Gazeteci OKtay Ekşi’den makale değil alıcısına MEKTUP var. Bu MEKTUP’u KİM Kİ ÜZERİNE ALINIRSA!!!!!!!!!!!
BUNA bir “makale” demeniz gerekmiyor. Çünkü bugün bir makale değil bir “mektup” yazmak amacıyla tuşlara basıyoruz.
Elbet şahsi bir mektup değil. Belki de herkesi ilgilendiren türden. Çünkü bazı hâkim ve savcılara yazıyoruz.
Ama belli birine değil. Belki hepsine, belki de birine…
O “biri” kimdir, bilmiyoruz ama elindeki dosyada “asli fail” görünen insanı, “kaçma ve delil karartma şüphesi bulunmadığı için” serbest bırakırken, gazetecilik faaliyetinin gereği olarak belge toplayan insanın tutuklu kalmasından vicdan azabı duymayan hangi savcı veya hâkim varsa ona yazıyoruz.
Eylemciyi gazeteci, gazeteciyi eylemci sanan kim ise ona yazıyoruz.
Hukukun temel ilkelerinden biri olan “masumiyet karinesi”ni yok sayan, o yüzden önüne gelen zanlıyı hapse atan hangi savcı ve hâkim ise ona yazıyoruz.
İfade özgürlüğünden korkan, gerçekleri yazmayı kâbus haline getiren savcı kim ise ona yazıyoruz.
Kamuoyunu ve yargıyı etkilemeyi kendisine hak sayan, bunun için -yasa hükümlerini çiğneyerek- medya organlarına tek yanlı ve gizli bilgi sızdıran savcılar kimlerse onlara yazıyoruz.
Türkiye’deki yargı sistemini Sultan Hamit döneminin Yıldız Mahkemesi’ne, Osmanlı’nın Kürt Mustafa Divanı’na veya Bekirağa Bölüğü’ne (Bekirağa Bölüğü, kötü ününü her dönemde muhaliflerin kapatıldığı bir hapishane olarak kazanmıştı. 1870-1922 arasında, yaklaşık yarım yüzyıl boyunca İstanbul’un korku uyandıran tutukeviydi- Kaynak: Vikipedia) çevirmenin sorumluluğu kimde ise ona yazıyoruz.
Ve… Akşamları evinizde yemek yerken sizin çocuğunuzun, “Baba ya o insanlar suçsuzsa?” diye sormasından korkup korkmadığınızı öğrenmek için yazıyoruz.
Bu haberi yazdır
Sitemiz en iyi Mozilla Firefox ya da Microsoft Internet Explorer 7 ve üstü sürümlerde çalışır. Internet Explorer 6 kullanıyorsanız lütfen sürüm yükseltin.
Oktay Ekşi’nin esasında gönderme yaptığı sözde hukukçular ergenekon davasına bakan savcı ve hakimlerdir.Hiç bir hüküm giymedikleri halde 1 senedir suçluymuş ve suçuda infaz ediliyormuş gibi içeride tutulup,AKP aleyhinde eleştiriler yapmasını önleme çabaları içinde hakim ve savcılar, başlarına çok büyük işler açacaktırlar..Hiç kimse ben AKPnin yandaş hakimi ve savcısıyım demesin.Öyle olduklarını sananlar İlhan Cihaner’i örnek alsınlar.Bugün ona ama yarın mutlaka kendilerine olacağı akıllarından çıkmasın.