İzmir’in kızları, çırasını yakar adamın… (Tarık SÜRMELİOĞLU)

Posted by ilkhaber on Pazartesi, Haziran 22, 2009, 22:34
Bu Yazı Tarık Sürmelioğlu Kategorisinde ve 1 Yorum var.

TARIK1Yaşlı teyzelerin, bir yandan ellerindeki bayrağı sallayıp, bir yandan ayaklarıyla tempo tutmasını izliyoruz gururla…
İçlerindeki çocuğun ‘güzel günler’ özlemini dışa vuruyorlar, kırışmış derilerine karşın.
İki güzel İzmirli kız zıp zıp zıplıyor, el ele tutuşmuş…

Ahh, bir de Sezen Aksu çıksa platforma, ‘İzmir’in Kızları’nı söyleyiverse keşke…

..ki, İzmir’i anlatan en güzel şarkı belki de o…

**************************************

BİRİLERİNİN, olup biten her şeye ‘eyvallah’ demediğini anlatmak gerek.

Ulus devlet ekseninde dönen dolapların, yapılan hesapların, oylanan oyunların görmezden gelinmediğini haykırmak gerek.

İşaret parmaklarını aşağı yukarı sallayıp, “biz her şeyi biliyoruz, kimseyi kandıramazsınız, olup bitenlerin farkındayız” mesajını sıklıkla vermek gerek.

Mesajın en iyi verildiği yer, “bayrağını al da gel” çağrısıyla dört bir köşeden koşup gelen onbinlerin buluştuğu mitingler.

***

KIRK derece sıcağın alnında, hafif imbat da olmasa buhar olup uçacağımız bir ortamda, İzmir Gündoğdu Meydanı’ndaydık yine…

‘…yine’ diyorum, 2007 Mayıs’ında da aynı yerdeydik.. Hâttâ birkaç metre farkla, aynı mevkide yerimizi almıştık.

Hava sıcak.. Akhisar tarafında bizim araba 37 derece gösterdi sıcaklığı.. İzmir 40 falandı demek ki…

***

2007′deki kalabalık yok tabii; katılım çok daha az.

Ertesi gün gazete sayfalarında, haber sitelerinde falan, ‘kıyaslamaları’ okumuşsunuzdur.. Tek bir ajansın gözlemiyle sayfalara kondurulmuş haberlerdi onlar.

Dikkat ettiyseniz, kimin ne söylediğine yer yoktu; kıyaslama vardı yalnızca: “İki yıl önceki coşku yoktu!”

Mesajlar nerede?..

Örneğin İzmir Tabip Odası Başkanı ne söyledi?..

İzmir Baro Başkanı kime gönderme yaptı?..

ADD Genel Başkan Yardımcısı kime yanıt verdi?..

Falan filan…

Onlar yok; yalnızca kıyaslama var.

Medya işte bu.. Kamera görüntülerinin niceliğiyle oyalanırken, niteliği zumlayamıyor bizim medya.

***

DOĞRUYA doğru; 2007′nin kalabalığı neredeee, pazar günkü miting nerede…

Belki onda biri, belki yirmide biri.

Ne farkeder?..

Aslolan nitelik değil mi!

***

DEMEK Kİ bunu bir oyun gibi görüyor medya..

..Ve o medyaya hükmeden siyasal güç.

Öyle koşullandırıyor, neyi istiyorsa onu gösteriyor, onu yazıyor…

Görseler ya, İzmir’e altı – yedi saat mesafedeki Antalya’dan kalkıp gelenleri..

Bursa’dan, Çanakkale’den, Aydın’dan, Manisa’dan, Balıkesir’den, Muğla’dan gelip, meydanda bayrak sallayanları…

Balıkesir Eğitim-İş’in koskoca pankartını…

Onlar görülmez…

Katılım oranıdır önemlisi..

“Görüldüğü gibi, 2007′den bu tarafa köprünün altından çook sular aktı” diyecekler.

***

ŞUNU iyi bilin, bayrağını alıp meydana koşan insanlar, bilmem hangi partinin bindirilmiş kıtaları değil.. Kelle başına elli lira, yüz lira dağıtılan, otobüslere doldurulup alanlara götürülen paralı askerler hiç değil…

İçlerindeki yurt sevgisidir onları orada biraraya getiren…

Saldırıya, kuşatmaya, teslimiyete, işgale, sömürüye başkaldırıdır ortak noktaları.

Suçlamaları da göze alırlar, çekinmezler.

Örneğin, ‘darbe destekçisi’ der kimileri…

“Her yer kuşatıldı, tek sağlam kale Ordu kaldı; ona elinizi süremezsiniz” haykırışı, darbeciliktir ya!..

Ne bileyim, mayınlı arazilerin yabancılara peşkeş çekilmesi, “Kıbrıs’ta barış ortamını sağlamak için bir parça toprak verebiliriz” sözleri, Amerika ve Avrupa’ya tam teslim politikalar, önüne gelenin ‘darbeci’ diye suçlanıp ergenekondan içeri atılması, özelleştirme adı altındaki peşkeşler, cumhuriyetin kazanımlarının tüketilmesi, falanı filanı..

Bunlara imza atanlar demokrasi aşığı, gerçek yurtseverler(!) oluyor…

Mitinglerde bayrak sallayıp, “ne ABD, ne AB, tam bağımsız Türkiye” diye haykıranlar darbeci, faşist!..

***

..VE ezbere bildiğimiz, mitinglerin marşı haline gelmiş o şarkıyı söylüyor Edip Akbayram…

“Güzel günler göreceğiz çocuklar / Çocuklar inanın, inanın çocuklar / Güzel günler göreceğiz , güneşli günler / Motorları maviliklere süreceğiz.”

Yaşlı teyzelerin, bir yandan ellerindeki bayrağı sallayıp, bir yandan ayaklarıyla tempo tutmasını izliyoruz gururla…

İçlerindeki çocuğun ‘güzel günler’ özlemini dışa vuruyorlar, kırışmış derilerine karşın.

İki güzel İzmirli kız zıp zıp zıplıyor, el ele tutuşmuş…

Ahh, bir de Sezen Aksu çıksa platforma, ‘İzmir’in Kızları’nı söyleyiverse keşke…

..ki, İzmir’i anlatan en güzel şarkı belki de o…

“İzmir’in kızları / korku yok kitabında / çal bre harmandalı / delikanlı makamında.. / İzmir’in kızları / ayıptır söylemesi laf aramızda / sevişe sevişe de ölür / dövüşe dövüşe de icabında…”

***

DÖNÜŞ yolunda, arabada Sezen Aksu çalıyor..

“Hiç bir topuk tıkırtısı bu kadar davetkar çalamaz / Bir göz vuruşuyla yerle bir eder, böyle bir şey olamaz…”

Bu haberi yazdır Bu haberi yazdır

İsterseniz yorum yapabilir, veya Diğer yazılara Bakabilirsiniz.

1 Yorum “İzmir’in kızları, çırasını yakar adamın… (Tarık SÜRMELİOĞLU)”

  1. kaf sin kaf
    22 Haziran, 2009, 23:05

    Başkadır İzmir, başkadır İzmir’in insanları… akıllarına geldiği gibi konşurlar, sıcak ve samimidirler… Genelde düşmanlık beslemezler birbirlerine karşı… BİRBİRLERİNİ KOLLARLAR, BİRBİRLERİNİN GÖZLERİNİ OYMAYA ÇALIŞMAZLAR…

       0 likes

Yorumunuzu Belirtin

Sitemiz en iyi Mozilla Firefox ya da Microsoft Internet Explorer 7 ve üstü sürümlerde çalışır. Internet Explorer 6 kullanıyorsanız lütfen sürüm yükseltin.