Bandırma Belediye eski Başkanı Recep Eraydın, Pekel başkanlığındaki yerel yönetimin yaklaşık 1 yıllık karar ve icraatlarını kısaca değerlendirerek, bu iktidarın bugünden bitmiş sayılması gerektiğini vurguladı.
Bu ciddi ve ağır bir değerlendirmedir. Çünkü, bekleyin, öyle değerlendirin anlayışı içersinde konumunun değerlendirilmesini genel olarak savunmaya çalışan Pekel ve ekibine, Eraydın, karar ve icraatlarınız ortada, ne değerlendirilecek, diyor.
Başkan Eraydın, Gönen içme suyu hattında yaşanan arıza ve su kesintisi konusunda da Pekel ve yönetimini ağır bir dille eleştirerek, iş bilmezlikle ve kenti mağdur etmekle itham ediyor.
Eraydın’ın Tophisar hattı ile ilgili beyanları ilginç ve düşündürücü.
Eraydın, bu hattı, Gönen hattında olasi bir arızaya ve su kesintisine karşı iktidarları döneminde alternative hat olarak rehabilitee ederek, sürekli elde tuttuklarını belirterek şöyle diyor:
“Bizim yönetimimiz Tophisar hattından gelen suyun tamamını sanayiye vermedi, satmadı. Tophisar’dan gelen su günlük 800 ton, aylık ortalama 24 bin tondu.Bu suyun3 bin tonunu Banvit’e, 1500 tonunu Şeker Piliç’e, bin tonunu da diğer talep eden firmalara verdik. Bu toplam: 5 bin 500 ton ediyor. Geriye kalan 18 bin 500 ton su, Bandırma için rezerv suyumuzdu ve olası bir arıza yada kesinti için hazırdı. Bu su, sbu yönetim döneminde buhar oldu ve rahatlıkla dönüşümlü ya da bazı semtlere verilerek, kentin su ihtiyacı karşılanabilirdi. Beceremediler ve bu hazır ham suyu bile kente kullanım suyu olarak veremediler” dedi.
Mevcut yönetimin organizasyon eksikliklerinin su arızası ve kesintisinde bir kez daha görüldüğünü vurgulayan Eraydın, “Bu yönetimin sorumluluk duygusunun olmadığı, felaketin ve rezilliğin ortasında 150 milyarın üzerinde para harcanarak başkanlık makamına aldığı sıfır arabadır. Başkan Pekel, at arabasına mı biniyordu da sıfır araba alması bu kadar gerekli idi,bunu da kamuoyu takdir etsin.”
Pekel ve yönetiminin, gölet olayını da teknik olarak iyi incelenip, tartışılmasından sonra gündemine alması gerektiğini belirten Eraydın, ” Su, siyasi çekişmelere kurban edilebilecek, geçiştirilebilecek sorun değildir” dedi. Esen kalın…
Bu haberi yazdır
Sitemiz en iyi Mozilla Firefox ya da Microsoft Internet Explorer 7 ve üstü sürümlerde çalışır. Internet Explorer 6 kullanıyorsanız lütfen sürüm yükseltin.
Bence Tophisar’ ın suyunu gerçekten de ( artık kim sattıysa? ) birileri Şekerpiliç ve BANVİT’ e satmış. Yoksa bu tavuk fabrikalarına giden suyun vanasını kapatıp gelen suyu şehire çeviriverirlerdi. Şehirde 130.000 kişi susuz kalacağına fabrikalar susuz kalırdı. Aslında böyle kritik zamanlarda böyle yapılabilir. Tophisar’ ın suyunun mülkiyeti parası geri verilerek geri alımalıdır. Özel şirketin suyu diye bir şey olamaz. Özel şirket suyu parası mukabili belediyeden temin edebilir.