BOP demek Ralph Peters haritası demektir. Ralph Peters haritası demek “MİLLENYUM’UN SEVR’i” demektir. Ve Türkiye bu projede eşbaşkandır. “Devlet sırrı” olmayan kayıtlarla sâbit.. Yâni Türkiye’ye kendi SEVR’ini uygulatıyorlar. Yâni Türkiye’nin eline tek atımlık tabanca vermişler kendi kafasına sıktırıyorlar.
Ve BOP coğrafyasında Ralph Peters haritası asetat kalemi ile değil “demokrasi” ile çiziliyor. Fas’tan Kazakistan’a kadar olan 22 ülke BOP coğrafyasında.. Türk coğrafyası, Osmanlı coğrafyası. Amerika Irak’a, Afganistan’a, Pakistan’a “demokrasi” götürüyor. Amerika İran’a da demokrasi götürmeye hazırlanıyor. Ukrayna-Gürcistan’da “turuncu demokrasi” var. KKTC’de de “turuncu demokrasi” var.
Bulgaristan ve Romanya’da Amerikan üsleri var. Gürcistan ve Azerbaycan’da da Amerikan üsleri var. Saydıklarımın hepsi Ralph Peters haritasında.. Türkiye de bu haritanın tam göbeğinde.. Göbeğini kaşıyor. İşte böyle bir zaman ve mekânda Gül Amerika’ya gidiyor. Bush’la görüşüyor. Bush, Gül seçilince Suudi Kralı kadar olup Ankara’ya geldi miydi kutlamak için? Yahut Bush kendisi seçilince ille de “stratejik ortağımla” görüşmeliyim deyip Ankara’dan ısrarla randevu talep etmiş miydi?
Oval Ofis’teki görüşme sonrası Bush, “Türkiye dünya uluslarına mükemmel bir örnektir. Demokrasi ile İslam dininin birlikte var olabileceğini gösterdi. Türkiye, Avrupa ve İslam arasında köprüdür. AB Türkiye üyeliğinden fayda görecektir. Görüşmede enerji kaynaklarını güvene alma ve Ortadoğu konusunu da ele aldık” diyor.
Gül de Bush’la görüşmesinden sonra geziye katılan bakanlarla birlikte basın toplantısı düzenliyor. “Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı” Abdullah Gül, Amerika’nın Türk demokrasisindeki gelişmeleri takip ettiğini, ABD Başkanı Bush’un bu konudaki takdir ve güvenlerini ilettiğini söylüyor..
Gül, Dışişleri Bakanı Babacan, Hazine’den sorumlu Devlet Bakanı Şimşek ve Enerji Bakanı Güler ile birlikte Washington’da düzenlediği basın toplantısında; “Türkiye’deki demokrasinin gelişmesi, derinleşmesi ve güçlenmesi sadece etrafımızdaki ülkeler tarafından takip edilmiyor, dünyanın çok uzak köşelerinden de yakından takip ediliyor” diye konuşuyor. Gül, Bush’un ‘Türk demokrasisine takdirlerini, güvenlerini ilettiğini ve reform sürecinin herkes tarafından büyük memnuniyetle takip edildiğini ifade ettiğini’ aktarıyor.
Bize de;
1. Bayram değil, seyran değilken Buh’un (eniştemiz sayılır) bizi niye öptüğünü sormak;
2. Madem tek ve en güzel örnek biziz, Amerika’nın ”Radikal dinî Krallık” Suudilerle neden işbirliği yaptığını yahut neden oraya da demokrasi götürmek istemediğini merak etmek kalıyor.
Ama bunları yaparken yapay enişte-baldız muhabbetlerine zerre kadar itibar etmeden 4 Temmuz 2003’ün Süleymaniye Chuwall’larını “rövanşı alınana kadar” yüreğimizde milli haysiyetimizin derin bir acısı olarak saklamaya devam edeceğiz.
Gelecek 4 Temmuz’larda da, Amerikan Bağımsızlık günlerini kutlama değil, Chuwall yazıları yazmaya devam edeceğiz.
Bu haberi yazdır
Sitemiz en iyi Mozilla Firefox ya da Microsoft Internet Explorer 7 ve üstü sürümlerde çalışır. Internet Explorer 6 kullanıyorsanız lütfen sürüm yükseltin.