Geçen hafta sonu Çerkezköy deplasmanında çok iyi olmayan futbolla kazanılan maç sonrası Gaziosmanpaşa maçı için içimde hep bir ürperti vardı. Buda Gaziosmanpaşa hakkında aldığımız duyumlar nedeniyleydi.
Gaziosmanpaşa maçı öncesi sakatların iyileşememesi Hüseyin ve Halil’in form grafiklerinin yüksek olmayışı beni bu ürpertiye iten nedenlerin diğerleriydi. Ama Bordo – Beyaz’lı futbolcular maça öyle bir inançla çıkmışlardı ki dün sahada karşılarında değil Gaziosmanpaşa Türksel Süper Lig takımı olsa o maçı kazanacaklardı. Belki Bandırmaspor’un bu maçta oynadığı futbol çoğu kimseleri çok mutlu etmemiştir. Ama futbolcuların galibiyet için savaştıklarını da görmemezlikten gelememişlerdir.
Bu maçta Hüseyin’i ilk 18’de görmeyince çok şaşırmadım diyebilirim. Son 2 maçtır kendisine verilen şansı çok kötü kullanan Hüseyin, şu an için kendisinden beklentilerin çok çok gerisinde kaldı. Hüseyin’in bu durumu hem ona hem de Bandırmaspor’a zarar veriyor. Bandırmaspor’un iyi bir Hüseyin’e çok ihtiyacı var. Takımda bu adar çok sakat futbolcu varken, Hüseyin’in bir an önce toparlanması gerekiyor. Yoksa şu an kazanamadığı formayı bundan sonra çok daha zor kazanır.
İsmail Hoca, Gaziosmanpaşa maçını kazanmakla Mustafa Serin’den de bir bakıma hem kendi hem de Bandırmaspor’un gecikmiş intikamını da almış oldu. Belki nerden çıktı bu diyeceksiniz. Hatırlarsınız ki geçen sezon başında Mustafa Serin Bandırmaspor’un Teknik Direktörüydü. Mustafa Serin, Bandırmaspor kötü gitmeye başlayınca daha görevinin başındayken, Bozüyükspor ile görüşmeye başlamıştı. Hem de Bozüyükspor’un başında İsmail Ertekin görevini devam ettirirken.
Mustafa Serin hem Bandırmaspor ‘da ki görevini sürdürürken hem de İsmail Ertekin Bozüyükspor’un başındayken böyle bir harekette bulunması ve Bandırmaspor’da ki görevini bırakarak Bozüyük’ün başına geçmesi o günler de kamuoyunu da rahatsız etmişti. Gün oldu devran döndü hem Bandırmaspor’un hem de İsmail Ertekin’in Mustafa Serin ile yolları dünkü maçta kesişti. Hem Banban hem de İsmail Hoca, bu etik dışı olayın hesabını kesti..
Gaziosmanpaşa maçında beni en çok mutlu eden Bandırmaspor’lu futbolcuların mücadele isteği oldu. Belki dört dörtlük bir futbol ortaya koymadık. Ama yapılan mücadele galibiyeti kendiliğinden getirdi.
Son maçlarda ön libero da parlayan Orhan, tam bir savaşan şahin gibi mücadele etti. Ercan sakatlana kadar Orhan ile birlikte rakibe göbekten pozisyon şansı vermediler. Bu maçta belki de İsmail Hoca ilk kez 4–4–2 sisteminde oynadı. Samet, Ali Kafadar ikilisi bence ileri ki maçlarda çok canlar yakacaklar.
Çok yakında İsmail Hoca’yı çok tatlı zorluklar bekliyor. Orhan, Burak ve Samet’in yükselen form grafikleri ve zor günlerde takıma verdikleri katkılar sonrası, Galip, Ali Serin ve Yüksel’in sakatlıklarının geçmesi ve takıma dönmesi İsmail Hoca’nın kafasını karıştıracak. İsmail Hoca’nın Aziz’e şans vermek istediğinin de farkındayız. Bu güne kadar Nazım’ın da 18’e girmesine rağmen hiçbir maçta forma giymediğinin de farkındayız. Bu demek ki İsmail Hoca kendisine sunulan 26 kişilik geniş kadrodan sırası gelen futbolcuyu yeri ve zamanında kullanacak. Form grafiği düşen futbolcuda kendisini 18 dışında bulmakta da geç kalmayacak. 18 dışında kalan hiçbir futbolcuda hemen formaya küsmeyecek. Görecek ki çalışan formayı kapıyor. O da çalışıp formayı kapmak için daha çok çalışacak.
Gaziosmanpaşa maçında alınan galibiyet moralleri yükseltti. Şimdi sırada Arife günü İstanbul deplasmanın da Bayrampaşa maçı var. Gazi maçının kazanılmasının değerinin artması için Bayrampaşa maçından da 3 puanla dönülmesi lazım. Yoksa bu Okyanusu geçip derde boğulmaya benzer.
Bu haberi yazdır
Sitemiz en iyi Mozilla Firefox ya da Microsoft Internet Explorer 7 ve üstü sürümlerde çalışır. Internet Explorer 6 kullanıyorsanız lütfen sürüm yükseltin.