Niğbolu Savaşı

Niğbolu önünde, Osmanlılar ile haçlılar arasında meydana gelen savaş (25 Eylül 1396).
 Osmanlıların bir üs haline getirdikleri Niğbolu vasıtasıyla, Tuna boylarını denetim altına almaları, akınlarıyla Eflak ve Macaristan’ı tehdide başlamaları üzerine, Papa Bonifacius IX’un teşviki ve Macar kralı Zsigmond’un teşebbüsüyle, Osmanlıları Avrupa’dan atmak için bir haçlı seferi düzenlendi. Sayıları 100 000′i bulan haçlı ordusunda, Bourgogne dükü Jean de Nevers’in başında bulunduğu Fransız, İngiliz, İtalyan, İspanyol ve Polonya şövalyeleriyle, Eflak, Erdel ve Macar kuvvetleri bulunuyordu. Haçlılar, Vidin ve Rahova’yı alarak, 12 Eylül 1396′da, Doğan Bey’in koruduğu Niğbolu kalesini kuşattılar. Kuşatmayı, Venedik ve Rodos gemilerinden meydana gelen bir haçlı donanması da destekledi. Bu sırada İstanbul’u kuşatan Yıldırım Bayezid Han, kuşatmayı hemen kaldırdı; Şücâeddin Evrenos Beyi önden göndererek yanında bulunan 10 000 kişiyle yola çıktı. Edirne’de toplanan ve 60 000′i bulan ordusuyla Şıpka geçidini aşarak, Osma (bugün Osım) vâdisinde, Niğbolu ovasına hâkim bir tepede ordugâhını kurdu. İki ordu, 25 Eylül 1396′da karşı karşıya geldi. Yıldırım Bayezid Han, ustaca bir manevra ile, Osmanlı ordusunu iki gruba ayırdı: Düzensiz akıncı süvarileriyle piyade azablar, tepenin eğimli kısmına, engebeli bir bölgeye yerleştirildi. Bayezid Han’ın emrinde bulunan sipahilerle Sırp despotu Stefan Lazaroviç kumandasındaki Sırplar da, tepenin eğimli öteki kısmında pusuya sokuldu. Savaş, Fransız şövalyelerinin saldırısıyla başladı. Osmanlı ordusunun birinci kısmı, ikinci kısmın pusuda beklediği tepelere kadar geri çekildi. Bayezid Han’ın kumanda ettiği bu kısım, pusudan yarım daire şeklinde çıkarak düşmana öldürücü darbeyi vurdu. Her taraftan sarılan Fransızların bir kısmı yok edildi; kaçanların peşine düşüldü. Zsigmond’un çabaları, bir sonuç vermedi; Eflak ve Erdel kuvvetleri kaçtı. Birçok ünlü şövalye esir oldu. Macar kralı ve Alman soyluları, Tuna’dan kayıkla kaçtılar ve haçlı donanmasıyla ülkelerine döndüler. Esir düşenler, önce Edirne’ye, sonra Mihaliç ve Bursa’ya getirildi; bir kısmı da hediye olarak Mısır’a gönderildi. Niğbolu’da esir düşen soylular, sonradan Macaristan, Fransa ve Kıbrıs krallarının teşebbüsüyle, 200 000 altın flori karşılığında serbest bırakıldı.