Osmanlı Devleti ile Akkoyunlu Devleti arasında yapılan savaş (11 Ağustos 1473).
Karamanoğlu İbrahim Bey’in ölümünden sonra, Karaman beyliği parçalandı. İbrahim Bey’in oğullarından Pis Ahmed Bey,Konya’ya ve çevresine, İshak Bey de Silifke ve Taşeli’ne hâkim oldular. Bunlar, beyliğin bütününe sahip olmak için birbirleriyle mücadeleye başladılar. İshak Bey, Uzun Hasan’dan, Pir Ahmed de Fatih’ten yardım istediler. Uzun Hasan, İshak Beyin bu isteğini kabul etti. Fatih, Bosna’da bulunduğu sırada, önce Osmanlı Devletinin müttefiki olan Dulkadır beyliğini yendi, sonra Pir Ahmed Beyi yenerek Kayseri, Develi, Aksaray, Konya ve Beyşehir’i aldı ve İshak Beye teslim etti. Pir Ahmed Bey de kaçarak, Fatih’e sığındı. Pir Ahmed Bey, bir süre sonra Fatih’in yardımıyla, Silifke hariç olmak üzere, bütün Karaman beyliğine hâkim oldu. İshak Bey, Uzun Hasan’ın yanına sığınmıştı. Fakat, bir süre sonra Pir Ahmed Bey, Osmanlılara karşı düşmanca bir tavır takındı. Osmanlıların eline geçmiş olan bazı Karaman topraklarını geri istedi. Bunun üzerine Fatih, Konya’yı zaptetti (1468). Karamanlılar, Uzun Hasan’dan tekrar yardım istediler. O da oğlu Zeynel kumandasında 30 000 kişilik bir orduyu Karamanlılara yardıma gönderdiği gibi Rodos şövalyelerine, Kıbrıs kralına ve Venedik’e gönderdiği mektuplarda, Osmanlılara hep birlikte saldırılmasını teklif etti. Uzun Hasan, Venedik’e gönderdiği mektubunda Fatih’i kastederek, “Her taraftan aynı zamanda taarruz olunsun, o suretle ki bir daha kalkınamasın ve adı dünya yüzünden ebediyen silinsin” diyordu. Uzun Hasan, bu arada Fatih’ten Trabzon, Sinop ve Karaman’dan el çekmesini istedi. Fatih, doğudan gelen bu tehlike karşısında, devletin batı sınırlarını emniyete almak için, Venedik ile tekrar barış görüşmelerine başladı (1471). Uzun Hasan, 1472 baharında Osmanlı topraklarına saldırıya geçti. Yeğenlerinden birinin kumandasındaki bir orduyu Trabzon’a, büyük bir orduyu da Orta Anadolu’ya gönderdi. Bu ordu, Tokat’ı aldı ve Konya’ya kadar ilerledi. Fakat, Akkoyunlu kuvvetleri başarı kazanamadı. Beyşehir Gölü yakınlarında Eflatunpınar denilen yerde yapılan savaşta Osmanlılara yenildi. Bu savaşlar devam ederken Fatih, İstanbul’da harp hazırlıklarıyla uğraşıyordu. Uzun Hasan da dört elçisini Venedik’e göndererek, Osmanlılara karşı bir antlaşma yaptı. Bu antlaşma gereğince Uzun Hasan’a top ve topçu ustaları gönderilecekti. Osmanlılar yenildikten sonra da Mora, Midilli, Eğriboz, Venedik’e verilecek; Boğazlar, Venedik gemilerine açık olacaktı. 1472 yılında bir haçlı donanması, Osmanlı sahillerine saldırdı. Antalya ve İzmir yağmalandı. Silifke, Gorigos ve Sığın kaleleri, haçlıların yardımıyla Karamanlıların eline geçti. Bu durum karşısında Fatih, Anadolu’ya geçerek, Uzun Hasan’a karşı harekete geçti.
Fatih Sultan Mehmed Han, Uzun Hasan’a bir mektup göndererek savaşın kaçınılmazlığını ve savaşa hazır olmasını bildirdi. Osmanlı ordusu Üsküdar’dan hareket ederek, Erzincan’a geldi (1473). Fatih, buradan, Rumeli beylerbeyi Has Murad Paşa’yı öncü olarak gönderdi. Has Murad Paşa, kazandığı bir iki başarıya güvenerek, Fırat ırmağını geçti. Uzun Hasan’ın öncü birlikleri tarafından pusuya düşürüldü; birçok seçme askeriyle birlikte öldürüldü; değerli kumandanlardan bazıları esir düştü. Bu durum, Uzun Hasan Beyin cesaretini arttırdı. İki ordu, birkaç gün, Fırat vâdisinde dolaştı. Akkoyunluların, Osmanlı ordusunun kanatlarını sıkıştırması üzerine, Fatih Sultan Mehmed Han, ordusunu Otlukbeli’nde savaş düzenine soktu. Osmanlı ordusunun orta kısmında kapıkulu askerleriyle Fatih Sultan Mehmed, sağ kanadında şehzade Bayezid, sol kanadında şehzade Mustafa yer aldı. Uzun Hasan, ordusunun merkezini idare ediyordu; sağ kanada oğlu Kör Zeynel Mirza’yı, sol kanada da öteki oğlu Uğurlu Mehmed Mirza’yı yerleştirdi. İlk başarıyı Osmanlı ordusunun sol kanadı kazandı. Osmanlılar, top ve tüfek ateşiyle, Uzun Hasan’ın bulunduğu orta kısmı çökertmeğe başladılar. Uzun Hasan tutunamadı, zorlukla savaş meydanından kaçabildi. Oğlu Zeynel Mirza ve 1000 askeri öldürüldü, 3700 kişi esir alındı.