Bandırma Belediyesi Temmuz ayı meclis toplantısında gündem dışı söz alan MHP Belediye Meclis Üyesi Adnan Tuksal, AB Gıda Sanayi tarafından ilçeye bağlı Dutliman köyünde yapılması planlanan termik santralin Bandırma ve çevresindeki yerleşim yerlerini olumsuz yönde etkileyeceğini söyledi.
Enerji Piyasası Denetleme Kurulunun 17 Haziran 2009 tarihli toplantısında özel sektöre ait bir firmaya ilçemizde kömür bazlı bir termik santral kurabilmesi için üretim lisansı verildiğini basından öğrendiklerini dile getiren Tuksal “Daha önce 600 Mw gücünde kurulması planlanan tesis için firma kapasiteyi 135 Mw a düşürerek üretim lisansı almayı başarmıştır. Milliyetçi hareket Partisinin teknik araştırma ekibi konuyu incelediğinde ise meselenin kamu açısından zararı yararının çok çok üstünde bir proje olduğu sonucuna varmış ,ilçe teşkilatımız da kamuoyunu önce doğru bilgilendirme bilahare de konuya duyarlıklı Bandırmalılarla demokratik bir platform teşkil ederek gereken girişimlerde bulunma kararı almıştır”dedi.
Tuksal “Öncelikle belirtmeliyim ki yatırımın yapılması düşünüle bölge,meteorolojinin istatistiği verilerine göre Kuzey yönlü rüzgarların dominant ve yüksek şiddette olduğu bir bölgedir.Rüzgarın esiş yönü Bandırma yerleşim merkezine ve verimli tarım topraklarına doğrudur.
Kömür bazlı termik santraller ise gerek karbondioksit emisyonu gerekse de baca gazı külü gerek se de taban külü açısından ağır çevre kirliliği aratan unsurlardır Karbon dioksit dünyamızdaki küresel ısınma ve iklim değişiklikleri afetinin müsebbibi olduğu ilim çevrelerince genel kabul görmüş bir gazdır. Hükümetimiz son günler de imzaladığı Kyoto protokolü ile bu gazın emisyonunu bütün dünya ile birlikte azaltmaya söz vermiştir. Kömür bazlı termik santrallerde üretilen 1 MWh enerji başına kullanılan kömürün cinsine bağlı olarak 800-1050 gr karbondioksit gazı çıkar. Aynı rakam doğalgaz yakan termik santrallerde 430 gr,rüzgar enerji santrallerinde 3-22 gr,nükleer santralle de 6 gr,hidrolik santrallerde 4 gramdır.” şeklinde konuştu.
Tuksal şunları söyledi “Karbondioksitin yanı sıra kömür bazlı güç santrallerinin en büyük problemi gerek bacadan çıkan gerekse de yanma sonrası depolanıp defedilmesi gereken uçucu kül konusu olduğunu meselesidir. Kullanılan kömürlerde kalitesine bağlı olarak yanmayan kül vardır.Bu kül gerek yanma esnasında baca gazlarıyla gerekse de yanma sonrası atık cürufla atmosfere ve ekosisteme yayılarak,canlılarda ağır solunum hastalıklarına sebep olabilirler.Ayrıca verimli tarım arazilerini de zehirlerler.Halihazır termik santrallerin kül kalıntılarında yapılan kimyasal analizlerin kamuya açıklanan bazı sonuçlarına göre bu madde ‘’Tehlikeli atık’’ kategorisinin içine girecek derecede ağır metallerce kirli ,uçucu bir maddedir.Kül miktarı ön ameliyeden geçmiş kömürlerde yüzde 15’ler mertebesinde olurken bazı düşük tenorlularda kül oranı yüzde 60’lara kadar çıkabilmektedir. Kömür cinsine göre değişmekle birlikte 1 M W elektrik enerjisi üretmek için 3 bin 300 kcal/kg ısıl değere sahip 0,660 ton kömüre ihtiyaç olduğu belirlenmiştir (4) 135 Mw için saatte 90 ton civarında kömür yakılması gerektiği ortaya çıkar yılda 7 bin saat çalışma hesabıyla yılda 630 bin ton ortalama kömür tüketilecek demektir. Hemen hatırlatayım Ülkemizdeki kömürlerin yüzde 70’ e yakını bu kalorinin altında değere sahiptir. Ama bu ithal kömür olduğu için ortalamanın üstü bu değere sahip olunduğunu iyi niyet göstererek farz edelim. Dönelim kentimize Bandırmanın 120 bin nüfusa eriştiğini ve her hanede ortalama 4 kişi yaşadığını farz edersek 30 bin hanenin varlığını farz edelim. Bütün Bandırmanın sadece kömürle ısındığı ve yılda hanede 3 ton kömür kullanıldığını varsayarsak kentimizde hane ısıtmasında kullanılacak maksimum kömür miktarı 90 bin ton dur.Yani kapasitesi istenilenin dörtte birine düşürülse bile yeni santralin kömür tüketiminin ,kentin ısınmada kullanabileceği en yüksek miktarın 7 katından fazla olduğu ortaya çıkar. Şimdi size soruyorum arkadaşlar Son 5 yılda Bandırmalılar neden bunca zahmet ve masrafla ,evlerin de kömür yerine doğalgaz kullanmaya adeta zorlandı. Çoluğunun çocuğunun rızkından kesip doğalgaz dönüşümüne neden bunca para ödedi ? Birkaç yıl sonra bir yatırımcı Bütün Bandırma nın çıkarabileceği maksimum emisyonun 7 katını salmak bahasına birkaç kuruş daha ucuza enerji üretebilsin diye mi ?”
600 MW gücünde santralin 135 Mw a düşürülmesi , Çevre etki değerlendirilmesi yönetmeliğindeki boşluktan faydalanma amacıyla yapıldığını öne süren Tuksal “Çünkü 300 Mw üzeri tesisler ÇED yönetmeliğine göre mutlaka ÇED raporu hazırlanması gerekli tesislerdir.ÇED raporunun kabulü aşamasında da halkı bilgilendirme toplantısı yapılması ve kamuya konu ile ilgili bilgi verilmesi şarttır.300 Mw altındaki tesisler ise değerlendirmeye tabii tesisler kategorisini gösteren 2 inci liste de yer almaktadır. .Bu tesisler için Çevre Bakanlığına bir dilekçe ile başvurulur.Dilekçe ekinde gerekli dokümanlar da sunularak ÇED raporuna gerek olup olmadığı sorulur.Bakanlık ta genellikle 2.liste tesislerine kağıt üzerinde inceleme sonucu karar vererek büyük olasılıkla ‘’ÇED e gerek yoktur’’ kararı verir. Böylece de kamuoyunun açık bilgisi dışında tesisi kurmak mümkün olur.Tesisin kapasitesinin 600 Mw tan 135 Mw a düşürülmesini Bandırma kamuoyu bu açıdan ele almalıdır”dedi.
Tuksal devamında şunları söyledi “Son 5 yılda Bandırma Belediyesinin idaresini yüklenen AKP ye seslenmek istiyorum. Buna göz yumar iseniz,daha temiz bir kent için bebelerin boğazından kesen ve her ay doğalgaz faturalarına güç yetiştiremeyenlerin vebalinin altında kalırsınız.Bunca masrafa rağmen o santral eskisinden beter günleri geri getirdiğinde çarşıya dahi çıkamazsınız! Hangi mülahaza ile olursa olsun her hangi bir kesimin bu konuya duyarsız kalması Bandırmanın henüz kent olamamış olduğunu gösterir .Çünkü kent düşünür, kent tartışır, kent çözüm bulur kent uzlaşır, kent birleşip tavır koyar ki hiç kimse kent benim ben ne dersem o olur havasına kapılamaz.Kentin sahibi kentlilerdir.Kent olunma dan da İl olunsa ne olur olunmasa ne olur!”
Yerel yönetim olarak çevreye duyarlı sanayileşmeye karşı olmadıklarını dile getiren Bandırma Belediye Başkanı Sedat Pekel, yerel yönetim olarak dünyanın bir çok yerinde insan sağlığı ve ekolojik dengeye yapmış olduğu olumsuz etkilerinden dolayı kapanan termik santrallerin ilçeye bağlı Dutliman Köyünde yapılmasına izin vermelerinin söz konusu olamayacağını söyledi.
Termik santralin yapılmaması konusunda ilçede bulunan sivil toplum örgütlerini ortak tavır koymaya çağıran Pekel, önümüzdeki günlerde toplanacak olan Kent Konseyinin termik santralle ilgili gerekli kamuoyu tepkisinin konulması için sivil toplum örgütleriyle irtibata geçeceğini söyledi
Bu haberi yazdır
Sitemiz en iyi Mozilla Firefox ya da Microsoft Internet Explorer 7 ve üstü sürümlerde çalışır. Internet Explorer 6 kullanıyorsanız lütfen sürüm yükseltin.
lütfen bu konu geleceğimiz için çok önemli duyarlı olalım doğacak bebelerimiz bile kanserle karşı karşıya kalmasını önleyelim 1. sıra kanser şehri olan şehrimize birde bunu reva görmeyelim istihdam uğruna şehrimizi feda etmeyelim daha sonra burada çalişacak istihdam edecek kişi bulabilecekmiyiz birilerinin ceplerini şişirmek için burada yaşayan insanlarımızın hayatıyla oynamayalım