Öztaylan: Hedef Ben ve Partimdi

Posted by on Perşembe, Haziran 30, 2011, 21:27
Bu Yazı Manşet Kategorisinde ve 0 Yorum var.

4 Haziran 2011 tarihli Zaman gazetesinin yayınladığı Şubat 2005 tarihli “BELGE” ile ilgili gazetemize açıklama yapan Milletvekili Öztaylan, bu “BELGE” ile hedefin doğrudan ve dolaysız Ak Parti ve şahsı olduğunu belirterek, “Bu bir siyasi mücadele falan değildir. Bu demokrasinin, sandıktan çıkmış iradenin farklı amaç ve çıkarlar için gaspına yönelik demokrasi ve hukuk dışı yeltenişlerdir” dedi.

KARANLIK VE AYDINLIK (AYRINTILAR İÇİN TIKLAYINIZ )

BİR BELGE VE GÖLGESİNDE YAŞANANLAR (HABERİN ATRINTILARI İÇİN TIKLAYIN )

ARICAN’DAN YILIN ARAŞTIRMASI (AYRINTILAR İÇİN TIKLAYIN )

Ortaya çıkan belge’nin son 6 yıllık yaşanan süreci aydınlatabileceğini belirten Öztaylan”2005 yılı başından 2011 yılına kadar bölgemizde ve kentimizde yaşanan olayları daha sağlıklı anlayabilmemiz için buzaman diliminde nelerin olduğunu ve yaşandığını, insanların nasıl mağdur edilmek istendiğini yada mağdur edildiğini iyi anlamamız gerekiyor.”şeklinde konuştu.

“BELGE”nin 2005 yılı başından 2011 yılına kadar içerdiği amaç ve hedeflerin gerçekleşmesi için yapılan çalışmaların kamuoyu tarafından iyi irdelenmesi gerektiğini belirten Milletvekili Öztaylan, “ Partimin ve benim siyasal ve sosyal yaşamdan tasfiye edilmeme yönelik bir çok olaya tanık oldum. 12 Haziran genel seçim sonuçları ortada, başaramadılar ama bu çabalarından da ne yazık ki vazgeçmediler.Türkiye, darbe defterini artık kapatmalı ve kapatacak”dedi.
Milletvekili Öztaylan, BALYOZ Soruşturması kapsamında Gölcük Donanma Komutanlığı İstihbarat Müdürlüğü’nde ele geçirilen Şubat 2005 tarihli belgenin Balıkesir ve bölgede yaşanmış bir çok olayı anlaşılır kıldığını ve olayların üzerindeki giz perdesini kaldırdığına dikkat çekerek, “Artık, konu yargıya intikal etmiş durumda. O nedenle öncelikle Yargı sürecine saygı duymamız gerekiyor. Ancak, 2005 yılı başından 2011 yılına kadar bölgemizde ve kentimizde yaşanan olayları daha sağlıklı anlayabilmemiz için bu zaman diliminde nelerin olduğunu ve yaşandığını, insanların nasıl mağdur edilmek istendiğini yada mağdur edildiğini iyi anlamamız gerekiyor. Ak Parti’nin 12 Haziran genel seçimleri öncesinden başlayarak sivil Anayasayı gündeme getirmiş olması tesadüfi değildir ve herkesin geniş katılımlı ve uzlaşmaya dayalı çağdaş ama sivil bir Anayasa için üzerine düşeni yapması lazım. Türkiye’de darbeler dönemi, darbe Anayasaları dönemi artık bitmeli”dedi.
Siyasal yaşamında bugüne kadar hiç bir hiç bir makama ve mevkiye demokrasi dışı anlayış ve yöntemleri kullanarak gelmediğini vurgulayan AKP Milletvekili Cemal Öztaylan, şöyle dedi:

ÖZTAYLAN: BEN BUYUM!
“ Siyasal geçmişim ortada. Bugün bulunduğum ve iki dönemdir seçildiğim milletvekilliği görevine Allah’ın izniyle ve vatandaşlarımın teveccühü yanında siyasi iradeleriyle sandıktan çıkarak,seçilerek geldim. Bandırma Belediye Başkanlığı görevinde bulundum. Bu memlekette üç dönem vatandaşından oylarıyla ilgi ve sevgi görerek milletvekili seçilmiş bir kişiyi hatırlamıyorum. İl Genel Meclis üyeliği de yaptım. Ben, tüm bu hizmetleri yaparken kerameti de kendimde bulmadım yada bazı kendinden menkul güç odaklarının önünde yaltaklanmadım, kimsenin borazanı olmadım. Ben Hakk’a hizmeti halka hizmet olarak gören, yar adanılanı Yaradan’ dan ötürü kucaklayan, seven bir insanım. ”

AK Parti’den Bandırma Belediye Başkan Adayı olarak belinlendiği ve seçildiği günden bugüne kentin belediye başkanı ve milletvekili olarak çok şeye tanık olduğunu belirten Öztaylan, şöyle devam etti:

AK PARTİ VE MİLLET HERŞEYİN FAKINDA!
“En talihsiz olan şey, kişinin kendisini akıllı karşısındakileri aptal, enayi yerine koyup kandırmaya çalışmasıdır. Sonunda bunu yapanlar hep kandırmayı, aldatmayı iş edindikleri halk tarafından sandığa gömülmüştür. Bunun çok örneği var. AK Parti, Türkiye’nin partisidir ve kurulduktan kısa bir süre sonra 2002’de iktidar olmuş, o günden bugüne de gerçekleşen genel seçimlerden oylarını arttırarak yeniden iktidar olarak ve en son 12 Haziran genel seçimlerinde Türkiye’de iki seçmenden birinin oyunu alıp % 50 oyla tek başına iktidar olmuş bir parti. Bunu içine sindiremeyenler AK Parti’yi alaşağı edebilmek için bugüne kadar her şeyi denediler, olmadı.Ak Parti ve toplum bu oyunların hepsinin farkında.”

DEVLET İÇİNDE GİZLİ, MEŞRU OLMAYAN BİR YAPI VAR!
2004 yerel seçimlerinde Ak Parti’den Bandırma belediye başkanı seçildiği dönemde Balıkesir milletvekili olarak Turan Çömez’in bulunduğuna dikkat çeken Öztaylan, “Gazete arşivleri ortada. Belediye başkanlığım döneminde partimden milletvekili olmasına rağmen Milletvekilimiz Turan Çömez ile aramızda hep bir mesafe oldu. Zaten, Gölcük’te ortaya çıkan belgeyle Çömez’in 2005 Şubat’ında mensubu olduğu siyasi partiye ve milletvekili grubuna , belediye başkanlarına, teşkilat temsilcilerine karşı , gizli ve farklı bir faaliyet içersine girdiği anlaşılıyor. Bu faaliyetlerin detaylarının yargı sürecinde ortaya çıkacağını sanıyorum. Bu konu, yargıya intikal etmiş olduğu için üzerinde de durmayacağım ama benim için Çömez’in bu faaliyetler içine girip girememiş olması bir yere kadar önemli. Çünkü, Çömez, bir kişi ve birilerinin Çömez’i konumu,mevkisi itibariyle kullanmaya çalıştığı anlaşılıyor. Bence,burada siyaseten hepimizi dehşete düşüren ama artık bilinen ve üzerinde konuşulan, Devlet içersinde gizli bir yapının varlığıdır. Ak Parti, kararlılıkla bu olayın üzerine gidiyor. Gazeteci-Yazar Arıcan, zaten yazması gerekenleri hep yazdı”dedi.

BU YAPI, BATI ÇALIŞMA GRUBUNUN UZANTISIDIR!
Refah yol Hükümeti döneminde kurulduğu ortaya çıkan “Batı Çalışma Grubu”nun Türk siyasi ve sosyal yaşamından elini hiçbir zaman çekmediğini ve varlığıyla, faaliyetlerini hep bir şekilde sürdürdüğüne dikkat çeken Milletvekili Öztaylan, “ Benim de belediye başkanlığım dönemimde kapım birileri tarafından çalındı ve kendilerini dinledim. Dinlememle, kendilerini uğurlamam bir oldu.Ak Parti ve iktidarımız her şeyin farkındaydı. Statükonun parçalanmasından ve İktidar olanaklarından hızla uzaklaşanlar, AK Parti’ye karşı bugüne kadar hep kullandıkları Cuntacılığı çözüm olarak gördüler,bunun koşullarını hazırlamaya soyundular.Bunun dün siyasi aracı kimler olmuşsa yine Cuntacılar bunları bulmakta gecikmedi. Zaten hazırdılar, beklemekteydiler. Türkiye’de sahnelenmeye çalışılan oyunu bölgemize taşıdılar. Ben, hiçbir zaman AK Parti kapatma davasında bir anda sanık olmamı, gerekçe yapılmamı doğal bir olay olarak görmedim. İşte hepsi,oynanan oyunun bir parçasıydı. 2009 seçimlerinden aylar önce yaptığım bir konuşmanın özünden kopartılıp televizyonlara servis edilmesi bunun parçasıydı.Firavun yakıştırmaları bunun sonucuydu” dedi.
2009 Mart yerel seçimleri öncesinde Bandırma ve bölgede örülen ve doğrudan şahsını ve Ak Parti’yi hedef alan karalama kampanyalarının ve yaşanan sürecin iyi sorgulanması gerektiğini vurgulayan Öztaylan, şöyle dedi:

ÖZTAYLAN’IN TELEFONLARINI AYLARCA KİM DİNLEDİ!?
“Geçmişe dönün,bir bakın bakalım, yaşananlar, olup bitenler normal mi değil mi? Özellikle seçimlerden sonra partime ve şahsıma yönelik açık bir saldırı başlatıldı. Bir çok insan bana ulaşabilmek için mağdur edildi.Basında sipariş kalemlerle karalama kampanyaları yapıldı. Bu faaliyetlerle istedikleri sonucu alamayanlar, sabırla 11 Nisan’da milletvekili seçim listesinde yer alıp alamayacağımı beklemeye başladı.Yine olmadı, amaçlarına ulaşamadılar. Hem vekil seçildim hem de partim %50 oyla tek başına iktidar oldu. Bu Allah’ın bir lütfüdür. Şimdi ben de soruyorum: her telefon dinlenmesini, yaşanan olumsuzluğu iktidarımıza bağlayanlar milletin bir vekili olarak benim aylarca telefonlarımın dinlenmesini ve olur olmaz dosyalarla ilişkilendirilmeye çalışılmasını nasıl izah edecekler!? Bizimle temasta olan insanlar neden takibata girip, mağdur edildi!?”
Tüm bu sorunların ve sıkıntıların, hukuksuzlukların, keyfiyetin, dayatmaların siyasal demokrasi tarihimizde yaşanan darbeci gelenekten ve bu gelenekten siyaseten beslenenlerden kaynaklandığına dikkat çeken Milletvekili Öztaylan, şöyle dedi:

DARBECİLİK BİTMELİ!
“ Bu darbeci gelenekten beslenenler, dün, YETER SÖZ MİLLETİNDİR, demeyi kendilerine siyasi destur olarak kabul etmiş dönemin Başbakanı Menderes’i, Zorlu ve Polatkan’ı idama götürdü. Rahmetli Özal’ın nasıl yaşamını yitirdiği hala tartışılıyor. Ben, bu olaylara karşı çıkarken AK Parti ve kendimizin, arkadaşlarımın yalnızca sıkıntılarını söylemiyorum. Bu, parlamenter demokrasinin sorunudur. Seçimle gelenin seçimle gitmesi, sandıktan çıkacak iradenin milli irade olarak kabul edilmesi sorunudur. Darbecilik defterinin hep birlikte kapatılması, Sorunlara demokrasi içersinde çare aranması sorunudur. Ben, iktidarımızda ve belediye başkanlığım döneminde her fırsatta şu veya bu nedenle tepkisini ortaya koyanların bugünkü suskunluklarının nedenini merak ediyorum. Partimizin gündeme getirdiği, Sivil Anayasa tartışmaları siyasetin kirlilikten kurtulması için önemli.”

Belediyede ihale atraksiyonuyla beni ve Partimi zan altında bırakmaya çalıştılar!
Bandırma ve bölgede yaşanan süreçle ilgili yıllar sonra ortaya çıkan “BELGE”nin birçok gerçeği anlaşılır kıldığına dikkat çeken Milletvekili Öztaylan, “ O zamanlar sürekli bağırıp çağırıp, şahsıma,partime, arkadaşlarıma iftira atanlar ortaya çıkan Belge karşısında ya susuyorlar ya da konuyu pişkinlikle geçiştiriyorlar. Yaşananlar ortada ve bunun takdirini Bandırma ve bölge kamuoyu elbette yapacaktır.”dedi.

Öztaylan ayrıca Bandırma’da kamuoyunda “Belediye İhale Operasyonu” olarak bilinen 28 Ekim 2009 operasyonuyla gündeme gelen iki ihalenin bilinçli ve kasıtlı olarak kamuoyuna empoze edilerek, kentte AK Parti karşıtı bir hava örülmeye çalışıldığına dikkat çekti.

2009 yılı Mart alında gerçekleşen yerel seçimler öncesi ve sonrasında yaşananlar konusunda bir çok kişinin kafasında yanıtlanamayan soru işaretleri ulunduğunu belirten Öztaylan, “Belediye önünde günlerce davul çalıp, gösteri yapanlar,sonrasında kullanıldıklarını beyan ettiler.Bandırma halkına hemen her konuda söylenen yalan ve iftiraların bugün nedeninin sorgulanmasından daha doğal ne olabilir”dedi.

Son Kurşun

İsterseniz yorum yapabilir, veya Diğer yazılara Bakabilirsiniz.

Yorumunuzu Belirtin