Doğuştan “Pekeke”li olanlar elbette hiçbir yerde PKK’lıları görmezler, görmezden gelirler ama Genelkurmay Başkanı Orgeneral Büyükanıt bakın ne diyor; “PKK Meclis’e girerek siyasallaştı şimdi de legalleşmeye çalışıyor”. Daha önceki Genelkurmay Başkanları’ndan da aklımda birer cümle kalmıştı.
Orgeneral Kıvrıkoğlu, Öcalan’ın yargılanması sırasında; “Bize sormayın, yıllarca mücadele ettik, şehitler verdik, biz tarafız” diyerek anlamsız bir demokratlık sergilemişti. Sonra “Hilmi Bey” gelmiş.. “Şiir gibi” şiirler yazmış, Çanakkale’de “Hoca” olmuş, Annan Planı referandumunda “Aklı ile duyguları arasına” sıkışıp kalmıştı. Ve şimdi Orgeneral Büyükanıt diyor ki; “PKK Meclis’e girerek siyasallaştı şimdi de legalleşmeye çalışıyor”. Bu, görülen manzaranın fotoğrafının çekimidir, bir tespittir, durum tespitidir. Peki, durumdan çıkarılan vazife nedir?
Ve şimdi ben sormaz mıyım; “PKK Meclise girip siyasallaşana kadar ne yaptınız Paşam?” diye? “Legalleşmeye çalışırken ne yapıyorsunuz?” diye sormaz mıyım? Bu soruş tavrım, katiyen “M”HP’li Osman Durmuş’unki ile karıştırılmamalıdır..
Şu sıralar askerin yanında olmamak, karşısında yer almak “siyaseten” prim yapıyor ya, anlaşılan o ki “M”HP de malûm saftaki yerini aldı. Benim demem o değil.. Ben “Harbiyeli”yim.. Harbokullu değil, Harbiyeli. Harbokulları çeşitlidir ama “yüzyıllardır orduya şan veren” Harbiye bir tanedir, tekdir. Cumhuriyet’i “kanla, irfanla” kurmuştur.
Harbiye kutsal bir ocaktır. Çünkü orada teğmenlere üç şey öğretilir. “Yüzyılların şerefini omuzlarındaki apoletlerde taşıyan teğmenlere” önce “Türk Sancağının şanını canından aziz bilip icabında vatan, cumhuriyet ve vazife uğrunda seve seve hayatı feda eylemek” öğretilir.. Sonra kendisine emanet edilen vatan çocuklarının, kıllarının ucuna zarar gelmeden evlerine teslimi öğretilir. Ve sonra da gerekirse Çanakkale’deki gibi emrindeki Mehmetçiklere “Ben size ölmeyi emrediyorum” demek öğretilir.… “Vatan” uğrunda… Çünkü “mevzuubahis olan vatansa gerisi teferruattır”.
Ama dikkat edin, sadece “vatan” değildir “icabında ölünecek olan”.. “Cumhuriyet”tir, yâni devletin şeklidir.. Bu Cumhuriyet’in, “Cemahiriye” olmadığı ise kesindir. Ben Harbiyeliyim. 1967 mezunuyum. Harbiye’deki apolet numaram 1284 idi.. Yâni 1283’den bir sonra.. Hani şu her yıl “İçimizde” olduğu haykırılan numaradan.. Yâni, Selânikli “Mustafa Kemal”den. Mustafa Kemal “sınıf arkadaşım, sıra arkadaşım” idi.. İşte o numaranın verdiği hakla, hukukla soruyorum; “PKK siyasallaşana kadar ne yaptınız Paşam?” “Legalleşirken” ne yapacaksınız? “Hayal bile edemeyecekleri acıları yaşatacağız” sözünüzü de not ettim.. Bekliyorum.. Atı alan Üsküdar’ı geçiyor.. Aslında ne at kaldı ne Üsküdar.. Duyduk ki “Anasının babasının yanına dönenin” evi-işi-maaşı hazırmış. Hangi şehit yakınının şimdiye kadar evi-işi-maaşını eline verdiniz? Şehitleri anasının babasının yanına döndürecek yasa hazırlayabilir misiniz? Mutluluğun resmini yapabilir misiniz?
* * * *
Bir ay içinde iki defa Kıbrıs, bir defa Azerbaycan’a gittiğimiz için yazılarımız aksadı.. Tezgâhı boş bıraktık kusura bakmayın.. Azerbaycan’da Türkçe dilliler, Türkçe konuşanlar, Türk’ümsüler, Türk’ümtraklar gördük. Modern çağın Şeyh Saitleri’ni gördük. Mebzul miktarda BOP’çular, ille de Sorosçular gördük. Türkçülük’ten geçinenler, eski Türkçüler, eskiden Türkçüler gördük. Bir de.. “Milletperverler”, “milletçiler” gördük.. Türkçüler gördük..
Kıbrıs’ta.. Rumca konuşanlar, Rumca düşünenler, Rumlar, Rumcular, Rumperestler, Rum muhibleri, Rumun kayığına binenler, Rum’un türküsünü çağıranlar gördük.. Bol bol Sorosçular, AB’ciler, İngiliz ve Amerikan muhibleri, Kürt Teali Cemiyetçileri gördük.. Modern çağın Sait Molla’larını gördük. Türkleri, Türkçüleri… Mücahitleri de gördük.. “Ya Türk Kıbrıs vâr olur, ya Mücahit yaşamaz” diyen.. “Mevzubahis olan bütün Kıbrıs’sa gerisi teferruattır” diyen..
Sonra Türkiye’ye döndük.. Neler gördük, neler.. Yunanistan ziyaretinde Batı Trakya Türkleri’ne “Yunanca öğrenin” diyen Türk Dışişleri Bakanları gördük.. Ermenistan Başbakanı’nın, Türkiye’nin AB üyeliğini desteklediklerini söylediğini; ABD’deki Ermeni toplumunun ileri gelenlerinden, radikal gazeteci-yazar Harut Sasunyan’ın, ”Ermenilerin nihai amacının, iddialarının tanınması ve Türkiye’den tazminat ve toprak alınması olduğunu” açıkladığını okuduk.
7 Ekim tezkeresinin de Kuzey Irak’ta Türk askerinin koalisyon kuvvetlerine yardım etmesi amacıyla çıkarıldığını belirten Milli Savunma Bakanı Gönül’ün, “Ancak, bu tezkerenin uygulamasında sıkıntı oldu. Ben bizzat, Amerikan Savunma Bakanı Rumsfeld’le Denver’da görüştüm. Onlar Ambar mıntıkasını teklif ettiler -ki en sıkıntılı yerdir- biz kabul etmedik, biz Kuzey Irak’ı istedik ve bu yüzden uygulama mümkün olmadı” dediğini okuduk. “Tezkere kabul edilseydi böyle olmazdı”cıların kulaklarını çınlattık..
Brüksel’de toplanan AB Zirvesi’nde imzalanan sonuç bildirgesinde Türkiye ile ilgili olarak “katılım” ve “üyelik” ifadelerinin yer almadığını öğrendik. AB Anayasası’nın da “imzalandığını” öğrendikten sonra….….TC Başbakanı ve Dışişleri Bakan’nın filan yıl Roma’da Türk düşmanı Papa II’inci İnnocenti’nin kapkara devasa heykeli önünde ve Beethoven eşliğinde imzaladıklarının ne olduğunu merak ettik..
Daha neler gördük neler.. Sadece Meclis’te değil, İstanbul’un orta yerinde sokağın gündüz vakti PKK’ya teslim edildiğini, arabaların, dükkânların tahrip edildiğini gördük.. Amerika’dan “hamdolsun” aldıklarımızın, a) Peşmergenin tanınması, b) TCK 221’in oldukça geniş(letilmiş) bir mide ile hazmedilmesi, c) İran’a sırt çevrilmesi karşılığı ….…….“General Kış”ın emir ve komutasında sınırlı ve mahdut mesuliyetli sınır ötesi ve sinir bozucu bir operasyona “olur” denildiğini öğrendik.
“Kont İgnatiyef” Wilson’un “bölgesel” milletvekilleriyle parti farkı gözetmeksizin aynı pilava kaşık salladığını duyduk..
Emir ve komuta zinciri içindeki mütareke basınının her gece “sıfır noktasında askerî harekât” yaygarası ile milletin gazını almakla görevlendirildiğini seyrettik. “Üç kuruşluk opera”ların sergilendiği şu “üç kuruşluk” dünyanın hâlleri ile yeniden dertlenmeye başladık.. Yeniden yazmaya başladık.. Sahi, nerede kalmıştık?..
Bu haberi yazdır
Sitemiz en iyi Mozilla Firefox ya da Microsoft Internet Explorer 7 ve üstü sürümlerde çalışır. Internet Explorer 6 kullanıyorsanız lütfen sürüm yükseltin.