İlbey Kuruoğlu ile röportaj (Engin Arıcan)

Posted by ilkhaber on Cumartesi, Eylül 26, 2009, 3:13
Bu Yazı Bölge, Dosyalar Kategorisinde ve 0 Yorum var.

dergi 5Şahinler Mühendislik Genel Müdürü İlbey Kuruoğlu: “Genç girişimcilerin önü açılmalı”..Bandırma’da Recep Eraydın’ın belediye başkanlığı döneminden başlamak üzere Sedat Pekel’in belediye başkanlığı döneminde de kamuoyunda en çok gündeme taşınan ve tartışma konusu olan firmaların başında Şahinler Mühendislik geliyor.

29 Mart yerel seçimleri döneminde muhalefet partilerinin AK Parti’yi ve yerel iktidarına karşı muhalefet etmenin bir parçası olarak görülerek, belediyeye iş yapan müteahhitler ve gazeteler kapsamında kapı altlarından attıkları dökümanlarda biliniyor.

Ticari firmalar üzerinden yürütülen bu tartışma ve polemikler 29 Mart yerel seçimleri ile de sonuçlanmış değil. Belli kişiler veya kurumlar tarafından sürekli diri tutulan bu tartışmanın “sessiz” tarafı olan Şahinler Mühendislik Ltd.Şti. Genel Müdürü İlbey Kuruoğlu ile REALİTE olarak bu konuları konuştuk.

Şahinler Mühendislik Ltd.Şti.nin Genel Müdürü olan İlbey Kuruoğlu, İlkHABER Gazetesi’nin Kurucusu İhsan Kuruoğlu’nun da oğlu. Söyleşimizi bizce ilgi çekici kılan ‘şey’lerden biri de bu oldu. Bandırma’da genç bir işadamı ile konuşmanın ve şirketleri aleyhine gelişen bu tartışmalara nasıl baktıklarını öğrenmenin yanı sıra Bandırma’ya bakış açılarını öğrenmenin de okurlarımız açısından ilgi çekici olacağına inanıyoruz.

dergi 2- Öncelikle Şahinler Mühendislik Ltd. şirketinin kuruluşu konusunda okurlarımızı bildirelim.

Bandırma Şahinler Mühendislik şirketini benim askerden gelmemle birlikte, 2007 yılı Temmuz ayında kurduk. İnşaat ve Taahhüt işlerinde iştigal eden bir ailenin 4.kuşak fertleriyiz. Dedemin babası Osman Kuruoğlu’nun lakabı Kaldırımcı Osman idi. Bu bölgedeki tüm ana artelleri, ana caddelerin altı kazıldığında görülecek ki, altı tamamen arnavut kaldırımı tabir edilen kaldırım taşları ile döşelidir. Zamanında bu taşları da döşeyen benim büyük babamın babasından, oradan dedem Sami Kuruoğlu’na intikal ediyor. Başta Bandırma Belediyesi ‘ne alt yapı işleri olmak üzere bugüne kadar süre geliyor. Ancak, nedense benim babam İhsan Kuruoğlu, 1980′lerde askerden döndükten sonra Sami dedemin ısrarlarına rağmen inşaat işlerine Bandırma’da girmiyor. 1985 ile 1990 yılları arası İzmir’de inşaat ve taahhüt işleri yapıyor. Çiğli de Ege Kent’te 1000 dairelik inşaat işi yapılmış ve teslim edilmiş . Eski İzmir semtinde 400 daire taahhüt işi yapılmış. Yine, Konak Üç Kuyular arası 3 milyon ton Yüksel İnşaat ile birlikte dolgu malzemesi çekerek, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin işlerini yapıyor.. Ben de bu işler yapılırken 1986 yılında İzmir’de doğdum. Daha sonra babam, 1990 yılında Bandırma’ya döndü. 1992 yılında İlkHABER’i kuruyor ve ayrıca ticaretine devam ediyor ama özellikle belirtmek isterim, işimiz olmasına rağmen, dergi 17Belediye işlerine girmiyor. Neden önem veriyorum? Çünkü, birileri hep şunu iddia etti. Sanki babam gazete işini Belediyeden iş almak için kullanıyormuşçasına ailem hep itham edildi, ki bunun hiçbir gerçekliği yok. Ben, 2007 yılında askerden dönünceye kadar babam, Bandırma Belediyesi’ne delikli 1 krş kazanacak hiçbir iş yapmadı. Ta ki, ben ne zaman askerden döndüm ve iş hayatına atılmaya karar verdim, babamdan izin aldım ve ilgi alanımıza da giren bir iş alanı olduğu için Şahinler Mühendisliği kurduk. Kurduk diyorum, çünkü, Abim Akbey Kuruoğlu ile birlikte tüm bu süreçte amcam Osman Kuruoğlu’nun da üzerimde büyük emeği ve rolü oldu. Şahinler Mühendislik böyle kuruldu.

dergi 3Yani bir anlamda aile mesleki olarak gelenekleri mi Şahinler Mühendislik’in kuruluşu beraberinde getirdi?

- Babam İhsan Kuruoğlu, aile işimiz olmasına rağmenBandırmada inşaat alanına girmediği için ben girdim. Çünkü, inşaatçılığın, ne olduğunu biliyorlardı ve ortada ciddi bir bilgi ve deneyim birikimi vardı. Daha çok amcam Osman Kuruoğlu,taahhüt işleri ile iç içeydi ve bu alanı çok iyi biliyordu. Ben, Şahinler’i kurduğum zaman amcam, zaten İzmir’de aldığı taahhüt işlerini yapıyordu. İnşaat ve taahhüt alanında ticari bir boşluk olduğuna inandığımdan, abim ile birlikte Şahinler’in kuruluşunu kaçınılmaz gördük. Ayrıca, benim de askerlik dönüşü bir şeyler yapmam ve hayata atılmam gerekiyordu. Bir anlamda, Ailece el ele verdik ve inşaat-taahhüt işlerine girdik. Benim ve abimin gençlik enerjimiz ve girişkenliğimiz ile amcamın mesleki bilgi ve deneyiminin biraraya gelmesi olumlu sonuç vermekte gecikmedi. Ayrıca, açıkça ifade etmem gerekirse bu alandan başka bir iş yapmayı da düşünmedim. Çünkü, ağbim Akbey Kuruoğlu, Maltepe Üniversitesi İletişim Fakültesini bitirdi ve geldi. Gazete ve yayıncılık onun işi. Ben de zaten alt yapısına, mesleki geleneğimize, bilgi ve deneyimine sahip olduğumuz inşaat ve taahhüt işlerine girdim.

dergi 16- Peki, Şahinler’in babınız İhsan Kuruoğlu ile birlikte anılmasının ve hatta bu yönüyle hedef olmasını nasıl izah ediyorsunuz?

- Şundan kaynaklanıyor, çünkü babamın adı büyük! Onun içinde babam daha işin başında beni uyardı. Bu işlere girdiğiniz andan itibaren sizin üzerinize değişik spekülasyonlar yapacaklar, ona göre daha işin başında bunu kabullenin ve ona göre adımlarınızı atın, diye. Yani biz oğulları olarak, İhsan Kuruoğlu’nun gazete kurucusu ve sahibi olmasından ve birilerinin kuyruğuna bastığı için, birilerinin ona karşı düşmanlık beslemesinden dolayı ne yapacağız ? Hiçbir iş yapmayacak mıyız? Herkesin iş yapması nasıl bir hak ise, bu hak İhsan Kuruoğlu’nun evlatları olarak bizlerin de hakkı. Bir anlamda o kendi mücadelesini veriyor, bizlerde evlatları olarak kendi mücadelemizi veriyoruz. Bu çerçevede de işimize bakıyoruz. Bizim için önemli olan şudur: İşimizi en iyi şekilde yapmak ve Bandırma’nın yaptığımız her işle farklılığımızı görmesi. Çünkü, aldığımız aile terbiyesi ve eğitimimiz bunu gerektiriyor. Onun için aldığımız taahhüt işi ne ise, bu işi en sağlam ve en uygun fiyatla yapmanın çabasını sergiliyoruz.

dergi 4- Şahinler Mühendislik’ in üstlendiği ihaleler kamuoyunda niçin bu kadar tartışma konusu oluyor..?

- Bunu tartışanlara sormak lazım. Nitekim, ihaleler ortada. Merak eden, gider, açar, bakar, inceler.Yapılan işlerin kalitesine ve rakamlara bakar.İşlerin gününden önce teslim edilmesi konusundaki hassasiyetimize bakar.Bu sebepledirki biz o tartışmalarda yokuz.İşimize bakıyoruz.

Örneğin, sağanak yağışlarla Bandırma’yı sel bastı. Biz, şirket olarak genelde üst yapı işlerine giriyoruz ama bizim asıl işimiz alt yapı. Ne oldu, aşırı yağışı, Bandırma’nın alt yapısı kaldıramadı. Biz kendi irademizle, gittik, bazı noktalarda müdahaleci olduk, yardımcı olduk. Bunun maddi bir karşılığı mı var? Yok, ama biz Bandırma’lıyız ve bu kentin ruhunu taşımak öyle lafla olmuyor. Üstlendiğimiz işlere de aynı sorumluluk duygusu ile yaklaşıyoruz. Çıktığınız bir duvarda,döktüğünüz betonda acaba bir eksiklik ya da bir eğrilik var mı diye, sabahın 06.30′un da mesaiye başlıyoruz. Varsa da eksiğimizi yanlışımızı düzeltmek için yıkıyor ve yeniden yapıyoruz. Çünkü, Ailemizdenda biz bunu öğrendik. Üslendiğiniz işlere böyle bir sorumluluk duygusu ile yaklaşırsanız, birilerinin bir şekilde hedefi olursunuz ama biz işimize bakmaya devam edeceğiz.

dergi 15Bu eleştiriler iş şevkinizi kırıyor mu?

- Kesinlikle hayır..! Çünkü, birileri komplekslerini yenemiyor  diye bu kentte doğmuş, büyümüş, yetişmiş insanlar olarak iş yapmayacak mıyız? Böyle saçma şey olur mu? İş dünyasına baktığımızda herkesin tüm sanayicilerimizi, iş adamlarımızı hayırla andığını söyleyebilmek mümkün mü? Birinin övgüyle söz ettiğine diğeri çok daha farklı şeyler de söyleyebiliyor. Bu önemli değildir ve olmasa iyi olacakda, her zaman çekememezlik denilen şey olacak. Biz, ortada bir gazete olduğu için ailece biraz fazla kamuoyu önündeyiz ve onun için hedef oluyoruz diye düşünüyor ama önemsemiyorum.

dergi 6- Sürekli olarak Bandırma firması ve insanı olduğunuza vurgu yapıyorsunuz. Bandırma’lı olmak tecari yaşamda bir ayrıcalık mı?

- Biz, babamın bize, aktardığı bir söze özel önem veriyoruz: Herkes kapısının önünü temizlese memleket güllük gülistanlık olur. Bakın, biz Bandırma’lıyız ve yaşadığımız kente karşı sorumluluk duygularımız biraz daha farklı. memleketçilik falan da yapmıyorum. Doğalı budur.. Şimdi, Paşabayır’da 2.Kültür Merkezi’nin kaç sene önce temeli atıldı ve bir adım öteye gidilemedi, temelleri çürüdü. Eğer, bu işi biz üstlenmiş olsaydık, Kültür Merkezi, çoktan bitmiş ve hizmete girmiş olurdu. Bu memlekette, bir fakülte binasının kısmi olarak hizmete girmesi 15 sene sürdü. Zamanında Bandırma’dan bir firma bu ihaleleri almış olsaydı, bu binalar çoktan hizmete girmiş olurdu ama bizde işin en iyi şekilde yapılmasına ve teslim edilmiş olunmasına bakılmıyor. Bizde, birileri işlerin olması gerektiği gibi yürümesinden öte, kişilerle ve kurumlarla uğraşıyor.

Bu, Bandırma için genel bir sorun mu?

- Ben bu genç yaşıma rağmen bunu anlamıyorum ve benden yaşça büyük kiminle konuşursam da herkesin aynı sıkıntılardan müzdarip olmasına artık şaşırmıyorum. Hatta, insanların bıktırtıldığına ve yıldırıldığına da tanık oluyorum ve belki de amaç bu. Herkes, işine üretimine bakılmasını şahsiyetlerinin ve firmalarının hedef olmamasını istiyor ama tersi yaşanıyor. Bunda büyük bir çekememezlik ve dedikodu olayı var ve bu değişmeli. Bandırma, kendi alanlarında başarılı insanlarına ve firmalarına sahip çıkmayı bilmek zorunda. Bu atmosfer, biz genç işadamlarını da olumsuz etkiliyor ve genellikle bakıyorum herkes içine kapanık. Gençler, sosyal yaşama girmenin bir şekilde bedel ödemek gerektirdiğini biliyor ve görüyor. Buna kimin hakkı var, diye düşünüyorum.

dergi 7Peki, Bandırma’lı olmanın size ayrı bur sorumluluk duygusu yüklediği tesbitinden ne anlaşılması gerekiyor?

- Şimdi, biz her üstlendiğimiz işi titizlikle takip ediyor, bitiriyor ve kesin kabulünü iç rahatlığıyla kısa sürede yaptırıyoruz, dedim. Neden? Çünkü, dışardan gelenler, genelde üstlendikleri işler konusunda aynı titizliği göstermiyorlar. Çünkü, üstlendikleri işe tümüyle ticari bakıyorlar. Alıyorlar, bir şekilde yapıp veya yarım bırakıp gidiyorlar. Şahinler Mühendislik üstlendiği hiçbir işe sadece ticari gözle bakmıyor, bakamıyor. Çünkü, dediğim gibi bu kentin insanlarıyız, üstlendiğimiz işte bir eksik ve yanlış olursa, kimsenin yüzüne bakamayız. Onun için aldığımız her işi en iyi şekilde ve en uygun fiyatla almayı ve en iyişekilde tamamlayıp, en kısa zamanda hizmete sokmayı kentimize yapılmış bir hizmet olarak görüyoruz.

Peki, babanız İhsan Kuruoğlu’nun isminin bu kadar konu edilmesi sizin üzerinizde bir baskı yaratmıyor mu?

Bizim dünyamızı etkilemiyor. Çünkü, biz bu konularda bir anlamda şerbetlendik.Çoçukluğumuzdan başlayarak babamızın neler yaşadığını ve belli dönemler hangi haksızlıklara maruz kaldığını çok iyi biliyoruz. Bir insan en iyi kimi tanır? Ailesini yani anne ve babasını. Bizlerde babamızı en iyi tanıyan insanlarız. Babam akşam olduğunda da doğru evine giden, ailesi ile birlikte olmaktan mutluluk duyan bir insandır. Dolayısıyla birilerinin birşeyler söylemesinin bizi olumsuz etkileyebilmesi zaten mümkün değildir ve ayrıca konuşanlara da dönüp baktığımızda, gülüp geçiyoruz.

dergi 8- Söylediklerinize inanmakta biraz zorluk çekiyorum. Gerçekten bu tartışmalar oğulları olan sizlerin üzerinde hiç mi olumsuz etki yaratmıyor?

Sıkıntı şurada… Dünyaya baktığınızda doğru işler yapan bir takım insanlar yine bir takım insanların hedefi olurlar. Babam geçmişte kilometre taşı olabilecek çok ciddi bir takım konularda elinin taşın altına sokmuş, doğru işler yapmış bir insan. Bu memlekete dışardan gelip de insanlarına ateş edildiğinde herkes susmuş ama İLKHABER konuşmuş! Çevre sorunlarında, yolsuzluklar ve suistimaller konusunda bir çok olay yaşanmış, bir tek suskunluğu bozup konuşan İLKHABER olmuş! Bu kenti ve bölgeyi, insanlarını ilgilendiren her konunun, her sorunun içinde İLKHABER vardır ve basın olma sorumluluğunu hep yerine getirmiştir. Durum böyle olunca bunun , ne yazık ki, bir bedeli var. Kimisi çamur atacak kimisi kinini kusacak kimisi olmadık yakıştırmalarda bulunacak. Biz bunları çocuk yaşımızdan beri izliyoruz. Gazetenin yazdıkları karşısında çaresiz kalanlar ne yapacak, önce gazetenin sahibinden başlayarak, yöneticilerine, yazarlarına, çalışanlarına saldıracak. Bu bir tercih meselesi ve babam, böyle bir yolu tercih etmiş. Onlar yapıcı muhalefet diyorlar. O yüzden bir yönüyle yaşananlarda bana doğal geliyor. Çünkü, böyle bir gazetecilik herkesin işine gelmez ve herkes de yapamaz. Yapana da neden yapıyorsun diyebilmek mümkün değil. Dedim ya, bu bir tercih sorunu. Bir de Bandırma’da nerede bir şeyler yapılıyor ise Kuruoğlu Ailesinin ama şöyle ya da böyle bir izi vardır. Bunu da herkes içine sindiremez ama bu da Kuruoğlu Ailesinin derdi olamaz. O nedenle, Şahinler Mühündislik firmasının alanına gazetecilik girmese de sonuçta bu gazete babamın kurduğu bir gazetedir ve bende dolaylı da olsa izliyor ve yaşıyorum. Ama, derseniz ki, içiçe misiniz, hayır.! Ben, gazetenin işlerine karışamam onlarda bizim işimize karışmazlar. Burada bir anlamda denge babamdır. Babamın sadece bilgi ve deneyimlerinden yararlanır, aklımızın almadığı konularda akıl sorarız.

dergi 9- O zaman şunu söyleyebilir miyiz: İlkHABER ile Şahinler Mühendislik iki ayrı dünya..

Evet. Şahinler’in bu kadar hedef yapılması İlkHABER ile ilgili ama hep söylediğim gibi, bu ya bilgisizlikten ya da kasıtlı yapılıyor. Kim nederse desin, İLKHABER, büyük ve etkili bir gazete. Bugün Balıkesir’de bile bir gazetenin trajı 400′ü geçmez ama İLKHABER’in web sitesine hergün onbinlerin üzerinde insan giriyor. Fakat, Şahinler ile İLKHABER arasında doğrudan bir ilişki kurmak yanlış. Bu aşırı zorlama bir davranış aynı zamanda. İlkHABER’in başında olan insanlar belli bizim yaptığımız iş belli. Yani, ot ile samanı birbirine karıştırmanın fazla anlamı olmadığı gibi, kimseye de bir yararı yok. Ki, özellikle babam, zaten böyle bir karmaşaya izin vermez ve hep uyarır. Bizimde gazete üzerinden iş alalım,yapalım anlamında bir derdimiz yok. Bunu iddia edenler, inşaat ve taahhüt işlerinin, ihalelerinin nasıl yapıldığını bilmiyorlar demektir.

- Sizin de söyleşimizin başında dikkat çektiğiniz gibi, geleneksel olarak aileniz inşaat işlerinde alt yapıya önem verirken, siz şirket olarak üst yapı işlerine önem vermişsiniz.. Önümüzdeki dönemde alt yapıya da girerecek misiniz?

- Bu aşamada özel bir tercih. Her işin kendi içinde bir etiği vardır. 2007 yılında biz bu işe girdiğimizde Bandırma’nın alt yapı işlerini halihazırda yapan bir firma vardı, dolayısıyla biz yürüyen bir işe çomak sokmak derdinde olmadığımız için bu alana girmedik,ama bu hiçbir zaman girmeyeceğiz anlamınada gelmez. Kentin üst yapı işlerine talip olduk. İyi de öyle olmuş, Bandırma’ da ilk katlı otopark işini biz üstlendik ve bitirip, teslim ettik. Gittik, Gönen Belediye Sarayı’nı ciddi bir kırımla üstlendik, 6 ay gibi kısa bir sürede 3400 m2′lik inşaatı bitirip, teslim ettik. Sahil Bandı’nda subay gazinosunu aldık, onu bitirip, teslim ettik. EtiMadenin kanal işini yaptık. Sur tabir edilen istinat duvarlarını yaptık. Şahinler’in başarısı ve belli kişiler tarafından hedef yapılması da burada aranmalı. Herkes bitmiş ve onlarca yıl hizmet verecek bir esere keyifle bakmaz. Bunu görmek için gönül gözünün açık olması lazım.

dergi 10- Ben yine aynı soruya döneceğim. İhsan Kuruoğlu, bu kadar işin neresinde?

Bakın, siz bile yapılan eleştirilerden etkilenmişsiniz. Bu yaklaşım, biz gençlere güvensizlikte içeriyor. Geçtiğimiz yıl aşağı yukarı Bandırma esnafına 10 trilyon para sokmuşuz.. Bu ciroyu yaratırken belki 2 bin ayrı insanla alışverişimiz olmuş. Babam, bu insanların hiçbirini tanımaz. Müdürlerimizi bile tanımaz, bilmez. Bu nedenle babamın, Şahinler’in sistemi ile ilgili doğrudan bir ilişkisi yok. Takıldığımız nokta da gider kendisine akıl danışırız, o da bizi yönlendirir ve bundan daha doğal ne olabilir.

- 24 yaşındasınız. Peki, bu kadar işi nasıl üstlenmeyi ve bitirmeyi beceriyorsunuz?

- Ben bu işlere ısmarlama girmedim ve çekirdekten yetiştiğim için süpriz değil. Ben 8-10 yaşlarındayken, akranlarım oyuncaklarla oynarken, ben iş makinalarının üzerinde oyun oynuyordum. Aradaki fark bu. Ayrıca, benim babam İzmir’de yüzlerce daire yapmış, milyonlarca ton stablize,taş Ege denizini doldurmuş dolgu çekmiş. Amcam Osman Kuruoğlu, ben bildim bilesi inşaat işinde. Yani benim inşaat işine girmemem belki ailem ve çevremde konu olabilirdi. Ayrıca, ben 10 trilyona yakın ciro yaparken, oluşmuş  trilyonlarla oluşmayacak  alt yapımız vardı. Yoksa, kişinin elde çanta, böylesi bir sorumluluğu üstlenebilmesi ve kotarabilmesi zaten mümkün değil. Bir de Şahinler, kendi alanında başarılı bir ekiple işine bakıyor ve belli bir koordinasyon ve disiplin içersinde yürüyor.

dergi 11- Şahinler Şirketi başka hangi alanlarda faaliyet yürütüyor.

Turizm, petrol var ama bugün için bir tek inşaat alanında yoğunlaşmış durumdayız. Bir tek beton boru ve parke fabrikası kurma düşüncemiz var. Bu yatırımımızı da 2010 yılı için düşünüyoruz.

- Dünyada ve Türkiye’de yaşanan ekonomik kiriz şirketinizi nasıl etkiledi?

- Dünyada küresel ekonomik kriz var. Bu krizin ülkemize ve Bandırma’ya etkileri söz konusu. Onun için bu süreci kendimize bir çeki düzen verme süreci olarak görüyor ve iş konusunda fazla atak davranmıyoruz. Biraz kendimizi dinlemek ve bu arada elimizdeki işleri tamamlamaya çalışıyoruz. Yatırım noktasında 2009 için bir düşüncemiz yok.

Kendinize ayırabildiğiniz zaman var mı?

- Kendime ayırabildiğim fazla zamanım yok. O yüzden babamla anlaşamıyoruz. Evlen bir an önce , torun tombalak görelim diyor ama benim bugün için gündemimde evlilik yok.

dergi 13- Ağbinizle aranızda bir iş bölüşümü de yaptığınız anlaşılıyor.

- Evet, ben inşaat alanında çalışırken ağbim Akbey Kuruoğlu, basın-yayın alanında çalışacak. Şunu da vurgulamakta yarar var. Babamın varlığından kimler rahatsızsa, Akbey Kuruoğlu’ nun gazetedeki varlığıyla daha fazla rahatsız olacaklar.

- Şahinler’e yönelik eleştirilerden biri de firmanızın ihalelerde kayrıldığına yönelik. Kayrılan bir şirket misiniz?

- Bunu kim iddia ediyorsa olayı bilmiyor demektir. Yeni ihale kanunu her adamın ya da firmanın ihalelere girmesine yetki vermiyor. Çok ciddi yaptırımları var. Bir kere 1 lira sigorta ve vergi borcunuz olmayacak. Bizim ihalelerimize Türkiye’nin her yerinden on- on beş firma giriyor. Hatta bunların çoğu iş yapmaya niyeti olmayan ‘çantacı’ olarak tabir edilen insanlar. Dolayısıyla, bu noktada bizim kayırılmamız mümkün değil. İhale, en düşük fiyatı siz vermişseniz sizde kalıyor. Ayrıca, yeni ihale kanunu, siyasilerin elinden ihaleler konusunda her türlü yetkiyi almış durumda. Şimdi, ihaleler bürokrasinin sorumluluğu altında. Bürokratta öyle yanlış işin altına imza atmaz. Çünkü, doğrudan sorumlu. Yoksa, bir belediye başkanı ve yardımcılarının, herhangi bir ihaleye müdahil olabilmeleri mümkün değildir. Müteahhit firma için şu veya bu parti ya da şunun veya bunun iktidarı diye bir şey yoktur. Siz, işinizi düzgün yapıyorsanız, ihalelere girmenizde yasal bir sakınca yoksa, en uygun fiyatı siz atıyorsanız, iktidarda kim olursa olsun, siz işinize bakar ve ihalenizi alırsınız. Bir de işin yapılabilirliği esası vardır ki, bu da önemlidir. Müteahhit bir firma için en büyük referans, bir siyasi partinin kimlik kartı değil, o güne kadar üstlendiği işleri düzgün yapması ve zamanında teslim etmiş olmasıdır.

dergi 14- Bandırma ve bölgede büyük projelerin ihaleleri genel olarak İstanbul ya da Ankara’dan gelen büyük firmalar tarafından üstleniliyor. Bu, kader mi?

- Bu kimi aklı evvellerin Bandırma’ya verdiği zarardır. Bu KİPA Projesini bizim yapabilecek gücümüz vardı ve yapardık. Ama biz bu KİPA Projesine talip olsaydık, Bandırma’da yer yerinden oynardı. Bizim Bandırmamızda böyle ilginçlikler yaşanıyor. Bu öncelikle küçük yer olmamızdan ve kasabalılıktan kurtulamamış olmaktan kaynaklanıyor. Yoksa, biraz ufku geniş olan insanlar, Bandırma’nın yetişmiş insan gücünün bilincindeler ve olaylara kasabalılık penceresinden bakmıyorlar. Çünkü, merkezi Bandırma’da olan bir firma vurdum-kaçtım mantığı ile hareket edemez. Etmediği gibi alışverişini de Bandırmalı esnaftan yapar. Dışarıdan gelen işçisiyle malzemesiyle beraber geliyor. Yoksa, bizim girdiğimiz ihalelere baktığınızda Türkiye’nin her yerinden firmaların katıldığını görürsünüz. Dolayısıyla bu işleri Bandırma’nın şu ya da bu firmasına aman vermeyelim diye düşünenler, kime verilsin Diyarbakır’a mı, Muş’a mı, Kütahya’ya mı, Ankara’ya mı İstanbul’a mı buyursun tercih etsinler.

Engin ARICAN

Realite Dergisi Eylül 2009

EYLÜL KAPAK SON1

Bu haberi yazdır Bu haberi yazdır

İsterseniz yorum yapabilir, veya Diğer yazılara Bakabilirsiniz.

Yorumunuzu Belirtin

Sitemiz en iyi Mozilla Firefox ya da Microsoft Internet Explorer 7 ve üstü sürümlerde çalışır. Internet Explorer 6 kullanıyorsanız lütfen sürüm yükseltin.