HERKES SİYASET YAPMAYA KALKINCA!..(Erhan GÖÇMEN)

Posted by ilkhaber on Cumartesi, Şubat 27, 2010, 22:59
Bu Yazı Erhan Göçmen Kategorisinde ve 0 Yorum var.

Güncel yaşam dinamiklerimize baktığımızda hemen hemen tüm etkinliklerimizde siyasetin uzantılarını görmek mümkün ama ben çağdaş dünyada yapıla geldiği gibi güncel yaşamın asıl sürdürülebilir olmasını sağlayan ve siyasi kurumların adeta bir denetleyicisi olan unsurların başında sivil dayanışmaların geldiğini düşünüyorum.

Örneğin ticaret odaları,esnaf odaları,her türlü dernekler,kulüpler ve de diğer sosyal kümeler olarak güncel yaşamın hemen hemen bir çok noktasında yer alan bahse konu sivil toplum örgütleri aslında bir devletin yürütülmesinde en önemli ve de en gerekli denetleme görevi üslenmiş olmalarına karşın son yıllarda gerek siyasetin öne çıkartılması gerekse siyasete karışma hamlelerinden ötürü bu görevlerini ne kadar yaptıkları konusunda oldukça tartışılır hale geldiklerini düşünüyorum.

Maalesef bu gün siyasete sadece sivil örgütlerimiz değil üniversitelerimizde bile siyaset dumanlarının yükselmekte olduğunu görüyoruz. Askerlerimiz ise konuya çok daha farklı bakarak devamlı olmasa da yaklaşık her on yılda bir siyaseti düşünüyorlar diyebiliriz. 1980 öncesi kadar olmasa da üniversite öğrencilerimiz ve de çok belli etmeseler de bürokratlarımızın hep siyaset bahçelerinde dolaşmakta olduklarını iyi biliyoruz.

Daha bitmedi….

Basınımız, köşe yazarlarımız, televizyonlarımıza bakıyoruz kendileri açıkça ifade etmeseler de kimin nerde durduğu veya bu gün ne yazdığı hatta yarın ne yazıp ne söyleyecekleri bugünden belli olan siyasi fotoğraflarımız da çoğaldı artık.

Benim korkum bu siyaseti daha da ilerilere taşıyıp acaba diyorum 1980 öncesinde benzerlerini hatırladığımı A partisi esnaf odası veya B partisi karanfil derneği, C partisi çevre derneği gibi siyaseten taraf olan oluşumlara yönelmemiz mümkün olabilir mi?

Özellikle nüfusu az olan yerleşim alanlarında bu siyasallaşmanın çok daha derin olduğunu sanırım içinde olan herkes iyi biliyor. Maalesef siyaset uğruna bir birbirlerinden alışveriş bile yapmamayı prensipleri arasına koymuş siyasetçi ,vatandaşlarımız da çok var bu küçük yerleşim alanlarında.

Sonuç olarak tüm kurum ve kuruluşlarıyla , halkıyla ve de sivil örgütleri ile siyasete bulaşmış adeta siyasete batmış bir görüntümüz var ortada. Gerçekten çok zor bir durumla karşı karşıyayız. Bakınız hepimizin çok iyi bildiği gibi bu gün gelişmiş ülkelerde yapılan her seçim sonu sandıklar açılır, siyaset biter ve sandıklar kaldırılır ama bizde böyle olmuyor.

Her gün siyaset, her gün seçim ve de her gün sen ben kavgası var içimizde. Baktığımız zaman bir toplumun sahip olduğu enerjisinin çok büyük bir bölümünü bu kadar kolay yollarla boş yere harcayıp tüketmesini anlamak mümkün değil sanırım.

Örneğin bu gün Avrupa’da nüfusu en fazla ülkelerinden birisi olan ülkemizde yapılacak, değiştirilecek,yenilecek,eleştirilecek,alkışlanacak, düşünülecek o kadar çok konu olmasına rağmen sadece siyasete odaklanmış olmamız bence son derece vahim ve de son derece düşündürücü bir durum.

Sonuç olarak demem o ki siyasetin toplum üzerindeki ağırlığının süratle azaltılmasına ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Öncelikle bilimselliğin, sanat ve kültürün ve ardından spor çeşitliliğinin siyaset önüne geçmesi acilen sağlanmalıdır. Elbette kısa zamanda olmaz bu düşüncelerim ama mutlak surette düşüncede sağduyuyu sağlamamız gerekiyor. Bu yönde çalışmaları başlatmadığımız sürece sıkıntılarımız azalmayacak olup önlemlerimizi geciktirirsek eğer sorunların katlanarak artacağını belirtmek isterim.

Bu haberi yazdır Bu haberi yazdır

İsterseniz yorum yapabilir, veya Diğer yazılara Bakabilirsiniz.

Yorumunuzu Belirtin

Sitemiz en iyi Mozilla Firefox ya da Microsoft Internet Explorer 7 ve üstü sürümlerde çalışır. Internet Explorer 6 kullanıyorsanız lütfen sürüm yükseltin.