ENGİN ARICAN SORUYOR.!

Posted by İlk Haber on Cumartesi, Mart 13, 2010, 0:36
Bu Yazı Gündem Kategorisinde ve 0 Yorum var.

Balıkesir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ramazan Demir’in daha önce “temiz basın,temiz toplum” belgisi ile ilgili yaptığı açıklamaların önemli olduğunu vurgulayan Güney Marmara Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Engin Arıcan, Demir’in bu açıklamadaki sözlerini kamuoyuna yeniden taşıdı:
GERÇEKTEN ÇÜRÜK ELMALAR TEMİZLENMELİ
Ne demişti DEMİR  !!!! ; “Elbette içlerimizde çürük elmalar vardır. Yaygın basında olduğu gibi yerel basında da özde gazeteciler yanında sözde gazeteciler de vardır. Kimileri kalemlerini bu halkın çıkarları, ülkenin çıkarları doğrultusunda bulundukları bölgelerin çıkarları doğrultusunda kullanırken, kimileri de üzülerek ifade etmek gerekir ki kendi çıkarları, şahsi çıkarları, organize suç örgütlerinin çıkarları doğrultusunda kullanan kalemlerin varlığını görmek bizleri gerçekten üzüyor, mesleğimiz adına da utanç veriyor. Bu tür kişilerin içlerimizde barındırılmaması için bu mesleğe gerçekten saygı duyan herkesin, tüm gazetecilerin, tüm meslek örgütlerinin, siyasi partilerin, bürokratların, iş çevrelerinde mutlaka ve mutlaka el birliği ile mücadele etmesi ve her zaman söylediğimiz gibi iyi ile kötüyü, güzel ile çirkini ayırt etmeleri gerekiyor. Ayırt etsinler ki biz içimizdeki veya onların içlerindeki, toplum içindeki bu pislikleri hep birlikte temizleyelim, gerçekten çağdaş ve temiz bir toplum olalım” dedi.

HİÇBİR İDDİAYI CANIMIZ SIKILDIĞI İÇİN GÜNDEME TAŞIMIYORUZ!!!

GMGC Başkanı Arıcan, “Evet, Demir’in ifade ettiği ve dikkat çektiği gibi içimizde çürük elmalar dün de vardı,bugünde var. Bu konunun ciddiyetine ve hassasiyetine uygun olarak mesleki anlamda üzerine gidilmeli. Örneğin, bir basın kuruluşu, karşısındaki kişiye ya da kuruma, ” ne kadar para o kadar haber” diyemez. Para karşılığı haberini yapmadığı kişi ya da kuruma, “görüşürüz” diyerek gerçeğin dışında maksatlı haber yapıp, tehdit edemez. Bir basın kuruluşu dolaylı ya da dolaysız bir kişinin meşruluğu tartışmalı menfaatlerine hizmet edemez.Bir basın kuruluşu ya da basın mensubu, tertip ve düzen içersinde belli entrikaların içersinde yer alarak, resmi ya da gayri resmi kişilere, kurumlara yönelik şantaj ve tehdit amaçlı eylemlilikler içersine giremez. Keza, bir basın kuruluşu ya da çalışanı, Anayasal teminat altındaki kişi hak ve özgürlüklerine saygı duymanın görevi olduğunu bilir ve suçluluğu yargı kararı ile kesinleşmemiş bir kişiyi suçlu ilan etmenin hakkı olmadığını , ortada bir suç isnadı bile olsa suçun şahsiliğine inanarak, bir camiayı, aileyi, kurumu suçlu diye kamuoyuna lanse etmenin yargısız infaz olduğunu bilir. Bu örnekler çoğaltılabilir. Mağduriyet bataklığını kurutmak, yeni mağdurlar yaratmaktan geçmiyor. Tüm bu nedenlerle Demir’in beyanlarını önemsiyor ve içtenlikle destekliyoruz”dedi.

KAMU YÖNETİCİLERİNE ŞANTAJ İÇİN TUZAK KURULUYOR!!!

Arıcan, Bandırma ve bölgede bir süredir bazı bölge Kaymakamlarına, Emniyet Müdürlerine ve başka kamu yöneticilerine olmak üzere bazı kişilerin, basın ve basın kuruluşları adına şantaj yaptıklarını ve şantaj temelinde entrikalar çevirdiklerini belirterek, bu iddiaların da aydınlatılması gerektiğini söyledi.

KAMU YÖNETİCİLERİNİN ZAAFLARI BELİRLENİP,
ŞANTAJ AMAÇLI DEĞERLENDİRİLİYOR!!!

Arıcan,şöyle dedi:
” Kamu yöneticilerine tuzak kuruluyor. Eğlendirmek ve gönüllerini hoş tutmak amaçlı belli eğlence merkezlerine götürenler, ortam yaratanlar,beraberinde habersiz ve gizli bir biçimde, hiç olmayacak şekilde kameraya veya fotoğraf çekimlerini yaparak, özel arşiv oluşturarak, belli amaç ve çıkarlar için bunu kullanıyorlar. Bu işi de bazı kişiler basın ve basın kuruluşlarının adını kullanarak gerçekleştiriyor. Örneğin, halen Balıkesir Emniyet Müdür yardımcısı olan ve daha önce Bandırma İlçe Emniyet Müdürlüğü görevinde bulunan bir kamu yöneticisi benzer yöntemlerle resimlenerek, sonrasında şantaj yapıldığı iddiası biliniyor. Tüm bu organize çalışmalar da bayanların da kullanıldığı ve ilişki öncesinde birlikte eğlenilirken ya da ilişki anında kamera ya da fotoğrafla, şantaj amaçlı çekimler yapılarak, bazı kişilere dokunulmazlık sağlanmaya çalışıldığı; belli işlerin görüldüğü; belli resmi bilgilere ulaşıldığı; karar almalarında etkide bulunulduğu yaygın bir iddia.”

BU İDDİALAR HUKUKSAL ANLAMDA ARAŞTIRILMALIDIR!!!

Bu iddiaların tüm boyutları ile soruşturularak, gün ışığına çıkartılması gerektiğini belirten Arıcan, ” Birileri bunu siyaset adına yaptığını birileri de farklı amaç ve çıkarlar için yaptığını iddia edebilir. Sonuçta,basın ve basın kuruluşları adına gerçekleşen bu eylemlilik suçtur ve hukuksal anlamda soruşturulması gerekir. Ben, kapsamlı, ciddi ve çok yönlü bir soruşturmayla olayın bu yönünün hukuk nezdinde gün ışığına çıkartılacağına inanıyorum”dedi.

Bu haberi yazdır Bu haberi yazdır

İsterseniz yorum yapabilir, veya Diğer yazılara Bakabilirsiniz.

Yorumunuzu Belirtin

Sitemiz en iyi Mozilla Firefox ya da Microsoft Internet Explorer 7 ve üstü sürümlerde çalışır. Internet Explorer 6 kullanıyorsanız lütfen sürüm yükseltin.