MEMLEKET işlerinin konuşulduğu bir platformumuz var bizim..
Eylem Platformu…
Balıkesir masaya yatırılır genelde..
Eh, bizim memleket hep masadadır zaten!
Kimileyin ana yemek, kimileyin meze…
Konuşuruz, tartışırız, bazen kapışırız..
Zil çalınca kapışma biter; bir sonraki ‘söylem saati’nde buluşmak üzere herkes vedalaşır.
Bu arada, ne konuşulduğu, neyin tartışıldığı falan unutulur.
Hep böyle olmuştur.. Öyle olmasa, ‘Söylem Platformu’ der miyiz?..
***
EYLEMSİZ eşrafın bir araya toplaşıp, kapıları da gazeteci milletine kapatıp, kendi kendilerine memleketi konuştukları platform toplantılarından biri daha geldi geçti, Cuma günü.
Yer Ticaret Borsası salonu.. Vali orada.. Belediye Başkanı orada.. Bazı daire müdürleri orada.. Odalar, borsalar, vakıflar, birlikler, dernekler falan, hepsi orada.
Sanıyorum, Vali Yılmaz Arslan ilk kez katılıyor bu toplantıya.. Belediye Başkanı İsmail Ok da öyle; yani ‘Eylem Platformu’nun, aslında ‘Söylem Platformu’ olduğunu bilmiyorlar henüz.
‘Zaman kaybıdır’ demiyorum; katılımcılar değerli zamanlarını ayırıp memleketi konuşuyorlar en azından.
Ne ki, Balıkesirli hemşehrim bilmiyor, kimin ne konuştuğunu.. Ya da gündemde neyin olduğunu.
***
NEDEN bilmiyor benim hemşehrim?..
Çünkü bilmesini sağlayacak olanlar yok!
Yani, “gazeteler, gazeteciler yok”, onu söylüyorum.
Niye yok?..
En başta bir karar aldılar: “Bu toplantılara gazeteciler çağrılmayacak…”
Neden çağrılmayacak?..
Avanak muhabirler lafı başka yerinden anlayıp, yalan yanlış yazar diye!..
Meslektaşlarım darılmasın; ben hiç birini ‘avanak’ görmem; hepsi akıllı, mantıklı, üretken çocuklar.
Bu yaftayı, platformu oluşturanlar astı boyunlarına.
O gün bugün, gazetecilere kapalıdır platform.
Ertesi gün iki satır basın açıklaması yapar da, “şunları şunları konuştuk” derse platform sözcüleri; en azından ne konuşulmuş biliriz; hepsi o…
***
ŞİMDİ bu platform toplantılarına valiler başkanlık ediyor ya; ben de Vali Yılmaz Arslan’a arzedeyim dedim bu durumu; belki sonraki toplantılarda tavır değişir, basın da işin içine girebilir diye…
***
BİZ DE tesadüfen Borsa’dayız o gün.. U masa düzenlenmiş, katılımcılar yemek yiyecek.
Toplantının bittiğini, restorandaki uğultudan anlıyoruz.. Memleket konuşmaktan yorgun düşen eşraf birer ikişer giriyor içeri.
Belli ki son derece ciddi mevzular ele alınmış; yüzler yorgun zira…
Milletvekilleri de var.. Edip Uğur, İsmail Özgün, Cemal Öztaylan..
Eminim, derin meselelere parmak bastılar…
Bizim haberimiz yok ne konuşulduğundan.. Ertesi gün Bandırma’dan bir gazeteci dostum aradı, “çok ciddi şeyler konuşulmuş” dedi de, O’ndan öğrendim…
O’na da Cemal Öztaylan söylemiş..
Benden toplantının ayrıntılarını istiyor..
“Ne toplantısı” diye sordum.
“Platform toplantısı işte, Eylem Platformu mu, ne” dedi…
“Biz yokuz orda birader, bizi almıyorlar” dediğim an, “ahhaaa” diye kükredi, “olur mu len öyle şey, basın nasıl alınmaz…”
***
ŞİMDİ, memleketin yolunu, suyunu, havasını, geleceğini falan konuşuyorsun, ama basın bilmiyor bunları.. Basın bilmeyince. Ahali de bilmiyor.
Zaten kimileri bizim ahaliyi ’tebaa’ gibi görüyor; daha ileri gidip ‘maraba’ diyeceğim, ayıp olacak.. Ama ‘ağalık’ düzenimiz de malumu alinizdir yani!..
***
İŞTE böyle dostlar.. Birileri, yaşadığınız memleketi masaya yatırıyor, ama sizin haberiniz yok.
Kimin ne düşündüğünü, kimin ne söylediğini bilmiyorsunuz.
Haaa, “çok mu önemli” diyeceksiniz; “yıllardır konuşurlar, bi numara olmaz…”
Haklısınız.
Bu haberi yazdır
Sitemiz en iyi Mozilla Firefox ya da Microsoft Internet Explorer 7 ve üstü sürümlerde çalışır. Internet Explorer 6 kullanıyorsanız lütfen sürüm yükseltin.