Ligde üst üste aldığımız galibiyetler sonrası sahamızda oynayacağımız Lüleburgaz maçını çok kolay geçeceğini ve kolay bir galibiyet alacağımızı umuyordum Elbette ki kolay maç yoktur. Oynanmadan hiç bir maçta kazanılamaz buna katılıyorum Ama beni bu düşünceye sevk eden Bandırmaspor’un son maçlarda ortaya koyduğu mücadele gücü ve sakatlıktan çıkan Ali Serin ve Galip’in takıma katılacak olmalarıydı.
Bu düşünce içersinde Lüleburgaz maçının kolay geçeceğini düşünüyordum. Tabi ki buna Lüleburgaz’ın ilk 5 hafta içinde gösterdiği saha içi performansı ve aldığı sonuçları da ekleyince maçın kolay geçeceğini düşünmekten başka bir şey kalmıyordu.
Daha önce seyretmediğim Lüleburgaz için belki böyle ön yargılı olmamamız gerekiyordu. Ama sahasında seyrettiğimiz bir Çerkezköy takımını yenemeyen bir takımın iyi olamayacağı aldığı diğer sonuçlarla birlikte bana bu verileri veriyordu. Ama işte futbol, bu hafta ne sonuçları önümüze koydu. Kesin küme düşer gözü ile baktığım iki takımdan başta Küçükköy Gaziosmanpaşa ile son dakika da yerdiği golle 2–2 berabere kalıyor ve rakibine büyük bir çelme takıyor. Hiç ama hiç beğenmediğim Çerkezköy hem de Alibeyköy gibi çok zorlu bir deplasmandan 3–0 gibi çarpıcı bir galibiyetle döndü. Bu haftaki sonuçlar beni tamamen yanılgıya düşürdü.
Lüleburgaz maçında bende Halil’in yokluğunda yerine sakatlığı geçen Ali Serin’in oynayacağını düşünüyordum. Özellikle Perşembe ve Cuma günü yapılan çalışmalarda diri gözüken Ali Serin benimle birlikte İsmail Hoca’yı da kandırmış, Ali ile birlikte sakatlıktan dönen Galip ancak idmanlarda bile son anlarda çalışmaya ve maça sonradan gire biliyordu. Ama o Galip maçı çeviren futbolcu oldu. Lüleburgaz maçında tabi ki sadece Ali Serin kötü değildi. Başta beni bu sezon hayal kırıklığına iten Ali Kafadar’da ilk yarı kötüler içersindeydi. Ama yinede şunu söyleye bilirim. Eğer Ali kafadar sakatlanmadıysa bu maçın devre arsında oyundan çıkmayacak tek kişiydi. Ali kafadar’a kadar o an için sahadan çıkacak ilk kişi Ali Serin ardından Samet’ti ama İsmail Hoca tercihini Ali kafadar’dan yana kullandı. Sakatlıktan mı yoksa değişiklik tercihi olarak çıktığını kesin olarak bilmediğim için bu konuda fazla yorum yapmayacağım. Eğer Ali Kafadar sakatlıktan dolayı çıkmadıysa İsmail Hoca tarihi bir hata yapmış sayılır.
Lüleburgaz maçında Ercan, Orhan ve Galip’ten başka fazla beğendiğim oyuncu olmadığını söyleyeyim. Mustafa’yı hala anlamış değilim. İnişli çıkışlı bir grafik çizmeye devam ediyor. Özellikle Taner ve Deniz’i hiç ama hiç çözemedim. Deplasmanlar da alınan galibiyetlerin mimarlarından olan bu iki oyuncu nedense iç saha maçlarında takımın kaderleri ile oynayan futbolcularımız oluyor. Bir çok taraftarımız deplasman maçlarına gelmedikleri için Taner ve Deniz’in performanslarını tam olarak bilmiyor. Sadece sahamızda oynadığımız 3 maçta gördüler ev bu 3 maçta da bu iki futbolcumuz hakikaten çok kötü oynadılar ve yediğimiz gollerde başrollerdeydiler. Taraftarın maç içinde ve sonunda bu futbolcularımıza seslenişleri bu yüzdendir. Ama her ne olursa olsun taraftarın önce futbolcusuna arka çıkması lazım, keşke o kişiler deplasmana gelip de bu futbolcularımızı orda görme imkanı bulsalardı.
Bu hafta sonunu bay olarak geçecek olmamız dolayısıyla çalışma ve sakatların form düzeyinin yükseltilmesi açısından bize yararı olacaktır. Sakatların tamamen düzelerek Oyak Renault maçında sahada olacakları inancındayım. Bu da artık bizim futbol olarak ta çıkışa geçeceğimiz anlamı taşıyacaktır. Bence İsmail Hoca sadece Balıkesir maçında bir kez kafasında ki ideal kadroyu oynata bildi. Şimdi sakatlarında düzelmesi ile bundan sonra istediği futbolu oynatmaya başlayacaktır. Ama bu futbolcuların içine form grafiği yükselmiş Hüseyin ev Halil’inde arkadaşlarını zorlaması lazım.
Sakatlıkların çok olduğu bu dönemde Orhan’ın takıma verdiği katkıyı da unutmamak lazım, işte tüm futbolcular Orhan gibi her zaman hazır olmak zorundalar. Bunlar en başta Hüseyin, Nazım, Metin ve Halil gibi oyuncularımız olmalıdır. 26 kişilik kadromuzda zamanı gelince herkes oynayacaktır. İsmail Hoca bunu sakatlıklar döneminde gösterdi. Metin, Samet, Orhan, Nazım, Aziz, Kadir gibi herkes sırası geldiğinde bu formayı giydiler:
Önümüzde şimdi Oyak Renault maçı var. Geçen hafta Lüleburgaz beraberliği ile kaçırdığımız avantajı yeniden yakalamak için artık kazanma serisini yeniden yakalamalıyız. Bunu da Oyak Renault maçı ile başlatıp bizim için ilk yarının son 4 maçını kazanmasını bilmeliyiz.
Bu haberi yazdır
Sitemiz en iyi Mozilla Firefox ya da Microsoft Internet Explorer 7 ve üstü sürümlerde çalışır. Internet Explorer 6 kullanıyorsanız lütfen sürüm yükseltin.