Biraz soluklanıp geriye bakarak başta kişisel sorunlarımız olmak üzere yaşadığımız toplumsal krizleri şöyle bir hatırladığımızda bazen ne kadar büyük hatalar yapabildiğimizi düşündüğümüzde sanırım benim gibi KEŞKE diyenlerimiz çok olmalı.
Hepimizin çok iyi bildiği gibi, hiç düşünmediğimiz bir anda ortaya çıkan ve önlem almada biraz geciktiğimiz olaylar için kriz sözünü çok kullanırız.
Bu tarif ne kadar yeterlidir bilemem ama ben bu tarifi biraz da bu ani olumsuz gelişmeden ötürü toplumlara büyük ölçekli zararlar veren veya zarar verebileceği beklenen olaylar olarak belirtmenin de gerekli olduğunu düşünenlerdenim.
Sonuç olarak bu ister siyasi ister ekonomik isterse toplumsal bir felaket de olsa kriz bu gün dünyamızda ender de olsa tüm ülkelerin, tüm yönetimlerin başına her an gelebilecek tehlikeli oluşumlardan birisi olarak düşünülüyor. Ve bu nedenle ki çağdaş yönetimlerce KRİZ MASASI anlayışlarının bizlerden daha farklı ve de daha ciddi değerlendirildiklerini görüyoruz.
Ve bu günün kriz yönetimleri olağanüstü şartlarda ve olabildiğince kısa sürede tedbirlerin alınabilmesi için oluşturulmaktatırlar.. Yani çabuk ve de isabetli karaların alınabilmesi söz konusu bu kriz masalarında.
Efendim, fikirse fikir herkes bir şey söyleyebilir gibi kriz masaları için sıradan bir görevlendirmeyi normal bulan anlayışlarımızın ciddi anlamda gözden geçirilmesi şarttır.
Bu bağlamdaki görevler için özellikle bilimsel alt yapı başta olmak üzere mesleklerinde uzmanlık seviyesine yükselmiş ve deneyimleri fazla olan vatandaşlarımıza ihtiyaç olduğu açıktır.
Bakınız bu gün Bandırma’da bir su krizi yaşandı. Krizin nasıl yönetildiği noktasında benim gibi bir çok insanımızın kafasında sorular olduğunu da iyi biliyorum ama bunların sorgulanmasının da bu gün için bir manası yok ancak yaşananlardan dersler çıkartılması önemli.
Örneğin bu gün kentlerimizin bazı noktalarında kriz masalarını gösterir işretler görüyoruz. Acaba diyorum Bandırma dahil bu gün pek çok yerleşim alanında kurulu bulunan bu tarz kriz yönetim merkezlerimizin toplanma sıklığı nedir veya en son toplantılarında aldıkları güncelleştirilmiş kararları varmıdır gibi kamuoyunun beklentilerinin giderilmesi de gerekli artık.
Örneğin hepimizin çok ilgilendiği gibi bu gün depremlerden sıkça ve de endişeli sözler edilmekte olduğu bir gerçek. Acaba diyorum olası bir deprem sonunda Bandırma ,Erdek,Gönen gibi çevre ilçeler arasında KRİZ MASALARI arasında bir bilgi alışverişleri ön görülüyor mu? Örneğin kurtarıcı ağır makine sayıları belirlendi mi? Bunları taşıyabilecek tırlarımız var mı? Mesela çadır monte edilebilecek alanlarımızın yerlerini halkımız biliyor mu? Bu manada depremlerle ilgili olarak sorular çoğaltılabilir ama ben yine geçtiğimiz aylarda Bandırma’da yaşanan sel felaketine dönerek bu bölge için alınmış veya önerilmiş tedbirler oldu mu? Yine çok merak ederim şu yangın araçlarımızın merdivenleri acaba diyorum kentimizin en yüksek binalarına erişebiliyor mu ve hatta her sokağına girebiliyorlar mı? Bunların denemeleri yapılıyor mu? Erişmeleri mümkün değilse eğer çözüm için bir şeyler düşünülüyor mu? Daha da önemlisi Allah korusun bir deprem sonrası kentin her hangi bir noktasında bir toplanma merkezi için aydınlatma maksatlı küçük de olsa bir dizel jeneratör planlamaları var mı? Yine şu değiştirilen su borularının yedeklerine her hangi bir şekilde tekrar ihtiyacımız olabilir mi? Olursa elimizde var mı gibi kentlilerimizi ilgilendiren önemli konulardaki çalışma sonuçlarının zaman zaman halkımıza açıklanmalarını ben çağdaş yaşamın bir gereği olduğunu düşünüyorum.
Bu haberi yazdır
Sitemiz en iyi Mozilla Firefox ya da Microsoft Internet Explorer 7 ve üstü sürümlerde çalışır. Internet Explorer 6 kullanıyorsanız lütfen sürüm yükseltin.