlerinde Durgut Ergin’in DYP’den belediye başkanlığına seçilmesi sonrasında Bandırma’da ciddi bir su sorunu yoktu.Bandırma,susuzlukla seçimlerin üzerinden bir yıl geçtikten sonra 15 Nisan 1995 tarihinde belediye hopörlörlerinden Belediye Başkanlığı adına yapılan anons ile tanıştı.Bundan böyle 24 saat ara ile dönüşümlü su uygulamasının başladığı halka duyurulurken,Bandırma,yıllar sürecek su sorunu tartışmaları içine girdi.
Ergin ve yönetimi,dönüşümlü su uygulamasının başlaması ile birlikte,Bandırma’nın önüne iki aşamalı bir program koydu. Kısa vadeli program çerçevesinde,lokal arayış ve çözümlerle,kuyuların islah edilmesi,yeni kuyuların açılması,isale hattındaki kaçakların tesbit edilmesi çalışmaları yürütülürken,Tophisar’da iki salyangozun arızalı olduğunu tesbit etmekten aciz olan yerel yönetim Bandırma’yı nedendir bilinmez yaklaşık üç sene susuzluktan kırıp geçirdi.Hal böyle iken,uzun vadeli çözüm kapsamında Bandırma’nın artık derin su kuyuları ile su ihtiyacını karşılama olanağının olmadığını tesbit eden Ergin ve yönetimi,baraj ve göletlere yöneldi.

Yeşildere-Gölecik,Manyas ve Gönen Barajları hatta Kuş Gölü dahil olmak üzere bölgedeki bütün yüzey su kaynakları Bandırma’nın gündemine gelir ve DSİ ile İller Bankası ile görüşmelerde,bilgi alış verişlerinde bulunulurken,Ergin ve yönetimi,uzun vadeli su ihtiyacının karşılanması konusunda Gönen Barajı’ndan su temin edilmesine karar verdi.
Bandırma’nın nüfusu 100 bini geçmemiş olduğu için İller Bankası, Bandırma’nın su arayışlarında kapısı çalınan tek Devlet kuruluşu oldu ve İller Bankası,Bandırma’nun su arayışında da,Gönen’den su temin edilmesi çalışmalarında da Ergin ve yönetimi için vazgeçilmez kapı idi.

Barajdan su tahsisini İller Bankası sağladı
Bandırma Belediyesi,dönüşümlü su uygulamasının başlamasının üzerinden yaklaşık 7 ay geçtikten sonra ,15 Kasım 1995 tarih ve 25266 sayılı yazı ile İller Bankası’ndan içmesuyu ihtiyacının Gönen Barajı’ndan tahsis edilmesini talep etti.
İller Bankası’nın bu talep üzerine DSİ Genel Müdürlüğü ile yazışma içersine girmesi sonucunda,DSİ Genel Müdürlüğü 19 Haziran 1996 tarihli 4827 sayılı yazı ile Bandırma ve Gönen Belediyelerine talep edilen 1250 lt/sn suyun gerekli ‘protokolün’ tanzimi koşulu ile Gönen Barajı’ndan içme-kullanma suyu olarak temin edilebileceğini bildirdi.

İller Bankası devrede
İller Bankası,Ergin ve Yılmazyıldız’ı adeta yalanlarcasına Gönen Barajı’ndan suyun temin edilmesi ile ilgili hazırlık ve çalışmalara süratle başladı.
İller Bankası Genel Müdürlüğü,dönüşümlü su uygulamasının başlamasının üzerinden yaklaşık 17 ay,DSİ Genel Müdürlüğü’nün Bandırma ve Gönen’e Gönen Barajı’ndan içme suyu temin edilmesine ‘olur’vermesinin üzerinden yaklaşık 3 ay sonra Bandırma Belediyesi’ne 3 Eylül 1996 tarihinde yazdığı yazıda,tüm araştırma ve mühendislik çalışmaları ile suyun Baraj gövdesinden alınması ile ilgili detaylı bir rapor sunuyor.
Yazı ilginç ve ilginç olduğu kadar bugün yaşanan tartışmalara ışık da tutuyor!..
O dönem kamuoyu niçin sürekli yanıltıldı?
3 Eylül 1996 tarihli İller bankası Genel Müdürlüğü’nün Bandırma Belediye Başkanlığı’na yazısında,”Bandırma Belediyesi’nin su ihtiyacı için Gönen Barajı’ndan 31.36hm3/yıl su verilebileceği,ancak Gönen ve Bandırma Belediyelerine içmesuyu temini için geliştirilecek projenin bir bütünlük içersinde ele alınmasının teknik ve ekonomik yönden uygun olacağı belirtilmekte,barajın enerji amacının da olması nedeniyle suyun santralden geçtikten sonra mı,geçmeden mi alınacağı,isale güzergahı,arıtma tesisi ve bu tesislerin maliyeti sorulmaktadırSuyun santralden geçtikten sonra alınması durumunda kot kaybından dolayı cazibe ile iletilememesi nedeniyle santralden geçmeden alınması Bankamızca uygun görülmemektedir.Proje kapsamındaki tesislerin toplam maliyeti 1996 yılı birim fiyatlarıyla 2.3 trilyon TL.mertebesindedir.İsale hattı güzergah taslağı 1/100.000 ölçekli genel durum planı işlenerek ilişikte gönderilmiştir”..
Basın mensupları,DYP ilçe merkezinde gerçekleşen basın toplantısında dönemin başkanı Durgut Ergin’e soruyorlar:’Neden İller Bankası’ndan fiyat almadınız?’
”Bunlar mesnetsiz iddialar.İller Bankası’na kim,ne zaman müracaat etmiş de İller Bankası bu yanıtları vermiş?Bu şekilde yöneticilik yapılmaz..”sözleri ile Ergin kestirip atıyor..
Çok geçmeden,İller Bankası’na bizzat başvuranın ve bilgi ile fiat isteyenin dönemin Başkanı Durgut Ergin olduğu ortaya çıkıyor..Söz konusu belgeyi ise kamuoyuna milletvekili Yılmazyıldız dağıtıyor..
İller Bankası,Proje Etüt Raporu’nu hazırlamış!..
İller Bankası,3 Eylül 1996 tarihli Bandırma Belediye Başkanlığı’na yazdığı yazıda,’Gönen Barajından Gönen ve Bandırma Belediyelerine İçmesuyu Teminine Yönelik Etüt Raporu’nu da gönderiyor..
İki sayfalık Rapor’da,” yörede artan su ihtiyacını karşılayabilecek memba bulunmamaktadır.Yeraltısuyu ise bugünkü ihtiyacı ancak karşılayabilmektedir.Bu nedenle,bu tür büyük yerleşimlerde olduğu gibi,Gönen ve Bandırma’nın da su ihtiyacının barajdan karşılanması tek çözüm olarak karşımıza gelmiştir.Bu konuda DSİ ile yapılan yazışmalarda Gönen’in su ihtiyacının tamamının (250lt/sn= 7.884hm3/yıl), Bandırma’ nın su ihtiyacının ise 2/3’ünün (1000lt/sn=31.36hm3/yıl),yapımı tamamlanan ve su tutmaya başlanan GÖNEN BARAJI’ndan karşılanabileceği öğrenilmiştir.İlk etüdlerin yapılması amacıyla Genel Müdürlüğümüz İçmesuyu Dairesi Başkanlığı’ndan Şb.Müdürü Coşkun Gürel,Şb.Müdürü Mustafa Filiz ve İnş.Müh.Şükrü Aygar’dan teşekkül eden heyetimiz görevlendirilmiştir.2.Bölge (Bursa) Müdürlüğümüzden Jeo.Baş.Müh.Mustafa Arık ve İnş.Müh.Emine Bakışkan’ın da iştirakleriyle 24/25-7-1996 tarihinde mahallinde isale hattı güzergahı ve arıtma tesisi yeri belirlenmiştir.DSİ Genel Müdürlüğü Etüt ve Plan Dairesi Başkanlığı’nın 17-7-1996 tarih ve 2870 sayılı yazısında suyun enerji santralinden geçtikten sonra mı geçmeden mi alınacağı sorulmaktadır. Suyun santralden geçtikten sonra alınması durumunda önemli ölçüde kot kaybedilecektir. Bu nedenle,suyun santralden geçmeden alınması daha uygundur.Böylelikle hem Gönen’in hem de Bandırma’nın büyük bölümlerini besleyen alt kat depolarına su cazibe ile iletilebilecektir.Bu duruma göre,ekli krokiden ve genel durum planından görüleceği gibi su,baraj çıkışında DSİ’nin uygun göreceği yerden(dip savaktan veya cebri borudan)alınacak,24.5km1500mm.lik borularla Gönen yakınında yapılacak arıtma tesisine cazibe ile getirilecektir.Hamsu burada arıtıldıktan sonra Gönen’in ihtiyacı olan 250lt/sn su,L=4km, ve 500mm.lik isale hattıyla Gönen’in 2 adet 500m3’lük mevcut alt kat depolarına cazibe ile iletilecektir.Bandırma için verilen 1000lt/sn. su ise L=50km,1300 mm.lik isale hattıyla arıtma tesisinden cazibe ile Bandırma’nın V-3000m3’lük mevcut alt kat depolarına akıtılacaktır”..
Bu yazının anlamı,dönemin Başkanı Ergin’in küçümsediği ve yok saydığı İller Bankası’nın daha 96 yılı Eylül ayında,projenin hatlarını ve maliyetini,güzergah tesbitlerini,isale hattını,arıtma tesisini ve suyun nereden ve nasıl alınacağını ,boru büyüklüklerine ve çaplarına kadar belirlemiş olmasıdır.
Devlet ve dönemin ilgili kamu kurum ve kuruluşları,kamu yöneticileri sorumluluklarını KISA SÜREDE ve LAYIKIYLA yerine getirerek,Bandırma Belediye Başkanlığı’na RAPOR olarak sunmuşlardır..
İşte,bu çalışmaların ürünüdür ki,12 Mayıs 1997 tarihinde proje ile ilgili Başbakanlık ‘OLUR’ u da alınmıştır.
l DSİ Genel Müdürlüğü İller Bankası’nı ‘PROTOKOL’ yapmaya davet ediyor..

İller Bankası bir anda devre dışı bırakılıyor!
Herşey DSİ Genel Müdürlüğü’nün İller Bankası Genel Müdürlüğü arasında,Bandırma ve proje için dönüm noktası olan ‘PROTOKOL’ imzalama noktasına geldiğinde ÇEHRE değiştiriyor.
Devletin ÇARKI işlemesi gerektiği gibi ‘tıkır tıkır’işler ve projenin gerçekleşmesi yönünde aşılması gereken engeller İller Bankası eliyle bir bir aşılırken, DSİ Genel Müdürlüğü 17 Ekim 1997 tarihinde İller Bankası Genel Müdürlüğü’ne “Gönen Barajından Bandırma ve Gönen Belediyeleri’ne İçmesuyu Verilmesi Hakkında Protokol” talebinde bulunarak,hazırlanmış protokol metnini gönderiyor.
DSİ ile İller bankası arasında imzalanacak ‘protokol’ile ihale ve fiili işe başlama sürecine geçilecekken, Ergin yönetimi,o güne kadar yapılmış tüm çalışmaları ters yüz ederek, günümüze kadar taşınan sorunlu ve projeyi tartışma konusu yapan bir sürecin kapılarını ardına kadar açıyor..
1997 yılı başında HER NE OLUYOR İSE, Bandırma Belediyesi,bu ihaleyi kendi imkanları ile yapma kararı alarak ,İller Bankası’nı devre dışı bırakma yönünde ilk somut adımı atıp,15 Nisan 1997 tarihinde kuruluşu yaklaşık bir ay öncesine dayanan MEDİ Mühendislik ve Müşavirlik firmasına ,YENİDEN, Bandırma’nın içme suyu ihtiyacını karşılamak amacıyla Gönen Barajı’ndan su temini ve yapılacak isale hattı,arıtma tesisi ön projesini, gerekli şartnameleri ve fizibilite raporunu hazırlamak, kontrolörlüğünü yapmak amacıyla ihale yoluyla veriliyor..

Oldu-bittiler yaratılmaya başlanıyor!

İller Bankası yöneticileri şaşkınlık içinde kalıyorlar!..

DSİ ile İller Bankası’ nın imzalayamadıkları ‘protokol’ bugün karşımızdaki en büyük engel!

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin iki kurumu, DSİ Genel Müdürlüğü ile İller Bankası Genel Müdürlüğü,Bandırma Belediyesi’nde olup-bitenlerden habersiz, Bandırma İçme Suyu ve Arıtma Tesisi hakkında Protokol imzalamaya oturmaya hazırlanırlarken,İller Bankası Genel Müdürlüğü,20 Ekim 1997 tarihinde Bandırma Belediyesi’nden gelen bir yazı ile DEVREDEN ÇIKARTILDIĞINI ÖĞRENİYOR.
24 Ekim 1997 tarihli 24505 sayılı yazı ile İller Bankası Genel Müdürlüğü DSİ Genel Müdürlüğü’ne yazı yazarak,gelinen noktayı özetliyor:”BELEDİYELERİN TALEPLERİ ve BANKAMIZI YETKİLENDİRMELERİ SONUCU,Gönen Barajından su teminine yönelik isale ve arıtma karakteristiğindeki PROJE ÇALIŞMALARINA BANKAMIZCA BAŞLANMIŞ OLMASINA RAĞMEN,bilahare Bandırma ve Gönen Belediyelerinin BU TESİSLERİN PROJELERİNİN VE İNŞAATININ KENDİLERİ TARAFINDAN YAPILACAĞINI BİLDİRMELERİ SONUCU,BU BELEDİYELERİN SU TEMİN ÇALIŞMALARI BANKAMIZCA DURDURULMUŞTUR..”
İlginçtir,İller Bankası’nın devre dışı bırakıldığı günlerde 12 Eylül 1997 günü,Başkan Ergin,’danışmanı’na MEDİ Müşavirlik Firması tarafından ödenmek üzere her ay 3 bin Dolar ödenmesi yönündeki talebi Belediye Encümeninde görüştürüyor ve bu talep kabul ediliyor..
İlginçtir,’Danışmanlık’ücretinin oy çokluğuyla kabul edilmesinden kısa bir süre sonra,4 Kasım 1997 günü yine Encümen’de MEDİ firmasının belediye ile sözleşmesini ‘iş kapsamında yetersiz olmasının anlaşılması’üzerine iptal ederken,üç gün sonra,Tekeli Müşavirlik firması, projenin müşavir firması olarak ihaleyi (!) kazanıyor..
İlginçtir,7 Kasım’da projenin müşavirliğini kazanan Tekeli,14 Kasım 1997’de,yani 7 gün sonra,’ihaleye çıkmaya hazırım’diyor..17 Kasım 1997 tarihinde uluslararası dış kredi ile ihaleye çıkılması konusunda milletvekili Yılmazyıldız’ın da takibi ve ilgisi sonucu Hazine Müsteşarlığı’ndan ONAY alınıyor..
İlginçtir,Tekeli’nin üç-dört günde hazırladığı(!) Bandırma tarihinin mali portresi ve kapsamı en büyük projesi ,yaklaşık bir ay sonra ihaleye çıkartılıyor ve 29 Aralık 1997 tarihinde gerçekleşen ihaleyi Pasiner-Ener-Hidrotek Konsorsiyumu kazanıyor !..
İlginçtir,37 milyon 230 bin Dolara ihaleyi kazanan Pasiner-Ener-Hidrotek Ortaklığı,7 Nisan 1999 tarihinde Ergin’in deyişiyle,‘uyduruk’bir temel atma ile işe başlıyor.Yani,müteahhit firmanın işe başlama tarihi ile İller Bankası ile DSİ arasında Baraj gövdesinden Bandırma’nın içme suyunun alınması için hazırlanan PROTOKOLÜN imzalanması aşamasından TAM İKİ YIL SONRA müteahhit firma işe başlıyor!..
Bu zaman zarfında,projenin dış kredi ve Hazine garantisi ile gerçekleşmesi amacıyla çalışması gerekenler vızır vızır çalışarak,İller Bankası’nı bir daha ağızlarına almamak kaydıyla,Bandırma’nın önüne proje ile ilgili Hazine Garantisi’nde yaşanan sorunları koyuyor!..Bandırma,günlerce,aylarca Hazine Garantisi’ni tartışıp,Ankara’lara taşınıyor..

Yılmazyıldız,projenin her aşamasında var!
Dönemin belediye başkanı Durgut Ergin ile birlikte basın toplantısı gerçekleştiren milletvekili İlyas Yılmazyıldız,basına da dağıttığı el yazısı açıklamasında şöyle diyor:”9 Şubat 1996 tarihinden sonra Bandırma İçme Suyu Projesi milletvekili İlyas Yılmazyıldız’ın da Ankara’da bürokrasideki çalışmalarda verdiği destekle hızlanmış ve 7 Nisan 1999 tarihinde temel atma töreni ile hayata geçirilmeye başlanmış ve gecikme olmazsa Mart 2001’de tamamlanacaktır.”
Projenin İller Bankası eliyle yürütülmesinden vazgeçilmesi sürecinde dönemin başkanı Ergin ile Yılmazyıldız’ın İller Bankası Genel Müdürlüğü ‘nde bürokratlarla yaptıkları sert tartışma biliniyor. Tarafların ‘kavga’olarak nitelendirdiği tartışmanın,bir anda Bandırma Belediyesi’nin İller Bankası’nı projenin dışına itme kararına varmış olmasından ve İller Bankası’nın ihale aşamasına getirdiği çalışmalarının gözardı edilmesine tepki göstermesinden kaynaklandığı iddia ediliyor.

Tesadüflerin bu kadarı fazla değil mi?
İller Bankası Genel Müdürlüğü,Bandırma Belediyesi’nin talebi üzerine Proje kapsamındaki tesislerin toplam maliyetinin 2 trilyon 300 milyar lira mertebesinde bulunduğunu belirtiyor.Dönemin Dolar kuru baz alındığında dolar üzerinden 2.3 trilyon liranın 37 milyon dolar olduğu rakamına ulaşılıyor..
29 Aralık 1997 tarihinde gerçekleşen ihaleyi kazanan Pasiner-Ener-Hidrotek ortaklığı da 37 milyon 230 bin dolar üzerinden ihaleyi kazanıyor.

Arada bir fark var?
İller Bankası’nın proje üzerine gerçekleştirdiği tüm çalışmaların baraja kadar olduğu ve buna göre maliyet hesabı yaptığı bilinirken,Ergin ve yönetiminin, Bandırma’ dan regülatöre kadar bu fiyatı kabul ettiği öne sürülüyor.Bu iddiayı güçlendiren bir diğer faktör ise,37 milyon 230 bin doların,regülatörde bitmiş olması ve regülatör ile baraj arasında bir uygulama projesinin hala bulunmaması.Öyle ki,bunun ceremesini bir anlamda bugün müteahhiüt firma çekiyor.Güzergah değişiklikleri ve boru farklarından doğan maliyeti arttırıcı giderler nedeniyle firma,müşavir firma ve belediye karşı karşıya gelmiş bulunuyor.
İhale sonrası mevcut yönetimin regülatörden su almaya dönük Enerji Bakanlığı ve DSİ ile yazışmaları ve bu doğrultuda Pasiner-Ener-Hidrotek Ortaklığına,su regülatörden alınacakmışçasına projelendirme çalışmalarına başlaması talimatı vermesi öngörülenleri iddia olmaktan çıkartıyor.

İller Bankası devre dışı bırakılmasa idi ne olurdu?
Ergin ve yönetiminin İller Bankası’nı devre dışı bıraktıkları aşamada,çalışmaların vardığı noktaya dikkat edilirse,İller Bankası,suyun barajdan tahsisi ve nasıl alınacağından,isale hattına,güzergah tesbitlerine,arıtma tesisi ve yerine ,kullanılacak boruların niteliği ve çapına kadar proje safhasını tamamladığı ve DSİ Genel Müdürlüğü ile bu çerçevede protokol yapmaya hazır olduğu görülüyor.
17 /10/1997 tarihinde protokol imzalanmış bulunsa idi,Bandırma,hala protokol sorunu ile uğraşmayacağı gibi,protokolün imzalanması sonrası gerçekleşecek ihale ve işe başlanması ile Bandırma’nın suyu bugün büyük bir olasılıkla akıyor olacaktı..

Balık baştan kokmuş!
29 Aralık 1997 tarihinde gerçekleşen ihale ile Bandırma’nıniçme suyu Gönen Barajından getirilmek üzere ihale edilirken ihalenin üzerinden 4 ay geçtikten sonra suyun regülatörden alınması için ‘teknik altyapı’ oluşturuluyor, üç ay sonra Bakanlıktan suyun regülatörden alınması talep ediliyor ve 7 ay sonra firmaya regülatör için hazırlık yapması talimatı veriliyor..

Ancak, anlaşılmaz bir şekilde İller bankası devre dışı bırakılarak, Bandırma, ağır bir ekonomik yükün altına sokulurken,Bandırma’nın suyu hala barajdan alıp alamayacağı bilinmiyor..
Bandırma’nın içme suyunun Gönen Barajı’ndan 17 Temmuz 1996 tarihinde 2870 sayılı yazı ile DSİ tarafından tahsisi ile birlikte Bandırma Belediyesi- İller Bankası ve DSİ arasında işleyen bürokratik süreçte göze batan ya da rahatsızlık veren hiçbir yan ve yönün bulunmadığı görülüyor.

Ne zamana kadar?
Bandırma Belediyesi’nin talebine uygun ve İller Bankası’nı yetkilendirmeleri sonucunda,İller Bankası’ nın Gönen Barajı’ndan su teminine yönelik isale ve arıtma karakteristiğindeki proje çalışmalarına başlanmış olmasına ve bilahare Bandırma ve Gönen Belediyelerinin bu tesislerin projelerinin ve inşaatının kendileri tarafından yapılacağını 20 Ekim 1997 tarihli yazı ile İller Bankası’na iletmelerine kadar..
Bandırma Belediyesi’nin bu yazısı ile birlikte İller Bankası ile DSİ arasında imzalanması için hazırlıklarına başlanan ‘PRTOKOL’ün imzalanması İller Bankası projenin dışına çıkartıldığı için DURURKEN,Müşavirlik Firması ‘nın hazırlıkları ile Bandırma İçme Suyu ve Arıtma Tesisi Projesi 29 Aralık 1997 tarihinde ihale ediliyor.
Bandırma Belediyesi ihaleyi kazanan Pasiner-Ener-Hidrotek ortaklığı ile 20 Ocak 1998 tarihinde sözleşme imzalarken,7 Nisan 1999 tarihine kadar,yani ihalenin gerçekleştiği tarihten iki yıl geçtikten sonra,müteahhit firmaya yer teslimi yaparak hattın yapım çalışmalarına başlanabiliyor..

Bandırma iki yıl neden bekledi?
Bandırma Belediyesi’nin İller Bankası aracılığıyla Gönen Barajından su teminine yönelik yürüttüğü çalışmalar İller Bankası ile yolların ayrıldığı 20 Ekim 1997 tarihine kadar geçen süre dikkate alındığında,Bandırma,İller Bankası tarafından artık ‘protokol’ ve ‘ihale’ aşamasına kadar getirilmiş projenin gerçekleştirilmesinde farklı bir yol ve yöntem tercih etme noktasında,geçen zaman Bandırma’nın bugün yaşadığı sorun ve sıkıntıların nedenini ele veriyor.
Dönemin yönetimi,13 haziran 1997 tarihinde Hazine Müsteşarlığı’na Gönen Barajı Projesinin dış kaynaklı kredi ile gerçekleştirilmesi için ihale başvurusunda bulunuyor..
17 Kasım 1997 tarihinde başbakanlık Hazine Müsteşarlığı Dış Ekonomik İlişkiler Genel Müdürlüğü tarifından Belediye Başkanlığına uluslararası kredili ihaleye çıkılması için yetki veriyor..
29 Aralık 1997 tarihindedış kaynaklı kredi ile yapılacak Gönen Barajı’ndan Bandırma’ya içme suyu temini,arıtma tesisi ve isale hattı inşaatının işinin ihalesi gerçekleşiyor.
16 Ocak 1998 tarihinde ihaleyi kazanan konsorsiyum ile Belediye arasında sözleşme imzalanıyor.
23 Şubat 1998 tarihinde İhale Şartnamesi Sayıştay Başkanlığı’nca vize ediliyor..
4 Mart 1998 tarihinde Belediye tarafından Hazine Müsteşarlığı’na firmanın kredi teklif mektubu bildiriliyor.
24 Mart 1998 tarihinde firmanın Hazine Müsteşarlığı’ na iyileştirilmiş kredi teklif mektubu bildiriliyor.
26 Mayıs 1998 tarihinde ihaleyi kazanan firmanın kesin kredi taahhüt mektubu Hazine Müsteşarlığı’na sunuluyor.
6 Nisan 1999 tarihinde Bandırma’dan dönemin başkanı Durgut Ergin ile birlikte oluşturulan heyet ile Hazineden sorumlu Devlet Bakanı Güneş Tamer makamında ziyaret edilerek,Hazine onayı alınıyor.
Ve İller Bankası ile DSİ arasında imzalanacak protokol aşamasında İller Bankası’nın projenin dışına itilmesinden iki yıl sonra,7 Nisan 1999 tarihinde firmaya yer teslimi yapılarak hattın yapım çalışmaları başlatılabiliniyor.

Hiçbir şey hazır değildi
18 Nisan 1999 genel ve yerel seçimlerinden 11 gün önce,siyasi yasaklar başlamadan,Merinos’ta törenle temeli atılan Bandırma İçme Suyu ve Arıtma Tesisi Projesi’nin gerçekleşebilmesi için hemen hiçbir şey hazır değildi..
Hazır olmadığı ve temelin ‘uydurma’olduğu da 18 nisan yerel seçimlerini kazanan DSP adayı Dr.Halil Ünlü’nün göreve başlaması ile birlikte ortaya çıktı.
Arıtma Tesisi’nin yeri konusunda tarım ve Köy İşleri Bakanlığı ile daha bir anlaşmaya varamamış Bandırma Belediyesi,aylar sonra arıtmanın yeri konusunda Bakanlıkla mutabakata vardı.İsale hattının geçiş güzergahları konusunda ilgili hiçbir Bakanlık ve kamu kuruluşu ile resmi yazışma yapılmadığı gibi,gerekli izinler alınarak,protokoller de imzalanmamıştı..Sadece,isale hattının geçeceği özel arazilerin sahipleri ile anlaşma sağlanması,istimlak bedelleri konusunda 2000 yılına kadar uzanan sorunlar yaşandı.
13 Kasım 2000 tarihinde gerçekleşen Danışma Meclisi toplantısında regülatör ile baraj arasındaki isale hattı ile ilgili tatbiki projenin hala olmadığının belirtilmesi,Bandırma’nın ne kadar ham bir proje ile yola çıktığının son örneği idi.
Kamuoyuna baraj denirken regülatör için yazışılmış!
Dönemin belediye başkanı Durgut Ergin,geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiği basın toplantısında,görev döneminde suyun regülötörden alınmasına yönelik bir tek yazışmanın bulunmadığını ve bunun ispat edilmesi durumunda bu belgeleri yiyeceğini iddia etti.
Ardından,Belediye Başkanı Ünlü,yaptığı basın toplantısında 28 Ağustos 1998 tarihli Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na yazılmış Durgut Ergin imzalı bir belge ile 17 Kasım 1998 tarihinde Durgut Ergin imzalı Pasiner-Ener-Hidrotek Ortaklığı’na yazılmış bir belgeyi ortaya koydu.
Ergin,bu belgelerle ilgili olarak yaptığı açıklamada,28 Ağustos 1998 tarihli Enerji Bakanlığı’na yazmış bulunduğu yazının ‘şart ihtiva ettiğini’belirterek,”Bu ara yazışmalar tatbiki projenin hazırlanmasında alternatif çözüm arayışlarının ürünü.Ben bunları saklamıyorum.Önümüzü görmek için gösterdiğimiz çabalar bunlar.Yoksa biz bu suyun regülatörden tahsis edilmesini istemedik”dedi.
Bu yazışmadan yaklaşık iki buçuk ay sonra,17 Kasım 1998 tarihinde konsorsiyuma yazdığı yazı ile ilgili de Ergin,” Olasılıklara göre, firmanın hazırlıklı olmasını istedik”diyordu.
Oysa ki, Ergin’in Bakanlıkla yazışma içersine girmeden ya da Ergin’in deyişiyle Bakanlığa ‘yoklama çekme’den önce,Bandırma içme suyunun regülöterden alınması yönünde KARARA VARDIĞI görülüyor.

Regülatörden su alınması uygun görülmüş!..
Gönen Barajı’ndan Bandırma’nın içme suyu alması 17 Temmuz 1996 yılında DSİ Genel Müdürlüğü tarafından kabul edilmiş ve suyun Bandırma’ya tahsisi resmi olarak yapılmış olmasına rağmen,kamuoyuna Bandırma içme suyunu barajdan alacağı açıklamalarında bulunan dönemin başkanı Ergin’in gerçekte,içme suyunun regülatörden alınması için yoğun bir yazışma trafiği içersine girdiği ve ‘OLUR’ verdiği ortaya çıkıyor.
29 Aralık 1997 tarihinde Gönen Barajı’ndan Bandırma’nın içme suyu almasını ve arıtma tesisi yapımı için ihaleye çıkan Bandırma Belediyesi,dört ay geçtikten sonra,6 Mayıs 1998 tarihinde,Bandırma Belediyesi adına Su İşletme Amiri Ali Onat ve İmar İşleri Müdürü Ali Alkan imzalı imzalanmış ‘TEKNİK RAPOR’hazırlıyor.
İki sayfalık Rapor’un son bölümünde şu görüşlere ve tesbitlere yer veriliyor:”Baraj çıkışından 3,5-4 km.sonra mevcut kanyondan projede belirtildiği şekilde geçmek çok güçtür.Bu konuda Gönen DSİ Yetkilileri,kendilerinin de bu nedenle yolu kanyonun etrafından dolaştırmayı tercih ettiklerini belirtmişlerdir.Bu noktada güzergah kanyon içersinden geçirilse bile işletme esnasında Belediyeye büyük sorunlar çıkartacaktır.Regülatöre kadar olan kısımda bir kaç kez dere geçilecektir,düşşük kotlarda ise yol kotuna paralel götürülmesi ve mümkün mertebe çelik boru kullanılması ve hattın bakımı için gerekli sanat yapıları ve yolların yapılması gereklidir.Barajdan ve derelerden mevcut güzergah ile dere yatağına gelebilecek heyelanlar zamanla boru çevresinin açılmasına neden olacaktır.Ayrıca yerin özelliği nedeni ile DSİ Gönen,Balıkesir Milli Emlak Müdürlüğü,Gönen ve Yenice ORman İşletme Müdürlüğü ile resmi yazışmaların yapılarak gerekli izinlerin alınması gerekmektedir.Güzergah regülatörden sonra mevcut DSİ kanallarını takip ederek Gönen’e ulaşmaktadır.HER NE KADAR BARAJIN DİPSAVAĞINDAN BİR SU ALMA YAPISI BIRAKILMIŞ İSE DE REGÜLATÖR İLE BARAJ ARASINDAKİ GÜZERGAHTA OLUMSUZLUKLAR NEDENİ İLE SUYUN REGÜLATÖRDEN SONRA ALINMASI VE POMPAJ İLE HATTA VERİLMESİ UYGUN G